KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1399 - 2024/1823
- Dosya no
- 2024/1399
- Karar no
- 2024/1823
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/06/2024
- Numarası
- 2024/357 E. 2024/333 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Kararın yazım tarih
- 03/12/2024
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacıya ait manito çalışma bedeli karşılığında düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, görevsizlik nedeniyle "davanın usulden reddine" dair verilen karara karşı davacı tarafından; davaya konu başlatılan icra takibinde ticari ilişki sonucu hizmet alımından kaynaklanan faturaya dayanıldığı, iki tarafın da tacir sıfatına haiz olduğu, mahkemece eksik araştırma ve değerlendirme yapıldığı, herhangi bir Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı olmadığı, Ankara Ticaret Odasına kayıtlı olduğu, ancak aidat ödememesinden dolayı mükellefiyet terk gözüktüğü, tacir sıfatına haiz taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı uyuşmazlıkların çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir.
Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davalı tacir olsa da davacının tacir olmadığı, olayda mutlak ya da nispi nitelikteki ticari davanın bulunmadığı, davada görevli mahkemenin, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemece verilen görevsizlik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1399, K. 2024/1823, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama