İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/327 K.2026/390

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2025/327Karar2026/390Tarih12 Mart 2026Okuma10 dk · 1.903 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Mart 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/327 - 2026/390
Dosya no
2025/327
Karar no
2026/390
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2024
Numarası
2023/168 Esas - 2024/816 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
12/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.903 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.08.2022 tarihinde davalıya sigortalı ... plakalı araç ile davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkilleri ... ve ...'in yaralandığını ve sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek meydana gelen kaza ile müvekkillerinde oluşan zararlar için ayrı ayrı 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, 09/07/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden toplam 1.113.195,74-TL'ye, davacı ... yönünden toplam 1.021.893,55 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın başvuru şartını yerine getirmediğini, davacının kaza ile sakatlık arasındaki illiyet durumunun ve maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, hesaplamada müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, tedavi geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, celp edilen ZMMS poliçesi ve sigorta hasar dosyasının incelenmesinden; dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu, limitin kaza tarihi esas alındığında kişi başına sağlık gideri limitinin 1000.000,00 TL olduğu, kişi başına ölüm ve sakatlanma limitinin 1.000.000,00 TL olduğu ve bir ödeme yapılmadığının anlaşıldığı,

Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 27.12.2023 tarihli raporda, dava konusu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı aracın Sürücüsü ...'in %100 oranında, davacı sürücü ... in ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacı ... bakımından;

dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince alınan ve Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesi tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza nedeni ile %25 oranında sürekli ve 3 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyacının 25 gün olduğunun belirtildiği, davacı ... bakımından;

dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince alınan ve Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesi tarafından düzenlenen 22/03/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza nedeni ile %14 oranında sürekli ve 9 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyacının 3 ay olduğunun belirtildiği, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu,

davacılara ödeme yapılmadığı, toplanan deliller ve mahkemece yukarıda anılan ilkeler gözetilerek alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği, hesaplanan zararların poliçe limitini aştığı ve her bir davacının poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL kalıcı iş göremezlik talebinde bulunabileceği, bakıcı giderinin ve geçici iş göremezlik tazminatının tedavi klozundan talep edilebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne,

davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün sigorta şirketine başvuru sırasında maluliyet raporunun sunulmaması sebebiyle temerrüdün dava tarihi olan 08/03/2023 tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına davalıya sigortalı aracın ticari olması da gözetilerek avans faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle.

"Davanın KABULÜ ile; davacılardan ... bakımından 5.392,50-TL geçici bakıcı gideri ile 16.501,05-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.021.893,55-TL maddi tazminatın 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili anılan davacıya verilmesine,

davacılardan ... bakımından 19.413,00-TL geçici bakıcı gideri ile 93.782,74-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.113.195,74-TL maddi tazminatın 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili anılan davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, kabul manasında olmamak üzere, davacı taraf, Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu başvuruyu ikame ettiğinden, başvurunun usulden reddi gerektiğini, eksik evraklar tamamlanmaksızın ve özellikle de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu, epikriz raporu,

genel adli muayene raporu ve tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar sunulmaksızın dava açılmış olmasının dava şartı eksikliği sonucunu doğurduğunu, bu dava şartı eksikliği olup sonradan giderilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, 27/08/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle şirketin sorumlu olduğu tutarın kişi başı tüm teminatlar 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunu,

işbu teminatın tek teminat olduğunu, sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu 1.000.000.00 TL olup, bu miktarı aşan kısımdan dolayı sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle sorumluluk miktarının açıkça belirtilmesi gerektiğini, konu başvuru ile davacının sürekli sakatlık ve bakıcı gideri tazminatı açısından ayrı teminatlar üzerinden değerlendirildiğini, itiraza konu kararda sürekli sakatlık ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri yönünden ayrı limitler üzerinden hesaplama yapıldığını,

davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. Üst Kurulu'na sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, Kurulun yaptığı değerlendirmenin tıbbi olarak son derece hatalı olduğunu, şahsın geçirdiği kazada, alt ekstremitede 1.Scm uzunluk farkı bulunduğunu, eklem hareketleri tam, belirli bir atrofisi bulunmadığını, Antaljik yürüyüşün tıbbi gerekçesinin dosya içinde mevcut olmadığını, engelli sağlık kurullarında,

psikiyatrik arazlar ile ilgili kalıcı maluliyet yapılmadan önce, en az 2 yıllık düzenli takip ve tedavi süreleri, bu sürecin sonunda da, bu süreci yöneten, psikiyatrik hekimlerin bulunduğu kurullar tarafından verilecek maluliyet tespiti kararlarının bir teamül olduğunu, kaza esnasında sigortalı araçta yolcu olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olmadığını, zira davacıların yaralanmalarının yüz bölgesinde meydana geldiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, ancak SGK'dan gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden araştırma yapılmaksızın işbu hükmün kurulduğunu,

kabul manasında olmamak üzere hükmedilen tazminat tutarına 08/03/2023 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, zira şirkete dava öncesinde eksiksiz ve tam başvuru yapılmamış olduğundan dava tarihinden önce temerrüde düştüğü kabulünün haksız olduğunu, kaldı ki yapılan taşımacılık ticari olmadığından yine avans faize hükmedilmesinin de son derece hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı kalmak kaydı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinin tazmini istemine ilişkindir.

Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de. 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede.

"Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir.

Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.

Somut olayda; davacılar tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir.

Belirsiz alacak davasına ilişkin olarak ise, 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. Maddesinde; ”(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.

Somut olayda, geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belli olacaktır. Bu durumda dava konusu talep miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmadığının anlaşılması karşısında, belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir.

Davacı ... yönünden, maluliyet raporuna ilişkin olarak travma sonrası stres bozukluğu yönünden de oran verildiği anlaşılmakla, aradan geçen süre ve iyileşme ihtimali gözetilerek, mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek,

Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı,

rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Diğer taraftan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 Esas, 2025/13675 Karar sayılı ilamında; “Geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır.” denilmekte olup, geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminat limitinde olduğu gözetilerek teminat limiti belirlenmeli ve infaza elverişli bir hüküm kurulmalıdır.

Somut olayda, temerrüt tarihi davalı lehine olacak şekilde dava tarihi olarak hüküm altına alınmış olmakla faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maluliyet raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2024 tarihli, 2023/168 Esas - 2024/816 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36.maddesi uyarınca, Karaman İcra Dairesinin 2025/486 Esas sayılı dosyasına yatırılan 2.300.000,00 TL ve 2.600.000,00 TL tutarlı teminat mektuplarının yatıran taraflara iadesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/327, K. 2026/390, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/327
Karar No
2026/390
Tarih
12 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/328 K.2026/215
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/328 K.2026/226
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/329 K.2026/189
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/329 K.2026/307
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/329 K.2026/172
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/330 K.2026/190

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.