KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1682
- Karar No
- 2022/380
- Karar tarihi
- 7 Mart 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/07/2020
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 07/03/2022
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip konusu çekte davacının ciro imzasının bulunduğunu, ancak ciranta ...'ın akıl sağlığının yerinde olmadığını, Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan rapor ile davacının hafif kozmitit bozukluğunun tespit edildiğini, davacının bu durumundan yararlanılarak çeki ciro etmesinin sağlandığını ileri sürmüş, davacının ehliyetsizliği nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, dava tarihinde davacının kısıtlı olmadığını, müvekkilinin alacağının davalının davacıya taşınmaz satışından kaynaklandığını, davacının Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan rapor tarihinden sonra taşınmaz satışları yapıp ipotek oluşturmak suretiyle bankadan kredi çekmek gibi işlemleri yaptığını, davalının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının vekili aracılığıyla borçlu ... hakkında Türkiye iş bankasına ait 42.500 TL bedelli çekin tahsili için icra takibi yaptığı, ödeme emrinin tebliğ edilip itiraz olmaması nedeniyle takibi kesinleştiği, davacının borçlu ...'ın oğlu olup davacının Denizli1.
Sulh hukuk mahkemesinin 20/01/2015 tarihli kararı ile vasi olarak atandığı, kararın kesinleştiği, davacı vekilinin borçlunun çekin düzenlendiği tarihte hukuki ehliyete haiz olmadığını iddia ederek bu davayı açtığı, Adli Tıp Kurumunun 16/08/2017 ve 17/04/2018 tarihli raporlarına göre çekin keşide tarihi itibariyle ve önceki aylarda ...'ın fiil ehliyetine sahip olduğu, davalının çeki borçlunun hukuki ehliyetinin bulunmamasından yararlanarak düzenlediğine ilişkin iddianın sübut bulmadığı gibi, dosyaya celp edilen tapu kayıtlarınında da borçlunun, akıl ve baliğ sahibi olarak tasarrufta bulunduğu hususunun açıkça görülebildiği,
takip konusu çekin yasal unsurlarını taşıdığı, davacı taraftan her hangi bir ödeme iddiasının ya da senette sahtelik iddiasının ileri sürülmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE; her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporunda davacının hukuki işlem ehliyeti olduğundan bahsedilmiş ise de, Denizli Tıp Fakültesi raporunda davacıya vasi atandığını, kısıtlılık kararının kaldırılmadığını, Denizli Tıp Fakültesi raporu ile adli tıp raporunun çelişkili olduğunu, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, ehliyetsizlik sebebine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Adli Tıp Kurumu 17/04/2018 tarihli raporunun incelenmesinde, davacının 2014 yılı temmuz ayında fiil ehliyetine haiz olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının Denizli Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığı, Denizli Tıp Fakültesi Üniversitesi raporu ile Adli Tıp raporunun çeliştiği ileri sürülmüş ise de, Denizli Tıp Fakültesi Raporunun kambiyo senedinin düzenlediği 02/07/2014 tarihinden sonrasına ait olduğu bu nedenle raporlar arasında bir çelişkiden de söz edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin istianf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1682, K. 2022/380, 7 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama