İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/166 K.2025/295

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2022/166Karar2025/295Tarih28 Mart 2025Okuma12 dk · 2.421 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/166
Karar No
2025/295
Karar tarihi
28 Mart 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
11/11/2021
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Yazım tarihi
28/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.421 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine 10.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takip alacaklısını tanımamakla beraber, davalı taraf ile hukuki ilişkisi olmadığından dolayı davalıya böyle bir borcunun da bulunmadığını, müvekkilinin ...'ı tanımadığını, ancak davalının babası olduğunu düşündüğü ...ile 2008 yılında bir hukuki ilişkisi bulunduğunu, şöyle ki müvekkili ile davalının babası ....n iş yeri devri konusunda anlaştıklarını ve müvekkilinin ...'a devir işlemine karşılık senet verdiğini ancak daha sonra...n işyerini devretmekten kaçındığı gibi senetleri de takibe koyduğunu,

müvekkilinin ...a da borcu olmadığını ve ... yapmış olduğu takiplerin de kapatıldığını, davalının aradan 12 yıl geçtikten sonra dosyalarında imha edileceğini düşünerek babasından kaldığını düşündüğü seneti düzenleme tarihini 10.03.2018 vade tarihini 05.03.2020 alacaklısını da kendi ismini yazarak kötü niyetle icra takibine geçtiğini, müvekkili tarafından 12 sene önce davalının babasına senet verilmesi ve imzaların müvekkilinin imzasına benzemesi nedeniyle müvekkilince imzaya itiraz edilmekte tereddüt yaşandığını,

ülkede yaşanan koronavirüs sebebiyle alınan önlemler çerçevesinde icra müdürlüğüne başvurarak senet aslını inceleme imkanı olmamakla beraber Uyap üzerinden senet suretini incelediklerinde senedin alacaklı, düzenleme yeri, düzenleme tarihi kısımlarında tahrifat olduğunun fotokopisinden dahi çıplak gözle anlaşılmadığını, müvekkilinin davalı ... ile hiç bir hukuki ilişkisi bulunmamakta olup senedin bedelsiz ve hükümsüz olduğunu, dava dışı ...ile olan hukuki ilişkinin üzerinden on yıllık süre ve dosya saklama süreleri geçtikten sonra kasıtlı olarak iade edilmeyen senedin davalı adına doldurularak icra takibine konu edildiğini,

zira müvekkili davalıyı hiç tanımadığı için davalı ile hukuki bir ilişkiye girmesinin mümkün olmadığını, davalının 2008 yılında verilmiş olan senetlerden işleme konulmayan bir adet senedi, başka bir hukuki ilişkiymiş gibi göstermek için davalı lehine doldurarak icra takibi yaptığının açık olduğunu, zira senet üzerinde el ile "YTL" yazıldığının açıkça görüldüğünü, YTL ise 2009 yılının başı itibari ile tedavülden kaldırılmış olup 2018 yılında düzenlendiği iddia edilen basılı bir senede el ile YTL ibaresinin eklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun iddiaları kanıtladığını, yine senet üzerinde düzenleme tarihi,

vade tarihi, lehtarı, düzenleme yeri gibi unsurlarında tahrifat yapıldığının açıkça görüldüğünü, bununla birlikte senedin bir an için dahi 2009 senesinde (YTL'nin son tedavül tarihi) ...'a verildiği düşünülse dahi öncelikle senet alacağının zamanaşımına uğramış olacağını, ayrıca 2009 yılında daha 18 yaşını doldurmamış olan ... ile müvekkilinin 10.000,00 TL lik bir alacak borç ilişkisine girmiş olmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bu nedenlerle senet üzerindeki tahrifatın belirlenmesi açısından senet üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini,

yine müvekkili tarafından aslını inceleme imkanı bulunmadığı için senet üzerinde imza incelemesi de yaptırılmasını belirterek öncelikle teminatsız olarak (Mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı) icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, senedin müvekkiline iadesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar olan 10.000 TL’nin % 20’si üzerinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili; dava dışı ...ile davacı borçlunun yaklaşık 10-15 sene öncesinde beraber bir işyerini ortak olarak işlettiklerini, bu dönemde, davacı borçlunun çevre esnaflardan, ortaklık namına olduğunu ileri sürerek fakat aslında kendi şahsı adına bir takım ödünç alışverişler yaptığını, daha sonra bu esnaflara olan borcunu ödemeden davacı borçlunun ortaklıktan ve işyerinin bulunduğu muhitten ayrıldığını, müvekkili ve dava dışı müvekkilinin babasının o muhitte kalmaya ve davacı borçlunun borçlandığı esnaflarla yüz yüze olmaya devam ettiğini,

esnafların davacı borçluya ulaşamadıkları için davalı müvekkilinden ve dava dışı ...'dan alacaklı oldukları miktarları istediğini, davalı müvekkili ve babası ...'ın davacı borçlu ile görüşerek, uzun yıllar süren bu borçları esnaflara ödemeyi, toplam 10.000,00 TL olan borçlar için kendilerine senet verilmesi konusunda teklifte bulunduğunu, davacı borçlunun "esnaflara olan borcu siz ödeyin ben senet düzenler veririm" diyerek teklifi kabul ettiğini, böylece esnaf komşuları ile,

önceki kendi ortakları olan davacının borcu nedeni ile kötü olmamak adına, davalı müvekkilinin, davacının esnaflara olan borcunu ödediğini, karşılığında da 10.03.2018 tarihinde davalının müvekkili lehine 10.000,00 TL bedelli, 05.03.2020 vade tarihli senedi keşide edip verdiğini, işbu senedin vadesinin gelmesine rağmen ödenmemesi nedeni ile de Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası ile 10.03.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibi kapsamında davacı borçluya ödeme emri gönderildiğini, davacı borçlunun işbu ödeme emrine, takibe ve borca karşı herhangi bir itiraz sunmadığını, işbu takip itirazsız kesinleşmiş olup, daha sonrasında davacı borçlu tarafından kötüniyetli olarak işbu menfi tespit davasının açıldığını beyanla hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı işbu davanın reddine, tedbir kararının kaldırılmasına, davacı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "Mahkememizce tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, uzman bilirkişilerden rapor aldırılmıştır.

Mahkememizce Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından alınan 08.09.2021 tarihli raporda özetle; İnceleme konusu senette yer alan borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunu beyan etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2018 tarih...Esas ... Karar sayılı ilamında; "...kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin menfi tespit davasında takibe konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir." denilmiştir.

Bir kambiyo senedi olan bononun keşideci tarafından bazı unsurları eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulması TTK'nun 778/2-f maddesi yollamasıyla TTK'nun 680. maddesi gereğince mümkündür. Davacı keşideci olarak imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını kanuni delillerle ispatlamak zorundadır. Bononun lehtarı olan davalının bu bononun düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ispat etme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Rapor incelendiğinde davacının imzasını taşıdığı tespit olunmuştur.

Bonoda düzenlenme tarihinin gerçeğe uygun yazılması zorunlu değildir. (Yargıtay 12.H.D. 27.02.2007 648/3350)

Boş bir kağıda imza atan kişi bunun sonradan bono olarak tamamlanıp kendisinden talepte bulunulması halinde sorumludur. Doldurma yetkisinin tabi olduğu bir süre yoktur. Açık bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yazılı deliller ile ispat olunmalıdır. (Yargıtay 12.H.D. 15.01.2008 2007-21881/178)

Olayda imzanın davacıya ait olduğu tespit olunmuş olmakla, ispat yükü üzerinde olan davacı bononun anlaşmaya aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu yazılı delil ile kanıtlayamamış olmakla dava red olundu.

İİK'nun 72/4 maddesi hükmü "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir talebi kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde % 20'den aşağı tayin edilemez." düzenlemesini içerir. Somut olayda, tedbir yolu ile takip durdurulmuş olduğundan yasal koşulları oluşmakla davacı aleyhine tazminata da hükmedilmiştir" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ... tarafından 10.000,00 TL bedelli senede dayanarak icra takibine girişildiğini, müvekkilin takip alacaklısını tanımamakla beraber, davalı taraf ile hukuki ilişkisi olmadığından dolayı davalıya böyle bir borcunun da bulunmadığını, söz konusu takibe müvekkili adına itirazlarını bildirmiş olmalarına rağmen Yerel Mahkeme tarafından bu taleplerinin haksız bir şekilde reddedildiğini, müvekkili davalının ...'ı takip tarihine kadar isim olarak dahi bilmezken bu kişi tarafından kendisine icra takibine girişildiğini,

müvekkili ile davalının babası olduğunu düşündükleri ... arasında 2008 yılında bir işyeri devrinin meydana geldiğini, bu devir işlemine istinaden müvekkil...a 10.000,00 TL bedelli bir senet verdiğini, ancak daha sonra ...ın devir işleminden vazgeçtiğini ve devir işleminden kaçındığını, buna rağmen ... söz konusu senetleri icra takibine koyduğunu, müvekkili tarafından açılan menfi tespit davası sonucunda müvekkilinin haklı bulunduğunu ve davanın kesinleştiğini, müvekkilinin bu olaydan dolayı davalının babası ile tartıştığını ve tüm ilişkisini kestiğini,

davalının aradan 12 sene geçtikten sonra babasından kalma senedin düzenleme tarihini ve vade tarihini uyarlayarak ve alacaklı olarak kendi ismini ekleyerek tamamen kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğini, müvekkilinin kendisine gelen ödeme emrindeki senetlere baktığında imzaların kendi imzasına benzemesi nedeniyle tereddüt yaşadığını ancak Uyap üzerinden senedin suretini incelediklerinde senedin alacaklı, düzenleme tarihi ve düzenleme yeri kısımlarında tahrifat olduğunun suretten dahi çok net anlaşıldığını, müvekkilinin davalı ... ile hiç bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, senedin bedelsiz ve hükümsüz olduğunu,

ayrıca dava dışı ... ile olan hukuki ilişkinin üzerinden on yıllık süre ve dosya saklama süreleri geçtikten sonra kasıtlı olarak iade edilmeyen senedin davalı adına doldurularak icra takibine konu edildiğini, zira müvekkili davalıyı hiç tanımadığı için davalı ile hukuki bir ilişkiye girmesinin mümkün olmadığını, davalının 2008 yılında verilmiş olan senetlerden işleme konulmayan bir adet senedi, başka bir hukuki ilişkiymiş gibi göstermek için davalı lehine doldurarak icra takibi yaptığını, senet üzerinde el ile "YTL" yazıldığının açıkça görülmekte olduğunu, YTL'nin ise 2009 yılının başı itibari ile tedavülden kaldırıldığını,

2018 yılında düzenlendiği iddia edilen basılı bir senede el ile YTL ibaresinin eklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda tahrifata ilişkin bir inceleme yapılmadığını, imzaların müvekkile ait olduğunun tespit edildiğini ve söz konusu raporun hükme esas alındığını, ancak beyanlarında açıkça vurguladıkları üzere senette bir tahrifat meydana geldiğini ve "YTL" ibaresi "TL" olarak değiştirilerek icra takibine girişildiğini, müvekkilinin 2008 yılında imzalamış olduğu senetlerden dolayı davalının kötü niyeti nedeniyle borçlu duruma düşürülmek istendiğini,

durum bu derece açık ve sabitken yani çıplak gözle dahi fark edilebilen bir oynama olduğu aşikarken mahkemenin bu konuda en azından talepleri doğrultusunda bilirkişiye başvurmamasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun iddialarını kanıtladığını,

her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından ispat yükünün kendilerinde olduğu ve yazılı delil ile davalarını ispat edemedikleri gerekçesi ile dava red edilmiş ise de cevap dilekçesi ile senedin dava dışı babası olan ...'ın işletmiş olduğu işyerine ilişkin olduğu iddialarını kabul ettiğini ancak bu iddialarına bağımsız bir hukuki ilişki daha ekleyerek iş yerinin devrinden dolayı değil dava dışı...'ın iş yerindeki komşularından müvekkili tarafından alınan borçlardan dolayı senedin verildiğini ikrar ettiğini, bu cihetle artık davalı tarafça bileşik bağımsız/bağlantısız ikrar yapılmış olduğunu,

HMK'nın 188. maddesi uyarınca kesin delil niteliğinde olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin çevre esnafa borcu olduğunu ve bu borcun ödenmesi için davalıya müvekkili tarafından talimat verdiğini ispat etmesi gerektiğini, zira müvekkilinin olduğu iddia edilen borcun sadece müvekkilini bağlayacak olduğunu, ödenmesi konusunda davalının bir irade göstermesinin hukuka ve hayatın olağan akışına ters olduğunu, davalı tarafça yapılan ikrar nedeniyle ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğunu,

bu cihetle davalı tarafa 07.01.2021 tarihli duruşmanın 7 nolu ara kararı ile müvekkilinin borçlarını ödediğine dair ödeme belgelerini sunması için süre verildiğini, davalı tarafın ise 20.01.2020 tarihli dilekçesi ile iddiasının aksine borçların ödendiğine ilişkin bir belgelerinin bulunmadığını belirttiğini, hatta hangi esnafa borç ödediğine ilişkin açıklama dahi yapamadığını, ispat yükü kendisine geçen davalının iddiasını ispat edemediğinin kendi beyanları ile de sabit olduğunu, Mahkeme dosyasına arasına alınan... ile müvekkil arasında görülen davanın gerekçeli kararı ile de durumun açıkça ortaya çıktığını,

davalı tarafça senedin dayandığı hukuki ilişkinin talil edildiğini, ispat yükünün senedin dayandığı hukuki ilişkiyi talil eden tarafa ait olduğunu, davalı tarafın senedin bedelsizliği yönündeki iddialarını senedin dayandığı hukuki ilişkiyi talil ederek cevap verdiğini, bu nedenle senedin dayandığı hukuki ilişkiyi talil eden tarafın, yapılan hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, ancak davalı tarafın iddia etmiş olduğu hukuki ilişkiye ilişkin belge olmadığını kendisinin beyan ettiğini, bu nedenle ispat yükünün kendisine geçen davalının iddiasını talil etmiş olduğu hukuki ilişkinin varlığını ispat etmesi gerektiğini,

bunlarla birlikte müvekkilinin davalı ile herhangi bir ortaklıkta bulunmadığını, dava dışı ...ile iş yerinin devredilmesi karşılığında senet verildiğini, iş yerinin de devredilmemesi nedeniyle hükümsüz ve bedelsiz kaldığı yönünde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...

Karar kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunduğunu, taraflarının iddialarının mahkeme ilamı ile de sabit olduğunu, davalının aksi yöndeki iddia ve ikrarını ispatın kendisine düştüğünü, bu yönde hiç bir delil sunmadığı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen 10.000,00 TL tazminatın da yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 72. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğu, davacı tarafça senette tahrifat bulunduğu iddia edilmiş ise de "TL" ibaresinin çizilerek elle "YTL" olarak düzeltilmesinin senette tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği, Yerel Mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporla senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği,

davacının açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasına yönelik iddialarına gelince, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulmuş olduğunun yazılı delil ile ispatlanamadığı, davacının dava dilekçesinde senedi davalının babasına işyeri devri için verdiğini, devir gerçekleşmediğinden bedelsiz kaldığını ileri sürdüğü, davalının ise senedin davacının borçlarının ödenmesine karşılık verildiğini savunduğu, dava konusu bono üzerinde nakden veya malen kaydının bulunmadığı, davalı tarafça senedin ihdas nedeninin değiştirilmesinin söz konusu olmadığı,

davacının, davalının babası aleyhine açtığı menfi tespit davasına konu senedin de işbu davaya konu senetten farklı bir senet olduğu, dava ile ilgisinin bulunmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında ispat külfeti davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği, Mahkemece tedbir kararı verilmiş ve tedbir uygulanmış olmakla yasal koşulları oluştuğundan davalı lehine İİK'nın 72/4.

Maddesi uyarınca %20 oranında tazminata hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harçla ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28/03/2025

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/166, K. 2025/295, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/166
Karar No
2025/295
Tarih
28 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/167 K.2025/248
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/167 K.2025/224
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/169 K.2025/440
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/169 K.2025/51
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/170 K.2025/470
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/172 K.2025/269

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.