KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/2145
- Karar No
- 2022/1237
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/03/2020
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 29/09/2022
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacının davalıdan olan alacağının tahsili için 30/11/2017 tarihinde Denizli 7. İcra Dairesinde ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ödeme emrinin davalıya 04/12/2017 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının süresi içerisinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalının 20.513,59 TL müvekkil şirkete borçlu olduğunun anlaşıldığını, davalının bu borca karşılık hiçbir ödeme yapmadığını, söz konusu faturanın altında davalının imzasının bulunduğunu ve davalı itirazında faturadan kaynaklanan borcunu kabul ettiğini,
davalının bu faturayı ödediğine dair hiçbir belge ya da makbuz ibraz etmediğini, davalının faturadan kaynaklanan borcuna karşılık senet vermiş olsa dahi bu senetlerin ödendiğini kanıtlamak zorunda olduğunu, davalı aleyhine girişilen icra takibinin "tahsilde tekerrür olmamak" kaydıyla başlatıldığını ancak senet düzenlenmiş olmasının borcun yenilenmesi anlamına gelmediğini, davalının iddia etmiş olduğu senetleri ödediğini kanıtlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin icra takip dosyasındaki alacağını alabilmesi için davayı açma zorunluluğunun oluştuğunu, davanın kabulü ile davalı tarafın haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazlarının iptaline,
icra takibinin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı tarafça Denizli 7. İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takibindeki borca karşılık senet ile ödeme yaptığı için yasal süresinde itiraz ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü muhasebe kayıtlarında, 20.513,59 TL davacıya borcunun olduğunu ileri sürdüğü iddiası davacının basiretli ve bir tacir olarak hareket etmediğini gösterdiğini, takibe konu alacağına istinaden dilekçe ekinde sunduğu senetlerin davacıya teslim edildiğini, ticari defterlerin incelemesinde de bu durumun ortaya çıkacağını,
davacı tarafından mal alımlarına karşılık ödeme olarak verdiği senetlerin kötü niyetli bir şekilde 3.kişilere ciro edilmek suretiyle verildiğini vadeleri geldiğinde öğrendiğini ve senetleri elinde bulunduran 3.kişilere ödemelerini vadesinde yaptığını, davacı tarafından ciro edilmesi ile birlikte alacaklı konumuna geçen ... San. ve Tic.
A.Ş. ile ...'a ödeme yapılmasının yasa gereği olduğu ve ödeme nedeniyle davacı ile alacaklı ve borçlu durumunun kalktığını, davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmamasına rağmen davacının itirazın iptali davası açmasında hiçbir hukuki yararı bulunmamasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, davacının kötü niyetli olarak mükerrer ödeme yaptırma gayesi içerisinde olduğunu, davacı taraf ile borç konusu senetlerin ciro edildiği şahıs ve şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde davacıdan almış olduğu malzemelerin bedeli karşılığında verilen senetlerin ciro edildiğinin görüleceğini,
davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın alacaklı olmadığı halde icra takibi ve itirazın iptali davası açması sebebiyle haksız ve kötü niyetli davranması nedeniyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 30/01/2017, 28/02/2017, 28/02/2017, 28/02/2017 düzenleme tarihli senetler, ödeme belgelerine göre taraflar arasında inşaat malzemeleri satışına dayalı ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve faturanın teslimine ilişkin taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, fatura bedelinin KDV dahil 20.513,59 TL olduğu, davalının davacıya verdiği senetlere istinaden ciro nedeniyle dava dışı ... toplam 5.000,00 TL ödemede bulunduğu, davalı tarafından düzenlenen 15/09/2017 vadeli 1.000,00 TL tutarlı senedin ödendiği davalı tarafından ispat edilemediği,
her ne kadar senetlerin keşide tarihleri ile faturanın düzenlenme tarihi uyuşmasa da taraflar arasında inşaat malzemeleri satışına ilişkin düzenlenen fatura dışında başka bir ticari ilişki bulunduğu ispatlanamadığından davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 15.513,59 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından yapılan takibin 15.513,59 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar ile devamı ile koşulları oluşmakla hüküm altına alınan 15.513,59 TL nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili 08/10/2020 tarihli dilekçesi ile davalı taraf yargılama esnasında davalı hiçbir şekilde vekil ile temsil edilmemiş olmasına rağmen davalı tarafa vekalet ücreti taktir edilmesi yönünden kararın tavzihen düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkeme 15/10/2022 tarihli ek kararında tavzihle sadece maddi hataların düzeltilebileceğini, vekalet ücreti yönünden hükümde değişiklik yapılamayacağını belirterek, tavzih talebinin reddine karar vermiştir.
15/10/2020 tarihli Ek Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; tavzih talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını ve gerekçeli kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince HMK 'nın 305 maddesi uyarınca tavzihle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılamayacağı, hükmün genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiş ise de, bu kuralın somut olayda uygulanamayacağı, zira davalı tarafın yargılamada vekil ile temsil edilmediği, bu nedenle karar başlığında da vekilinin belirtilmediği, vekil ile takip edilmeyen yargılamada taraf lehine vekalet ücreti verilmesinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı,
bu nedenle hüküm kısmının buna ilişkin bendinin kaldırılması HMK 305 anlamında bir sınırlandırma yada genişletme yaratmayacağından davacı vekilinin ek karara karşı istinafının yerinde olduğu anlaşılmış, asıl hükümde davalı lehine verilen vekalet ücretine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2145, K. 2022/1237, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama