KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1938
- Karar No
- 2022/825
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/02/2020
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 13/05/2022
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan ticari kredi kullandığını, kredi için güvence olarak taşınmaz ipoteğinin de verildiğini, müvekkilinin kredi borcunu bir süre taksitler halinde ödedikten sonra tümünü yasal masraflarını da ödeyerek kapattığını, kredi borcunu ödedikten sonra ipoteğin fekki için 8.904,76.-TL masraf kesildiğini bildirerek bu masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin, yasaya, müvekkil banka ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesine ve genel bankacılık teamüllerine aykırı olduğunu, davacı tarafın basiretli davranması gereken gerçek kişi tacir olduğunu, Ticaret Kanunu kurallarına tabi bir tacirin kendisine getirilmiş yükümlülüklere uygun davranması,
piyasa koşullarını öngörüp ona göre kredi kullanma tercihinde bulunması gerektiğini, davacı vekilinin davasını Tüketici Hukuku'na dayandırma çabası içerisinde olduğunu, ancak davacının Tüketici Kanunu'na göre tüketici konumunda olmadığını, davacının tacir olması sebebiyle Ticaret Hukuku kurallarına tabi olduğundan davacı tarafa Ticaret Kanunu hükümleri uygulanması gerektiğini, müvekkili bankanın davacıdan aldığı tüm masrafların davacının bilgi ve onayı dahilinde olduğunu, T.C.
Merkez Bankasına bildirilen faiz, masraf ve komisyon listesine de uygun olarak alındığını, davaya konu masrafların davacının kullandığı kredi teminatındaki iki adet ipoteğin fekkine dair ve ekli TCMB masraf komisyon listesine uygun olarak alındığını, davacıya iadesinin mevzuat gereği mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 30/11/2017 tarihli banka dekontunda kredi kapama ve ipotek fek komisyonu adı altında davacının hesabından 8.904,76.-TL komisyon ve 445,24.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.350,00.-TL tahsil edildiği, alınan ipotek fek ücretinin 2 ayrı taşınmaz için tahsil edildiği, taraflar arasındaki ilişki ticari ilişki olduğundan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, sözleşmenin Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra akdedildiği, sözleşmenin 3.10.1 maddesinde kullandırılacak kredilerden ötürü komisyon alınacağının belirtildiği,
bankanın hizmet komisyonları çizelgesini ilan ettiği, bankalar arasında kredilerden komisyon alınmasının teamül haline geldiği, tacir olan bankanın yaptığı iş karşılığı ücret istemesinin TTKnın 20. Maddesi uyarınca mümkün olduğu,
sözleşmede masraf alınacağı yazılı olsa da, ne tutarda masraf alınacağı yazılı olmadığından bu hususun düzenleyen aleyhine yorumlanması gerektiği, emsal banka uygulamalarında ipotek fek ücretinin ortalama 453,33.-TL olduğu davacının iki ayrı taşınmazı için kendisinden emsal banka uygulamalarına göre ortalama 906,66.-TL (453,33X2) tahsil edilmesi gerekirken davalı bankanın 8.904,76.-TL gibi fahiş sayılacak bir tutarı ipotek fek ücreti adı altında davacının hesabından kestiği, davalı bankanın aldığı ve diğer banka ortalamalarının üzerinde bulunan 7.995,10.-TL'yi iade etmesi gerektiği gerekçeleriyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kredi kapama komisyonun dikkate alınmadığını, kullanılan kredinin ticari kredi olduğunu, davanın reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediğini, istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.
Dava, kredi sözleşmesi uyarınca tesis edilen ipoteğin fekki için banka tarafından yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Dosya kapsamının incelenmesinden; ipotek fek komisyonu adı altında davacının hesabından 8.904,76.-TL komisyon ve 445,24.-TL BSMV olmak üzere toplam 9.350,00.-TL tahsil edildiği, alınan ipotek fek ücretinin 2 ayrı taşınmaz için tahsil edildiği, taraflar arasındaki ilişki ticari ilişki olduğundan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, sözleşmenin Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra akdedildiği, sözleşmenin 3.10.1 maddesinde kullandırılacak kredilerden ötürü komisyon alınacağının belirtildiği,
bankanın hizmet komisyonları çizelgesini ilan ettiği, bankalar arasında kredilerden komisyon alınmasının teamül haline geldiği, tacir olan bankanın yaptığı iş karşılığı ücret istemesinin TTKnın 20. Maddesi uyarınca mümkün olduğu,
sözleşmede masraf alınacağı yazılı olsa da, ne tutarda masraf alınacağı yazılı olmadığından bu hususun düzenleyen aleyhine yorumlanması gerektiği, emsal banka uygulamalarında ipotek fek ücretinin ortalama 453,33.-TL olduğu davacının iki ayrı taşınmazı için kendisinden emsal banka uygulamalarına göre ortalama 906,66.-TL (453,33X2) tahsil edilmesi gerekirken davalı bankanın 8.904,76.-TL gibi fahiş sayılacak bir tutarı ipotek fek ücreti adı altında davacının hesabından kestiği,
davalı bankanın aldığı ve diğer banka ortalamalarının üzerinde bulunan 7.995,10.-TL'yi iade etmesi gerektiği anlaşıldığından davalı vekilinin kesinti bedeline ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
2-Dava 8.904,76 TL üzerinden açılmış, mahkemece 7.995,10 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın reddedilen miktarı 909,66 TL üzerinden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerindedir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1938, K. 2022/825, 13 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama