KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/517 - 2026/709
- Dosya no
- 2025/517
- Karar no
- 2026/709
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2025
- Numarası
- 2022/860 ESAS - 2025/154 KARAR
- Davanın konusu
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/05/2026
Karar Metni
1.691 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın 27.05.2021 tarihli davalı sürücü ve diğer davalı sigortaya ZMMS ile sigortalı aracın kusuru sonucu gerçekleşen trafik kazası sonucu maruz kaldığı bedensel ve psikolojik zararlar, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, devam eden tedavi giderleri, bakıcı gideri, kaza sonucu kullanılamaz hale gelen elektrikli scooterin bedeli ve çalışamadığı sürece dair ayrıca mahrum kaldığı kazanç kaybı için belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00.-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 100,00.-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 100,00.-TL bakıcı ve 100,00-TL tedavi giderinin,
100,00-TL kaza sonucu kullanılamaz hale gelen elektrikli scooterin bedelinin her iki davalıdan kaza tarihinden işleyecek faizi ile tahsiline, 350.000,00.-TL manevi tazminatın (Manevi tazminat açısından sigorta şirketi hariç) davalı ...’dan kaza tarihinden işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 191.017,46-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 16.955,40-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı, 3.577,50-TL bakım gideri tazminatı, 648,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 212.198,36-TL tazminatın tahilini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, Kanun'da öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 19 KL 204 plakalı aracın müvekkili şirkete 19.08.2020 – 2021 tarihleri arasında 102528643 no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde azami 430.000,00 TL ile sınırlı olduğunu,
kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının kalıcı maluliyeti söz konusu ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 tablosu ile 1,8 Teknik Faiz uygulanacağını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri zararları ile tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, kaza esnasında davacı yanın koruma başlığı, koruma gözlüğü ve diğer koruyucu tertibatlarının olmadığının tespit edildiğini, hesaplanan tazminattan hakkaniyet gereği müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ...’ın aracını kurallara uygun bir şekilde kullandığını, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın davacının kusurlu bir şekilde elektrikli scooter için ayrılmış bölgede bulunmaması, bulunduğu yol bölümünde olağandan fazla zaman geçirmesi,
bulvar üzerinde scooter kullanılması için tahsis edilen yerlerin bulunmaması sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin kusurlu olduğunu belirten Kaza Tespit Tutanağını kabul etmediklerini, davacının kask, dizlik vb koruyucu ekipman kullanmayarak yaralanmaya sebep olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı her ne kadar scootera ait maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de ne scooterın kendisine ait olduğunu ne de kaza sonrası durumuna ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını,
kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilecek tazminata müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kaza sonucu davacının %3 malul kalacak şekilde yaralandığı, yaralanma nedeniyle 6 ay iyileşme süresi ve 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu, alınan aktüer raporu ile davacının talep edebileceği geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının belirlendiği, bu kapsamda talebin artırıldığı, müterafık kusurun ispatlanmadığı, davacı lehine manevi tazminat koşullarının da oluştuğu, ancak skutur zararının ispatlanmadığı anlaşıldığından.
“Davacının scooterın zarar görmesinden kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, davacının daimi iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, bakım giderine, tedavi giderine yönelik taleplerinin kabulüne, 191.017,46-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 16.955,40-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı, 3.577,50-TL bakım gideri tazminatı, 648,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 212.198,36-TL tazminatın davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 14/01/2022 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine, ” karar verilmiş; karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esa alınan kusur, maluliyet ve hesap raporlarını kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsüne verilen kusurun fazla olduğunu, maluliyet raporunda iyileşme ihtimalinin değerlendirilmediğini, proğrasif ranta göre hesp yapılmasının doğru olmadığını, tedavi gideri ile geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kaldı ki tedavi gideri yapıldığının ispatlanmadığını, pasif dönemde asgari ücretten vergi indirimi yapılmamasının da doğru olmadığını, tüm belgelerle başvuru yapılmadığından, faizin dava tarihinden yasal faiz olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından dolayı davacının araç hasar bedeli ile cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ve UYAP ortamında yapılan araştırmada olayla ilgili Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2023/575 E. 2024/192 K. sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu, kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının müterafık kusurunun ispatlanmadığı,
rapor düzenlemeye yetkili Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından ve kaza tarihinde geçerli Yönetmelik hükümleri esas alınarak ve usulüne uygun olarak düzenlenen rapora göre davacının %3 malul kalacak, 6 ayda iyileşebilecek ve 1 ay bakıma muhtaç olacak şekilde yaralandığı, davalı Sigorta Şirketinin geçici işgöremezlik, geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden poliçe kapsamında sorumlu olduğu, hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik Yargıtay kararlarındaki hesap yöntemine uygun olarak düzenlendiği,
2022 sonrası hesap bölümünde de asgari ücretten AGİ’nin kaldırılması kapsamında ayrıca bir indirim yapılmadan net asgari ücrete göre hesap yapılarak zararın usulüne uygun olarak belirlendiği, mahkemece kabul edilen zararlardan davalı sigortanın limit kapsamında sorumlu olduğu anlaşıldığından istinaf eden davalı Sigorta Şirketinin bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
Ancak; davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı şirkete başvuruda maluliyet raporu olmadan eksik belge ile başvurduğu ve sigortaya yönelik olarak 16/08/2022 tarihinde alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından, Yargıtay 4.HD’nin emsal kararı da gözetilerek artık sigortanın temerrüt tarihinin 16/08/2022 olarak kabulü gerektiği, bu durumda tüm tazminata davalı Sigortanın temerrüt tarihi olan arabulucuya başvuru tarihinden faiz işletilmesi gerekirken daha önceki bir tarihten faize karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı Sigorta Şirketinin bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle: davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesine, esasa yönelik kaldırma yapılmadığından vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi kararındaki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine,
III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 380,00TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 2.063,10TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/517, K. 2026/709, 14 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama