KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1894
- Karar No
- 2023/746
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11/03/2021
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazım tarihi
- 06/04/2023
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin 23/07/2020 tarihinde yurtdışı alıcısına ithalat bedeli olarak 16.604,00-EURO gönderdiğini, söz konusu havale bedelinin, davalı bankaca hesap numarasının örtüşmediği gerekçesiyle alıcısına teslim edemediğini, müvekkilin bu durumda bahse konu havale tutarının iadesini istediğini, hatta banka yetkilisi ile yapılan görüşmenin kaydedildiği video kayıtlarında da görüleceği üzere talimat verdiğini ancak paranın iadesi sağlanmadığı gibi, 14.08.2020 tarihinde verdikleri yazılı başvurunun da yanıtsız kaldığını, bu nedenle ithalat işlemini gerçekleştirmek için ikinci kez havale göndermek zorunda kaldıklarını,
bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,-EURO’nun EURO cinsi mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın, davacı tarafından mal mukabili olarak transferi istenen paranın, talimat formuna uygun olarak kabul edilerek işlem yaptığını, ancak muhabir bankanın; “ödemenin gerçek kişi olup olmadığı, işlemin dolandırıcılıkla ilgili olup olmadığı,
ödemeden faydalanan kişinin adı” gibi soruların cevaplanması istediğini, bu durumda derhal davacı müşteri ile temasa geçilerek bilgileri sorduğunu, davacının ise daha önce de aynı firmayla alışveriş yaptığını ancak karşı tarafın bankasını değiştirdiği için farklı swift koduyla transfer yapıldığını, işlemin dolandırıcılık olmadığı kanaatini taşıdığını yazılı olarak bildirdiğini, ancak bu işlemin üzerinden geçen birkaç saat sonra davacının yeniden bankaya müracaatla, dolandırıcılık şüphesinde olması nedeniyle işlemin iptal edilerek paranın iadesini talep ettiğini,
müvekkili bankanın da bu kez yeniden muhabir bankayla temasa geçerek durumu ilettiğini, bilahare gelen cevapta da alıcı bankadan cevap beklendiğini bildirdiğini, daha sonra da; alıcı hesabına bloke konarak paranın bir kısmının kurtarıldığını ve kalan kısmının iadesi konusunda müşteriyle temas halinde olduklarını, ancak daha sonra gelen mesajda ise sözkonusu paranın belirtilen hesaba ödendiğini fakat alıcısının farklı kişi olduğunu bildirdiğini, bu bilginin de davacı müşteriye aktarıldığını, ortaya çıkan zarardan alıcı banka ve dolandırıcılık suçunu işleyen kişilerin sorumlu tutulabileceklerini, bu nedenle de davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda,"paranın yanlış gönderilmesinde davacının kusurunun olmadığı, davalı bankanın muhabir banka ile yaşadığı sorunlu ilişkiden dolayı paranın yanlış hesaba aktarıldığı, belirtilen işlemlerden dolayı davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, muhabir banka ile davalı banka arasında ortaya çıkan sorunlu işlemlerin, yine kendi aralarındaki sözleşmeler çerçevesinde çözülmesi gerektiğinin anlaşıldığı,
müşterisi olan davacıdan Borçlar Kanunu’nun 555 – 560 Maddeleri kapsamında kabul ettiği havaleyi, müşterisinin talimat şartlarının kabulünden oluşan akdi ilişkiye dayalı olarak yerine tesliminde sorumlu olduğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.604,00 Euro'nun 23/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık mevduatlara uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin dosyaya yatırdığı 2.344,92 TL'lik ıslah harcının yargılama giderine dahil edilmediğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bankanın kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, eksik inceleme ve uzman olmayan bilirkişi raporu ile karar verildiğini, davacının basiretli bir tacir olarak gerekli özen ve dikkati göstermediğini, bir an için bankanın kusuru olduğu kabul edilse dahi müşterinin ve muhabir ile alıcı bankanın kusurlarının da ayrı ayrı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan davanın kabul edilmesine rağmen davacı tarafından yatırılan ıslah harcının da davalı taraftan alınarak davacıya verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta karar verilmediği görülmekle, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmış HMK 353/1-b-2 maddesince bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediği için aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1894, K. 2023/746, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama