KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Davacılar Vekilleri Davalı
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1304 - 2025/187
- Dosya no
- 2023/1304
- Karar no
- 2025/187
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2022
- Numarası
- 2021/151 E. 2022/712 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Kararın yazım tarih
- 21/02/2025
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, icra kefaleti nedeniyle aleyhte başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, "Davacıların yerinde görülmeyen davasının reddine, davalının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin yasal koşulları bulunmadığından reddine" dair verilen karara karşı davacılar tarafından, kararın gerekçeli olmadığı, kefalet tarihinde ...'ın yatalak olduğu, icra dairesine gitmesinin mümkün olmadığı, tutanaktaki beyanlardan haberinin dahi olmadığı, o tarihte kendi evine hacze gelindiği, korku içinde içeriğini bilmediği evrakı imzaladığı, ...'ın MS hastası olduğu,
dönemsel ayırtım gücünü dahi kaybettiği, yaşam haklarına halel getirecek şekilde tüm maaşlarının haczine muvafakat etmelerinin de vasat bir insandan beklenemeyeceği, bilirkişi raporlarında kefaletin eski yasaya dahi aykırı olduğunun tespit edildiği, haklarında açılan bir başka kefalet ile ilgili davada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı esas alınarak lehlerine karar verildiği, ancak miktar itibariyle kesin olduğundan istinaf ve temyiz incelemesinden geçmediği, mahkemece, bahsi geçen karar gibi kabul kararı verilmesi gerektiği, kefaletin eski yasa 484.maddedeki şartları taşımadığı, iradelerinin fesada uğratıldığı,
davanın kabulü gerektiği, davalı tarafından ise, mahkemenin TMK 2.maddesi kapsamında davanın reddine karar verdiği, ancak, icrada alınan kefaletin ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğu gerekçesi ile de davanın reddi gerektiği, davacıların icra dosyasındaki borcu bildikleri, kabul ettikleri ve buna göre kefil olduklarının sabit olduğu, kötü niyetli olduklarından aleyhlerine kötü niyet tazminatına da hükmedilmesi gerektiği, ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
Davacılar, icra kefaletinin baskı altında alındığını, irade fesadına uğratıldıklarını ileri sürerek icra kefaleti nedeniyle aleyhlerinde başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti için eldeki davayı açmışlar, davalı, icra kefaletinin geçerli olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 38. maddesinde ilam mahiyetini haiz belgeler arasında sayılmış olan icra kefaleti, bu maddenin son fıkrasına göre müteselsil kefalet hükmündedir. Dolayısıyla Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümlerine uygun düzenlenmesi, icra kefaletleri için de geçerlik şartıdır.
Somut olayda, davacıların, 18.05.2012 tarihinde Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2011/8128E.sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde, icra dairesine giderek borcun tamamına icra kefili olduklarını beyan ederek tutulan tutanağı imzaladıkları, icra dosyasında ...'nın borçlu olduğu, her üçünün de tutanağı imzaladıkları, 6098 sayılı TBK'nın 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, icra kefaletinin alındığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 484.maddesine uygun olarak kefaletin tesis edildiği, kaldı ki, davacıların maaşlarından bu kapsamda kesintiler yapıldığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davacıların kötü niyetli olduklarının ispat edilememiş olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HARÇ
615,40-TL · 179,90 -TL · 435,50 -TL
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1304, K. 2025/187, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama