KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2026
- Dosya no
- 2025/1603
- Karar no
- 2026/341
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/12/2024
- Numarası
- 2024/524 (E) - 2024/995 (K
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacıya kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonunu davalıya ait otoparka 7/3/2015 günü saat 19.45 sularında direksiyon kilidi ile kapıları kilitleyerek park eden dava dışı ...'in, saat 21.20 sularında aracı bıraktığı yere geldiğinde kamyonun bulunmadığını gördüğünü, dava dışı sigortalının başvurusu üzerine güvenlik kameralarından temin edilen görüntüler incelendiğinden, aracın giriş ve çıkışı tespit edilen aracın 8/3/2015 günü İstanbul-Ankara Otoyolu ...
Gişelerinden geçiş yaptığının belirlendiğini, oluşan zarar nedeniyle müvekkili davacı tarafından sigortalıya 20/4/2015 günü ödenen 44.000 TL tazminatın tahsili için İstanbul Anadolu 1'inci İcra Dairesinde başlatılan ... sayılı takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline ve davalının inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin 22/9/2020 gün ve 2017/1382 (E) - 2020/589 (K) sayılı kararının, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 14/5/2024 gün ve 2021/1428 (E) - 2024/734 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 1'inci İcra Dairesinin ... sayılı takibine itirazının iptaline, takibin aynen devamına, kabul edilen 48.567,56 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...
AŞ vekili dilekçesinde özetle; davanın ihbarına yönelik talep dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu; müvekkili şirketin "..." alışveriş merkezinin yönetim hizmetlerini yürüttüğünü, güvenlik hizmetlerinin ise dava dışı ...
Şirketi ile bağıtlanan sözleşme kapsamında adı geçen şirket tarafından verildiğini, bu nedenle müvekkiline karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini; kararın eksik incelemeyle verildiği, müvekkili şirketin kusurunun da bulunmadığı, olayın meydana geldiği otoparkın umumi olup herkes tarafından kullanılabileceğini, otoparkın kullanılması için ücret tahsil edilmediği gibi hiçbir müşteriye bu konuyla ilgili güvence verilmediğini;
öte yandan davaya konu aracın çalınması olayında sigortalının sorumluluğu ve kusuru irdelenmeden eksik bilirkişi raporuyla müvekkili şirkete kusur yüklenmesinin de anlaşılır olmadığını; ilk derece mahkemesi tarafından alınan raporun, yargısal denetime elverişli olmadığı gibi, bilimsel ve somut verileri de taşımadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, kasko sigortacısı davacının, sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosyaya eklenen İstanbul Anadolu 1'inci İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ...
AŞ'nin (eski unvanı ... AŞ) 44.000 TL asıl alacak, 4.567,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.567,56 TL alacağın, davalı ...
AŞ'den tahsili amacıyla 20/12/2016 günü haciz yoluyla icra takibine başladığı; ödeme emri 26/12/2016 günü tebliğ edilen davalının vekili vasıtasıyla 30/12/2016 günü sunduğu elektronik imzalı dilekçeyle takip konusu borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 66'ıncı maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği; eldeki itirazın iptali davasının ise aynı Kanun'un 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde 22/12/2017 günü açıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada, davacıya kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyon cinsinden aracın 7/3/2015 günü davacıya ait otoparka park edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu itibarla, davacıya kasko poliçesiyle sigortalı aracın, davalının sorumluluğu altında bulunan ve işlettiği otoparka bırakılmasıyla sigortalı ile otopark işletmecisi arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 561 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan saklama sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur.
Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.Başka bir deyişle, saklama sözleşmesi ile saklayıcı saklatanca kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer.
Saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Saklanan, masrafları ve hasarı saklatana ait olmak üzere, korunması gereken yerde geri verilir. Bir şeyi birlikte saklamak üzere alanlar, müteselsilen sorumlu olurlar.
TBK'nin 579'uncu maddesi gereğince; garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludurlar.Ancak işletenler, zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, zorlayıcı sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle, bu sorumluktan kurtulurlar.Diğer yadan, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişinin raporunda,
davaya konu olayın meydana geldiği 2015 yılı Mart ayına ait ikinci el araç rayiç değer listelerinin raporun düzenlendiği 2024 yılı Kasım ayında elde edilmesi olanağı bulunmadığı gibi, modeli çok eski olan kamyonun kasko değer listelerinden de düştüğünü, bu nedenle 2006 model kamyonun 2015 yılı Mart ayındaki rayiç değeri ile ilgili belge temin edilemediğini.
13/4/2015 tarihli rayiç değer ekspertiz raporunda ise en yüksek rayiç değerin 51.000 TL, en düşük rayiç değerin 47.000 TL, ortalama rayiç değerin ise 48.800 TL olarak tespit edildiği; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 20/4/2015 günü 44.000 TL ödendiği belirtilmiştir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde,
hasar dosyası içinde yer alan davaya konu aracın değerine ilişkin Konya ve İstanbul ilindeki oto galerilerinden alındığı anlaşılan fiyat listesi de gözetildiğinde,HMK'nin 279 uncu maddesine uygun düzenlenen ve yeterli gerekçeyi de taşıyan davaya konu aracın değerine ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu sonucuna varılmış; davacıya kasko poliçesiyle sigortalı kamyon cinsinden aracın park edildiği davalı şirketin sorumluluğunda işletilen otoparktan çalınması nedeniyle oluşan maddi zarardan, otopark işleten davalı şirketin sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, Dairemizin 14/5/2024 gün ve 2021/1428 (E) - 2024/734 (K) sayılı kararında vurgulandığı gibi,rizikonun gerçekleşmesi halinde, davacı ile dava dışı sigortalı arasında genişletilmiş kasko poliçesinin düzenlendiği ve davaya konu rizikonun gerçekleştiği 7/3/2015 günü yürürlükte olan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın sigortacının yükümlülüklerine ilişkin B.3'üncü maddesi uyarınca, kasko sigortacısı davacı aracın çalınması durumunda aracın çalınma günündeki rayiç değeri ile sorumludur.Bu itibarla, eldeki davaya dayanak icra takibine konu alacağın likit olmadığının anlaşılması karşısında,
davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı biçimde nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1603, K. 2026/341, 18 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama