KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2842
- Karar No
- 2025/32
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 30/01/2025
Karar Metni
2.469 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yukarıda esas ve karar numarası yazılan İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmiş olmakla Üye hakimin görüşü dinlendikten sonra dosyadaki belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı ... ve ... Şirketi vekili; davacı banka ile davalı müvekkili şirket arasında akdi, ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin ilgili ...’den haberi ve tarafı olmadığını, davalı Antalya ... Vakfı ile davalı müvekkili şirket arasında 28.12.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı Antalya 9. Noterliğinden düzenlenmiş ticari işletme devir sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre, "... Mah. ... Sk. ...
Koleji No:... .../Antalya adresindeki işletme adı "... "; "... ";" ... " ve" ... " olan işletmeler ve bu işletmelere ait işletme hakkının tamamının borç ve alacakların vadesi gelmemiş olanlarda dahil olmak üzere TTK.
11/3 maddesine göre devir alındığını, aynı madde uyarınca devir sözleşmesi yapıldığı anda taraflar arasında geçerli olmakla birlikte, üçüncü kişiler yönünden ise ancak ticaret siciline tescil ve ilan ile hüküm ifade edeceğini, sorumluluk başlangıcının ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi ile başlayacağını, ticari işletme devri henüz tescil ve ilan edilmemiş olduğundan ve yine alacaklılara da bildirim yapılmamış olduğundan sorumluluklarının henüz başlamadığını, ayrıca Antalya ...
Vakfı'na ait başka işletmeler ve Vakfın bu işletme dışındaki diğer borçlanmalarından dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkili ile davacı banka arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, asıl borçlu Antalya ...
Vakfı olup, müvekkilinin ...’ye sadece yönetim kurulu üyesi sıfatıyla imza attığını, müvekkili ile davacı banka arasında imzalanmış geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, kredi sözleşmesinde tüm yönetim kurulu üyelerinin imzası bulunmadığını, kredi sözleşmesinin yasaya uygun hazırlanmadığını, borçlunun kaşesi bulunmadığını, kefalet sözleşmesinde müvekkilinin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğuna ilişkin el yazısı ile yazdığı hiçbir ibare olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye Antalya...
Üniversitesi adına yönetim kurulu üyesi olarak imza attığını ve müteselsil olarak kefil olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Antalya ... Vakfı vekili; davaya konu sözleşmede müvekkili vakfı temsilen atılmış bir imza bulunmadığını, sözleşmede Antalya ... İşletmesi adına atılmış imzalar bulunduğunu, borçlu iktisadi işletmenin icra takibine karşı itirazı bulunmadığını, dava konusu kredinin iktisadi işletme tarafından işletilmekte olan ve bu iktisadi işletmenin tek faaliyeti olan Özel... , Özel... , Özel... ve Özel... için kullanıldığını; bu işletmelerin de Vakıf eski yönetimi ile davalı ... ...
İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen sözleşme ile devredildiğini, davalı ... ...
Şirketi her ne kadar devir ve tescil olmaksızın bu borçtan sorumlu olmadığını iddia etse de yasa tarafından işbu hususun tescilinden sorumlu olan taraf olarak tescilin yapılmamasından dolayı sorumlu bulunmadığı savına dayanamayacağını, davalının kural olarak söz konusu işletme ile ilgili tüm pasifleri de üstlenmesi gerektiğini, aktifleri üzerinde hak iddiasında bulunup pasiflerinden sorumlu olmadığı savının hukuki değer atfedilebilecek bir sav olmadığını, söz konusu firmanın borçlardan desiseli yollarla kaçmaya çalıştığını,
kimi yerde devirden kimi yerde kiracılıktan kimi yerde başka bir firma olduğundan dem vurarak sorumluluktan kaçınmaya çalıştığını ve söz konusu firma ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını,...
Koleji ile ilgili olarak alınan ve bura için kullanılan bir kredinin borçlusunun ancak burayı devralan kişide olduğunu, iktisadi işletmenin ise hali hazırda başkaca bir faaliyet alanı bulunmadığını, müvekkil vakfın borçtan sorumluluğu bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece. "Takip tarihi itibariyle davacının nakdi alacağının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilerek davalılar Antalya ... Vakfi ile davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Gayri nakdi alacak yönünden yapılan incelemede, sözleşmenin 20.e. maddesinde bankanın çek depo talebine ilişkin madde bulunmakta olup, kefillerden talep edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmamaktadır.
Genel kredi sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesine göre geçerli bir kefalet olmakla birlikte HGK’nun emsal kararı gereğince belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle Davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın tefriki ile; mahkemenin ayrı bir esasına kaydına, davalı Antalya ...
Vakfi ile davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; davalıların Antalya 11. İcra Müdürlüğü' nün... esas sayılı takip dosyasında ... TL asıl alacak, 21.162,26 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 1.058,11 TL gider vergisi ve 729,90 TL ihtiyati haciz yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam ... TL nakdi alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, hüküm altına alınan alacak (...
TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %20,15 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmasına, davacının gayri nakdi depo talebi için açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı Antalya ... Vakfı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş; ancak davalı Antalya ... Vakfı vekili tarafından gerekli istinaf harç ve giderleri yatırılmamış olup İlk Derece Mahkemesince davalı vekiline eksik istinaf harç ve giderlerini yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş, akabinde 01/11/2021 tarihli ek karar ile muhtıra tebliğine rağmen eksik istinaf harç ve giderlerinin ödenmediği gerekçesiyle HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalı Antalya ... Vakfı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı Antalya ... Vakfı vekili tarafından işbu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda geçerli bir şekilde sözleşmenin akdedildiği, tarafların sözleşmenin içeriğine ve imzaya herhangi bir itirazlarının bulunmadığı ve dolayısı ile genel ticari kredi sözleşmesi gereğince, sözleşmenin taraflarınca bankanın kayıtlarının kesin delil olacağı kabul edilmesine rağmen, kesin delil olan kredi sözleşmesine uygun olmayarak hesaplama yapıldığını, tarafların tacir olması sebebi ile sözleşme hükümleri geçerli olup temerrüdün ihtarname tarihi itibariyle başlatılması gerektiğini,
genel kredi sözleşmesinin tarafları tacir olup müvekkili bankanın alacağının hesaplanması ve baz alınacak temerrüt faizi hususunda genel kredi sözleşmesinin göz önünde bulundurulması ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlarda davalılara aynen yansıtılacağı ve davacı bankanın tek taraflı olarak ve davalılara ihbarda bulunmaksızın bu faiz oranını artırmaya da yetkili olduğu hükümleri gereğince hesaplama yapılması gerektiğini, davalı ...'nin genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı borçlu ...'nin gayri nakit çek depo riskinden sorumlu tutulması gerektiğini,
bilirkişi raporunda anapara, faizler ve BSMV'ye ilişkin eksik ve hatalı hesaplamalar yapıldığını, itiraz edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ileri sürerek davanın tam kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. ...
Dosya İlk Derece Mahkemesince istinaf incelemesine gönderildikten sonra davalı Antalya ... Vakfı vekili 23/01/2025 tarihli dilekçesini ve ekinde sulh sözleşmesini dosyaya sunarak tarafların sulh olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 27/01/2024 tarihli dilekçe ile; istinaf incelemesi devam eden dosyada davacı müvekkil ile davalı Antalya ... Vakfı (VKN: ...)- Antalya ... Vakfı ... İşletmesi (VKN: ...) arasında sulh olunduğunu ve ekli sulh sözleşmesinin akdedildiğini, sulh sözleşmesi uyarınca tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirterek HMK 313, 314 ve 315.maddesi hükmü uyarınca Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 29/01/2024 tarihli dilekçede; sunmuş oldukları 27.01.2025 tarihli dilekçe ekinde yer alan sulh sözleşmesinin yalnızca müvekkili banka ile davalı Antalya ... Vakfı- Antalya ... Vakfı ...
İşletmesi arasında olmakla diğer davalı ... yönünden müvekkili banka ile imzalanmış bir sulh anlaşması bulunmadığını, davalı ... yönünden istinaf başvurularının devam etmekte olduğunu beyanla itirazları doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini; davalı Antalya ... Vakfı (VKN: ...)- Antalya ... Vakfı... ...
İşletmesi (VKN: ...) yönünden ise 27.01.2025 tarihli dilekçelerini tekrarla sulh sözleşmesi uyarınca tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmamakta olup HMK 313,314 ve 315.maddesi hükmü uyarınca Yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Antalya ... Vakfı vekili tarafından 23/01/2025 tarihli dilekçe ve ekinde davacı vekili ile davalı Antalya ... Vakfı vekilinin e-imzalarını içeren "Sulh Sözleşmesi" ibraz edilmiş, tarafların karşılıklı sulh oldukları bildirilmiş, davalı Antalya ... Vakfı vekilinin sulh beyanı üzerine davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 27/01/2024 tarihli dilekçe ile; istinaf incelemesi devam eden dosyada davacı müvekkil ile davalı Antalya ... Vakfı (VKN: ...)- Antalya ... Vakfı... ... İşletmesi (VKN: ...) arasında sulh olunduğunu ve ekli sulh sözleşmesinin akdedildiğini,
sulh sözleşmesi uyarınca tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirterek HMK 313, 314 ve 315.maddesi hükmü uyarınca Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Sulh 6100 Sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı yasanın 314. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
6100 Sayılı HMK'nın 315. maddesinde ise "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili ve davalı Antalya ... Vakfı vekilinin dosyaya sunmuş oldukları sulh sözleşmesi kapsamında tarafların sulh olduklarını, birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldığından HMK'nın 315. maddesi uyarınca davacı vekilinin Antalya ... Vakfı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusu incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, taraflar sulh olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yine davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 29/01/2024 tarihli dilekçe ile; sulh sözleşmesinin yalnızca müvekkili banka ile davalı Antalya ... Vakfı- Antalya ... Vakfı... ... İşletmesi arasında olmakla diğer davalı ... yönünden müvekkili banka ile imzalanmış bir sulh anlaşması bulunmadığını, davalı ... yönünden istinaf başvurularının devam etmekte olduğunu beyanla itirazları doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesin talep etmiş olmakla davacı tarafın davalı ... yönünden istinaf itirazları aşağıda değerlendirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, davalı ... yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,
her ne kadar davacı vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporda kredi sözleşmesine uygun olmayarak hesaplama yapıldığını, temerrüdün ihtarname tarihi itibariyle başlatılması gerektiğini, baz alınacak temerrüt faizi hususunda genel kredi sözleşmesinin göz önünde bulundurulması ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlarda davalılara aynen yansıtılacağı ve davacı bankanın tek taraflı olarak ve davalılara ihbarda bulunmaksızın bu faiz oranını artırmaya da yetkili olduğu hükümleri gereğince hesaplama yapılması gerektiğini, raporda anapara,
faizler ve BSMV'ye ilişkin eksik ve hatalı hesaplamalar yapıldığını ileri sürmüş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka alacağının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde hesaplandığı, ihtarnamenin tebliğinden itibaren temerrüt faizi hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temerrüt faizinin taleple bağlılık ilkesi gereğince takip talebindeki oranla bağlı kalınarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla uyumlu, usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin nakdi alacak talebinin reddedilen kısmına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı;
yine İlk Derece Mahkemesi'nce sözleşmede davalı kefilin teminat mektubu bedelini depo etmesine yönelik özel bir düzenleme bulunmadığından davalı kefil ... yönünden gayri nakdi alacağa yönelik talebin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı ... yönünden kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu,
bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2842, K. 2025/32, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama