KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1670
- Karar No
- 2022/385
- Karar tarihi
- 7 Mart 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 24/10/2019
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 07/03/2022
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE ; müvekkili şirketin bünyesinde 6000 çalışan istihdam eden turizm sektöründe Türkiye'de öncü şirketlerden biri olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirketin arasında ticari ilişki mevcut olup, taraflar arasında 2018 yılı acenta sözleşmesi olduğunu, müvekkil şirketin bu ilişkiden kaynaklı cari hesap ekstresi ve faturalarda da belirtildiği üzere 261.926,21 TL alacağının vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, borçluya borcun ödenmesi hususunda birçok kez sözlü uyarıda bulunulduğunu, buna rağmen borçlunun borcunu ödemekten kaçındığını, Antalya 3. İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketin haksız olarak yetkiye, borca ve faize itirazda bulunulduğunu, ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE ; müvekkili şirket hakkında Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan Konkordato davasının HMK ilgili maddeleri gereği bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu itibarla açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davacının davasının reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli tarafların ticari defter ve belgelerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde tarafların birbirini doğrulayan ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 261.926,20 TL alacaklı olduğunun kabulü ile Antalya 3. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacağa itirazının iptali isteminin kabulüne karar vermiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE; İlk Derece Mahkemesince tek bir bilirkişiden rapor alındığını, müvekkili davacıya borcunun bulunmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, cari hesap alacağına dayanan icra takibine yönelik istinaf istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı incelemesinde, davacının fatura alacağına dayandığı, davacı tarafından dayanılan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bir tacirin defterleri kendi aleyhinde kesin delil olup davalı tarafça ödeme istinafında da bulunulmamıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1670, K. 2022/385, 7 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama