KÜNYE
T.c Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 37. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1380 - 2024/1658
- Dosya no
- 2023/1380
- Karar no
- 2024/1658
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2022
- Numarası
- 2022/636 Esas - 2022/600 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Asliye Ticaret Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı Alacak davasında verilen karara yönelik, davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı yan arasında araç kiralama sözleşmesi ile kurulan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının, davalı yandan ... plakalı ... marka aracı kiraladığını, davacı şirket personelinin, kiralanan araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davalının, kiralanan araçta meydana gelen zarara ilişkin 18.03.2022 tarihli 33.086,76TL bedelli fatura bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafından faturanın noter aracılığı ile iade edildiğini, kiralanan aracın, ...
Sigorta A.Ş tarafından kaskosunun yapıldığını, teminat senedini uhdesinde bulunduran davalı tarafın, hasar bedeli olan 33.086,76TL'yi 10.06.2022 tarihinde tahsil ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; davacının ödemiş olduğu hasar bedelinden şimdilik 20.000TL'nin avans faizi ile ödeme günü olan 10.06.2022 tarihinden itibaren davacıya ödenmesine, davacıdan alınan, keşidecisi davacı şirket olan, 55.224,00 TL bedelli 12.06.2020 keşide tarihli, 4 adet sıralı senetlerin iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı vekili ; müvekkilin Anayasal hakkı olan savunma hakkı ihlal edildiği, dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, taraflar tacir olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu bildirerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Kira sözleşmesi 6098 sayılı TBK.nun 299 vd. maddelerinde düzenlemiş olup,Türk Borçlar Kanununun (TBK) ikinci kısım dördüncü bölüm birinci ayırımı kira sözleşmesine yer vermiştir. TBK'nin 299. maddesine göre; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde kira sözleşmesinin kapsamı belirlenmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.(6100 sayılı HMK m.33).
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. (HMK 1 m.) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde; kiralanan araçta meydana gelen hasarın kasko firmasından tahsil edildiği halde kendilerinden de tahsil edildiğini belirterek, kendilerinden fazladan yapılan tahsilatın iadesini istemiştir. Uyuşmazlığın çözümü, davada dayanılan ve taraflarca akdedilen sözleşmenin hukuki tanım ve yorumunda toplanmaktadır. Bir sözleşmenin niteliğini, yazılışı ve taşıdığı hükümler tayin eder. Yorum, bir irade beyanının manasının tesbitidir.
Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır(TBK md 19/1). Sözleşmenin başlığında veya içinde, sözleşmenin vasfının belirlenmesi mahkemeyi bağlamaz. Sözleşmenin şartlarına göre sözleşmenin içeriğinin belirlenmesi gerekir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 16.06.2020 tarihli araç kiralama sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözülmesi ve kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda HMK 4/1-a maddesine göre sulh hukuk mahkemesi görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu durumda.
Mahkemece yazılı şekilde davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/09/2024
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2023/1380, K. 2024/1658, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama