KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/728 - 2025/879
- Dosya no
- 2025/728
- Karar no
- 2025/879
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/01/2025
- Numarası
- 2023/805 Esas 2025/41 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
2.213 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 27.10.2016 tarihinde, ... plaka sayılı, davalı ...
Mamulleri İnşaat Akaryakıt Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne ait ve makam aracı olarak kullanılan ... model aracın, müteveffa ...'nın içinde bulunduğu ... plaka sayılı araca aşırı hızla arkadan çarptığını, çarpma neticesinde taklalar atan araçta müteveffanın ağır şekilde yaralandığını, iki hafta komada yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde alkollü sürücü ...'un kusurunun bulunduğunu ve kendisinin bu kusuru üstlendiğini, Kalecik CBS'nin 2016/708 soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ağır kusurlu bulunduğunu,
müteveffa ...'nın müvekkili ... ve ...'nın ilk çocukları, ...'nın ise tek kardeşi olduğunu, aracın esasen aşırı alkollü ... tarafından kullanıldığının ceza yargılaması esnasında ortaya çıktığını, 25 yaşında hayatını kaybeden ...'nın ...
Fakültesi Kimya bölümünden mezuniyet durumundaki son sınıf öğrencisi olduğunu, aile bütçesine katkıda bulunmak için sigortalı olarak çalıştığını, ailesinin desteğinden yoksun kaldığını, öğrenci belgesinin sigorta şirketine iletildiğini, ancak sadece anne baba için asgari ücret gözetilerek yanlış bir hesaplamayla çok düşük bir tutar üzerinden ödeme yapıldığını, kardeşi için ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... hayatını kaybetmeseydi yakın zamanda üniversite mezunu kimyager olarak çalışacağından hesaplamanın kimyager olarak alacağı ücrete göre gerektiğini belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı anne babaya sigorta şirketinin yetersiz ödemesine ilişkin ibranamenin KTK'nın 111/2. maddesi kapsamında iptalini, 6100 sayılı Yasanın 107. maddesine göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının, işleten şirketten, sürücü ...'dan ve kazada sorumluluğu bulunan ...'den olay tarihinden itibaren, sigorta şirketinden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini,
toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme olarak işleten şirket ve diğer sorumlular ... ve ...'dan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili 05.10.2021 tarihli bedel artırım dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat taleplerini müvekkili ... için 214.485,99 TL’ye, müvekkili ... için 357.401.04 TL’ye artırdıklarını, bu miktarın sigorta şirketinden her iki müvekkil yönünden hesaplanan sorumlu olduğu tutarlar için temerrüt tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalılardan ise vefat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ...
Mamulleri İnşaat Akaryakıt Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımına uğrayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, trafik kazasının 27.10.2016 tarihinde meydana geldiğini, ...'nın 09.11.2016 tarihinde hayatını kaybettiğini, davanın iki yıllık zaman aşımına tabii olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ...'in ceza davasında sanık olması nedeniyle ceza dava zamanaşımına tabi olduğu kabul edilse dahi, firma açısından zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı ... araç işleteni olmadığından davanın bu yönden reddedilmesi gerektiğini,
araç sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davalıların ne kendisine ne de eylemlerinden sorumlu bulunduğu kimselere yüklenebilecek kusuru bulunmadığını, müteveffanın asgari ücretli olduğu ve Ankara'da ikamet ettiği göz önüne alındığında davacılara maddi destekte bulunduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, devam eden ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesini, yargılama sonucunda davanın müvekkilleri yönünden reddini istemiştir.
Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç için davalı sigorta şirketi tarafından 267043616 no'lu ZMMS poliçesi düzenlediğini, davacıların destekten yoksun kalma taleplerine ilişkin müracaatı üzerine 17.07.2017 tarihinde Av. ... hesabına 28.662,61 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davacıların sigorta şirketinden talep edebileceği alacakları kalmadığını, davacı ...'nın müteveffanın kardeşi olduğunu, müteveffanın kardeşine maddi anlamda destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, kazanın iş kazası addedilip addedilmediği, peşin sermaye değeri bağlanıp bağlanmadığı,
bağlandı ise tutarının ne olduğu hususlarının SGK'dan sorulmasını talep ettiklerini, davacıların başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı yanın soruşturma veya ceza davasında uzlaştığının tespiti halinde davanın reddedilmesi gerektiğini, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespitini talep ettiklerini,
hesaplamanın aktüer sıfatını haiz bir bilirkişi tarafından asgari ücret üzerinden yapılmasını ve 41,8 teknik faiz uygulanmasını talep ettiklerini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını ve yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesini talep ettiklerini, manevi tazminat talebinin ZMMS teminatı dışında kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, bilirkişiler tarafından düzenlenen 23/04/2024 tarihli rapor ve 18/10/2024 tarihli ek raporda, ... plaka sayılı araç (otomobil) sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b-c, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %90 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç (kamyonet) sürücüsü ..., bu kazanın oluşumunda her hangi bir kurul ihlalinin olmadığı,
sanık ... ifadesinden anlaşıldığı üzere, alkollü olduğunu bildiği ...'ın aracını kullanmasına müsaade etmekle kazanın oluşuna zemin hazırlayarak ve bu tutumuyla meydana gelen bu kazanın oluşumunda % 10 oranında kusurlu olduğu, yolcu ...'nın bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığının belirtildiği, gerçekleşen trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı Burak, trafik kazası sonucunda ... plaka sayılı araçta bulunan ...'nın vefatı sebebiyle davacılar ... ve ...'nın destekten yoksun kaldığı, davalı ...
Mamulleri İnşaat Akaryakıt Turizm ve Ticaret A.Ş'nin araç maliki sıfatıyla, davalı sigorta şirketinin ise ölüme neden olan aracın kaza tarihi itibari ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen olması nedeniyle KTK'nın 85. maddesi uyarınca poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu, müteveffanın kardeşi davacı ...'nın primli çalışmasının mevcut olduğu, geçimini babası ...'nın sağladığı,
müteveffanın kardeşine fiili desteği olduğu hususunun dosya kapsamına sunulan belgeler ile ispat edilememesi nedeniyle bu davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddinin gerektiği, diğer davacılar ... ve ... tarafından davalılar ..., ... ve ...
Mamülleri İnşaat Akaryakıt Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. hakkında açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ilk kararda belirtilen miktarlar yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmekte ise de, mahkemenin ilk kararında hüküm altına alınan maddi tazminatın karardan sonra ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin kaldırma kararından önce icraen tahsil edildiği anlaşılmakla, konusu kalmayan maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davalılar ..., ... ve ...
Mamülleri İnşaat Akaryakıt Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. hakkında açılan manevi tazminat davasının tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, olayın meydana geliş şekli vs. hususlar gözönüne alınarak kısmen kabulüne karar verilerek kazaya karışan aracın şirket adına kayıtlı olması nedeniyle kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle.
"1-Maddi Tazminat Talepleri Yönünden; a- Davacı ... tarafından açılan davanın REDDİNE, b- Mahkememizin 24/12/2021 tarihli kararı ile hüküm altına alınan maddi tazminat, Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2023/136806 Esas sayılı dosyasında icraen tahsil edilmiş olmakla, davacılar ... ve ... tarafından davalılar ..., ..., ... MAMÜLLERİ İNŞ... LTD. ŞTİ. ve ...
SİGORTA ŞİRKETİ hakkında açılan ve konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Manevi Talepleri Yönünden;Davanın KISMEN KABULÜ ile. Davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın 27/10/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalılar, ..., ... ve ...
MAMÜLLERİ İnşaat Akaryakıt Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketinden alınarak adı geçen davacılara verilmesine, Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2023/136806 sayılı dosyasına yapılan ödemelerin kararın infazı sırasında göz önüne alınmasına,Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil aracın sahibi ve sürücüsü olmadığını, müvekkilin kazaya sebebiyet vermediğini, Yasanın sorumluluk ve illiyet hükmünün aşılması ile kazada pasif durumda bulunan müvekkile kusur tanımlanması, araç sahibi ve sürücüsünün kusursuz sorumluluğu hususunun genişletilerek, müvekkile engel olmama hali tanımlanarak kusur çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tam kusurlu olarak bilinçli taksirle her iki kusurlu davalı ... ve ...'ın davacıların oğulları ve kardeşi olan ...'nın ölümüne sebep olduklarını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, vekalet ücreti yönünden kendilerinin istinafı ile kaldırılan karardan sonra verilen karar usuli kazanılmış hakları korunarak verilmesi gereken yeni bir karar olduğunu, bu nedenle istinafa konu bu kararda davacılar lehine tüm kararda vekalet ücretinin güncellenerek takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kusura ilişkin olarak, davalı ...’in başlangıçta ... tarafından kullanılan aracı alkollü olduğu halde sanık ...'a vermek suretiyle ... tarafından bir kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına neden olacak şekilde ölümlü trafik kazası yapmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği ceza kararıyla sabit olup, Karayolları Fen Heyetinden alınan raporda, ... plaka sayılı araç ( otomobil ) sürücüsü ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b-c, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %90 (Yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç (Kamyonet) sürücüsü ...;
bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinin olmadığı, sanık ... ifadesinden anlaşıldığı üzere, alkollü olduğunu bildiği ...'ın aracını kullanmasına müsaade etmekle kazanın oluşuna zemin hazırlayarak ve bu tutumuyla meydana gelen bu kazanın oluşumunda %10 (Yüzde on) oranında kusurlu olduğu belirtilmekle, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
İstinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmakla, davacının davanın konusuz kalması ile ilgili bir istinaf sebebi bulunmadığı, maddi tazminatın ferileri dahil karşılanmış bulunduğu anlaşılmakla istinaf edenin sıfatına göre bu husus incelenmemiştir.
Manevi tazminat ilişkin olarak vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin olarak ise,
İcra ve İflas Kanununun 40. Maddesinde, “Madde 40 - (Değişik 1. fıkra: 02.03.2005 - 5311 S.K/Madde 7) YÜRÜRLÜK TARİHÇE Bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.
(Değişik 2. fıkra: 02.03.2005 - 5311 S.K/Madde 7) YÜRÜRLÜK TARİHÇE Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.” hükmü yer almakta olup, mahkemece İİK 40. madde gözetilmek suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
III-İstinaf talebi reddedilen davalı ...'den alınması gerekli 34155 TL istinaf karar harcından peşin alınan 8538,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 25616,25 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
IV-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
V-İstinaf talebi kabul edilen davacılardan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacı tarafa iadesine,
VI-İstinaf talebi kabul edilen davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 795,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
VIII- Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/728, K. 2025/879, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama