KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1033
- Karar No
- 2023/426
- Karar tarihi
- 6 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/02/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 07/03/2023
Karar Metni
1.448 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımı gerçekliştirildiğini, bu ticari ilişki gereği davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine 9.592,51.-TL alacağın tahsili amacıyla faturalara istinaden Antalya 7 icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin borcun tamamına faize ve yetkiye itiraz ettiğini ayrıca konkordato mühleti içinde bulunması sebebiyle takibin durdurulmasını talep ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya görev, yetki ve zamanaşımı ile hakdüşürücü süreler yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin konkordato mühleti içerisinde olduğundan davanın dava şartı noksanlığından reddini, icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettiklerini, 28/03/2019 tarihinden itibaren müvekkili şirket aleyhine icra takip yasağı başlatıldığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, "...her ne kadar davalının itirazı üzerine duran Antalya 7. İcra Dairesinin ... sayılı takibin devamı için eldeki itirazın iptali davası ikame edilmiş ise de dava açıldıktan sonra henüz ön inceleme dahi yapılmadan Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile eldeki davaya konu takibin kesin olarak iptaline karar verildiği, davacı vekilinin de davanın konusuz kaldığını beyan ettiği, dava tarihi itibari ile takibin iptaline yönelik bir karar olmadığından dava şartı açısından dava tarihi itibari ile bir eksikliğin bulunmadığı ancak daha sonraki bir kararla takip ortadan kaldırıldığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine de mahkûm edilir. (HMK 323 1/ğ). Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı ve HMK 'daki hükümlere paralel düzenleme içeren 6. maddesinde de; anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı taraf gerek icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde gerekse mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde davacı tarafla akdi ilişkiyi açıkça inkar etmemiş savunmalarını takip tarihi itibari ile davalı şirket hakkında verilen geçici mühlet kararının varlığı sebebiyle takip yapılamayacağı savına dayanmıştır. Mühlet içerisinde takip yapılamamasının sebebi konkordato sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlamaya yöneliktir. Somut olayda her ne kadar takip tarihi itibari ile davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmiş ise de itiraz tarihinden sonra dava tarihinden önce 24/09/2020 tarihinde davalı şirket hakkında verilen tedbir kararlarının kaldırıldığı ve konkordato talebinin reddine karar verildiği, takibe engel durumun ortadan kalktığı, çünkü;
"Gerek İsviçre doktrininde ve gerekse doktrinimizde «bu yasağın alacaklının ‘takip talebinde’ bulunmasını engellemediği sadece icra müdürünün bundan sonraki takip işlemlerine (ödeme emri/icra emri göndermek gibi) girişmesine engel teşkil ettiği, çünkü ‘takip talebi’nde bulunmanın ‘icra takip işlemi’ niteliğinde bir işlem olmadığının…» ifade edildiği ( ALTAY, S./ESKİOCAK, A. Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 4. Bası,2018 s:104 vd. – PEKCANITEZ, H./ERDÖNMEZ, G. 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, 2018, s:93 vd. – ÖZTEK, S./BUDAK, A.C./YÜCEL, T.M./KALE, S./YEŞİLOVA, B. Yeni Konkordato Hukuku, 2018, s: 216, UYAR, Talih; Kesin Konkordato Mühletinin ‘Alacaklılar Bakımından’ Sonuçları (İİK m.294), Ankara Barosu Dergisi 2019/2, s, 152'den naklen);
davalı şirketin beyan dilekçesinde davacının alacağının çekişmeli alacaklar listesinde bulunduğunu bildirdiği, dava dilekçesine ekli e-faturalar ve teslime ilişkin kargo kayıtlarının varlığı ve takip talebinde bulunulabilmesine rağmen ödeme emri gönderilememesinin kural olarak mühlet kararından kaynaklandığı ve icra hukuk mahkemesinin takibi iptal sebebinin de usule ilişkin nedenlerden dolayı olduğu değerlendirilmekle taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerini davacı taraf üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması ve müvekkili lehine vekalet ücreti taktir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, irsaliyeli e- arşiv faturalarına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Antalya 7. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Elektronik San. ve Tic. A.Ş tarafından borçlu ... İnşaat Taah. San ve Tic. A.Ş aleyhine, 7 adet faturaya istinaden 1.962,28.-TL, 250,31.-TL, 586,78.-TL, 2.474,06.-TL, 1.090,64.-TL, 2.707,46.-TL ve 520,98.-TL fatura ve işlemiş faizleriyle birlikte toplam 10.616,62.-TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %19,50 faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya 29/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine, ayrıca müvekkili şirketin konkordato mühleti içinde başlatılan takibe itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının incelenmesinde; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, dosyamızın davalısı olan şirket hakkında 28/03/2019 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçerli olmak üzere konkordato geçici mühlet kararı verildiği, 28/06/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2 ay süre ile uzatma kararı verildiği, 24/09/2020 tarihinden konkordato talebinin reddine karar verildiği, mühlet kararı içerisinde İİK'nun 288/1. Maddesi gereğince İİK'nın 294 ve 295. Maddeleri uyarınca tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin tedbir kararından sonra tedbir süresi içerisinde yapıldığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı taraf Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında verilen tedbir kararından sonra ve tedbir süresi içerisinde davalı aleyhine davaya konu icra takibini başlattığı, takibin anılan gerekçe ile Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, davacının iptal edilen takibe dayanarak iş bu itirazın iptali davasını açmasında haksız olduğu, dolayısıyla yargılama giderlerinden olan arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kendisini vekil ile temsil eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken arabuluculuk giderinin davalı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur.
Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilecektir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1033, K. 2023/426, 6 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama