KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1370
- Karar No
- 2022/1398
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15/03/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 19/10/2022
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkil banka ile davalı arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kullandırılan ... numaralı kredinin ödenmemesi üzerine 14.02.2020 tarihli ... barkod numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durduğunu, davalının birden fazla kredi kullandığını ve hepsi için ayrı ayrı takip açıldığını, dava konusu takibe konu kredinin ... numaralı kredi olduğunu, dosyaya sunulan dekontları önceki ödemeleri olduğunu, ticari nitelikte olan tarım kredisi sebebiyle bankanın faiz serbestisi olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalı müvekkilinin çiftçi olduğunu ve tek bir tarım kredisi kullandığını, buna rağmen bankanın farklı farklı kredi numaralarıyla tahsilat yapmaya kalktığını, müvekkilin bankaya borcunu ödediğini, birden fazla takip açıldığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, müvekkilin dava konusu takip nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 27/06/2013, 30/05/2014 ve 13/05/2016 tarihli üç farklı genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, son genel kredi sözleşmesiyle bağlantılı 13/05/2016, 29/06/2016 ve 10/03/2017 tarihli üç adet cari hesap sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmelere istinaden bilirkişi ek raporunda yazılı tabloda belirtilen kredilerin davalıya kullandırıldığı, takip konusu kredinin tabloda yazılı 37 ek numaralı 29.000,00-TL limitli Taksitli Tarımsal İhtiyaç Kredisine ilişkin olduğu, bu kredi borcunun ödemelerinde temerrüde düşülmesi üzerine davacı bankanın alacağı kat ederek davalıya ihtarname gönderdiği,
ihtarnamenin 26/02/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtarnamede yazılı 1 günlük sürenin geçmesi ile davalının 28.02.2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ödeme yapılmaması üzerine davacı banka tarafından eldeki davaya konu takibin başlatıldığı, takip konusu alacağın ticari kredi alacağı olduğu,
sözleşmenin 9.02 maddesine göre temerrrüt tarihinde banka tarafından ödünç para verme mevzuatına göre tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranına veya ileri artırıldığı takdirde artmış en yüksek kredi faiz oranının bu oranının %50'sinin ilave edilmesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi istenebileceği, bankanın fiilen işletilen akdi faiz yerine, fiilen uygulanmayan akdi faiz oranlarını baz alarak bu oranların %50 fazlası olan %53.82 oranında temerrüt faizi işlettiği ve takipten sonrası için de bu oranın uygulanmasını talep ettiği,
yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda bankanın TCMB'ye bildirdiği ve fakat müşterisine uygulamadığı akdi faiz oranlarını temerrüt faizi oranının tespitinde dikkate alamayacağı, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmediği, dolayısıyla bankanın fiilen uyguladığı akdi faizin dikkate alınarak temerrüt faiz oranının belirlenmesi gerektiği, buna göre bilirkişi raporunda belirtildiği üzere krediye fiilen uygulanan en yüksek akdi faizin %22,68 olduğu, buna göre sözleşmenin 9.02 maddesi dikkate alındığında istenebilecek temerrüt faiz oranının %34,02 olduğu,
bilirkişinin bu tespitler ışığında yaptığı hesaplamaların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle hazırladığı raporun dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak bilirkişi raporu doğrultusunda takipte istenen tutarlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin.
12.063,41-TL asıl alacak, 2.853,04-TL işlemiş faiz ve 9,63-TL gider vergisi olmak üzere toplam 14.926,08-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %34,02 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiş, borçlu itirazında haksız olduğundan ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hükme alınmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiftçi olduğunu, tarım işleri ile uğraştığını, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı banka tarafından haksız ve kötü niyetli olarak kredi kullandırıldığını, ödenmediği iddia edilen kredi numaralarına ilişkin olarak farklı farklı icra takibi yapıldığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcununu bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi ...'in düzenlemiş olduğu 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bulunmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Davacı vekilince, istinaf aşamasında 13/06/2022 tarihli dilekçesi ile takibe konu icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının haricen tahsil edilip infaz edildiğinin beyan edildiği, bu durumun davalının da kabulünde olduğu anlaşılmıştır.
Bu halde, dava konusuz kalmakla birlikte yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı konusunda tarafların haklılık durumuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklandığı üzere mahkemece ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna göre, tarafların kısmen haklı bulundukları, kısmen kabul redde göre yargılama gideri ile vekalet ücretine karar verilmesi ile hükmedilen asıl alacak yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekecektir.
İstinaf aşamasında oluşan konusuz kalma durumu nedeniyle kararın kaldırılması ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılması ve yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1370, K. 2022/1398, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama