KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1776
- Karar No
- 2025/1056
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28/04/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 04/11/2025
Karar Metni
1.885 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; davalı aleyhine yürütülen Denizli 8.İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile 291.274,50-TL miktarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalının borcunu uzun süreden beri ödemediğini, müvekkili tarafından davalının talebi üzerine bir takım iş ve işlemler yapıldığını, fatura kesildiğini, faturaların davalıya gönderildiğini, davalı tarafın müvekkilini oyaladığını, davalı hakkında icra müdürlüğünce takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini beyanla davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine,
davalı adına taşınmaz, araç, mal varlıkları ile banka hesapları üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkilinin .... ilinde faaliyet gösteren ... isimli tüccara ait firmanın soğuk hava odalarının malzemelerini tedarik etmiş olup, karşı tarafın isteği ile soğuk hava odalarını kuracak ekip ile ...'ı tanıştırdığını, ...'ın işlerin yapımından memnun kalması üzerine müvekkilinden meyve işleme hattı kurmak için yardım talebinde bulunduğunu, hattaki meyve çekirdeği çıkarma ve sap ayırma işlemi için yapılacak makinaların yapımında kendisine yardımcı olmasını rica ettiğini, tarafların makina imalatı için bir araya gelip makinanın yapılması konusunda anlaştıklarını, makinalar çalışmayınca alıcı ile satıcının birbirine düştüğünü,
davacının alıcı ile satıcıyı tanıştıran müvekkiline bu işi yüklemeye çalıştığını, makinaların ...'a 2018 yılında teslim edildiğini, geçen 2 sene boyunca çalıştırılamadığını, irsaliye tarihi, fatura tarihi, adresler ve irsaliyenin içeriğindeki makinalar ile faturanın içeriğindeki makinalar incelendiğinde içeriklerinin birbirini tutmadığının ve sanal alacak oluşturmak için böyle bir girişimde bulunulduğunun anlaşılacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "taraflar arasında alım satıma dayalı ticari ilişki bulunmakta olup davalı tarafından ayıp iddiasında bulunulmuş ise de, davaya konu faturanın 2019 yılına ait olması, dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporuna göre iddia edilen ayıpların olmaması, faturaya konu ürünlerin tesliminden dava açılış tarihine kadar davalı ya da üçüncü kişi tarafından TTK 18. maddesinin aradığı şartlarda süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmaması bu haliyle davalının TBK'nun 223/2 gereğince satılanı kabul etmiş sayılacağı anlaşılmakla, davalı tarafın ayıp iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsilini talep ettiği, davalı vekilinin ise savunmasında davacı ile aralarında faturadan kaynaklı ticari ilişki bulunmayıp davaya konu makinelerin dava dışı üçüncü kişiye satıldığını, davalının bu ilişkide aracı konumunda bulunduğunu belirtmiş ise de; faturaya konu ürünlerin dava dışı üçüncü kişiye davalı aracılığı ile teslim edilmesi, davacının davalıya düzenlediği faturaya konu ürünlerinin aynısının davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye fatura edilmesi, fatura bedelinin dava dışı üçüncü kişi tarafından davalıya ödenmesi,
davalı tarafından da davacıya bir kısım ödemelerde bulunması hususları ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları, tanık beyanları ve taraf beyanları bir bütün halinde değerlendirilmiş olup davalı tarafın takibe konu alacağı ödemediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 287.054,49 TL üzerinden devamına karar verilmiş, alacağın taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Takip borçlusu yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için; geçerli bir icra takibi yapılmış olması, geçerli bir itirazın olması, süresinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmada haksız ve kötü niyetli olması, itirazın iptali davasının reddedilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafın kötü niyetinin sübut bulmadığı kanaati ile yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili ile davacı arasında makina alım satımı yapılmadığını, müvekkilinin davacı ile üçüncü kişi ...'ı tanıdığı için tarafları buluşturup arabuluculuk yaptığını, bu işten ticari kazanç elde etmediğini, müvekkilin makina imal etme olanağı bulunmadığını, soğuk hava depoları için malzeme satışı yaptığını, bu nedenle tarafları tanımadığını, ...'ın makinalar verimli şekilde çalışmadığı için ve bu makinaların yapılması için davacıyı tavsiye etmesinden dolayı müvekkilini sorumlu tuttuğunu, ayrıca verimli çalışmayan makinalara da bedel ödemek istemediğinden davacıya makina bedelini ödemediğini,
davacının da müvekkilinin tanıdığı ve arabuluculuk yaptığı için müvekkilini sorumlu tutmak adına müvekkili hakkında icra takibi yaptığını ve devamında bu davanın açıldığını, dava konusu olan ... sıra ... nolu faturanın ... nolu sevk irsaliyesine dayanak gösterilerek hazırlandığını, ... nolu sevk irsaliyesinin 17/06/2019 tarihinde düzenlendiğini, ... nolu faturanın ise 06/08/2019 tarihinde düzenlendiğini, 06/08/2019 tarihli faturanın da Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine istinaden geçersiz olduğunu, Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine göre faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde düzenleneceğini,
bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağının belirtildiğini, bu nedenlerle faturanın hukuki delil niteliğine haiz bir belge olmadığını, müvekkili tarafından makinaların teslim alındığına dair bir teslim tutanağı, sevk irsaliyesi ya da imza edilmiş herhangi bir belge bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığını, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere eser sözleşmesinin varlığının yazılı delille ispatlanması gerektiğini,
davacının dosyaya sunduğu yazılı bir delil bulunmadığını,Mahkemenin yapılan makinalardaki ayıbın süresinde bildirilmediğini ama makinaların ayıplı olduğunu kabul ettiğini, halbuki davacı tanıkları ve üçüncü kişi ...'ın makinaların ayıplı olduğunu beyan ettiğini, hatta davacı tarafından ayıbın giderilmesi için çaba gösterildiğini ve davacının bir çok defa makinaların olduğu .. ya gidip ayıbı gidermeye çalıştığını, bu haliyle Mahkemenin ayıbın zamanında ihbar edilmediğini kabul etmesinin usule uygun olmadığını, davacı her ne kadar ayıbı giderdiğini iddia etse de bilirkişi raporunda ve ...'ın beyanında ayıbın giderilmediğinin belirtildiğini,
dava konusu makinaların verimli çalışıp çalışmadığı hakkında ürün mevsiminde ürünlü olarak çalıştırılıp yeniden makina kontrolü yapılmak suretiyle rapor aldırılması gerekirken bunun yapılmadığını, dava konusu makinaların ayıplı olduğunun davacıya bildirildiğini, davacının ayıbı gideremediğini, davacıya ihbar yapılmadığı iddiasının asılsız olduğunu, bu ihbarın her türlü şekilde yapılabileceğini, eğer ihbar yapılmamış olsa davacının niye tamire gittiğini açıklayamadığını, ancak ayıbı gideremeyeceğini anlayınca işini yarım bıraktığını, makina ayıplı olmasa üçüncü kişi ...'ın yeniden başka makina almasının da bir mantığının bulunmadığını,
bu hususun da açıklanamadığını, en son alınan bilirkişi raporunda makinaların fiziki olarak çalıştığının ancak ürün çıkarma konusunda ise ürün olmadığı için test yapılamadığının, ürün mevsiminde test yapılabileceğinin belirtildiğini, davanın başından itibaren makinaların fiziki olarak çalıştığı ancak verim üretilemediğini beyan ettiklerini, raporda bu iddianın tespit edilemediğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki ilişki satış ilişkisi olarak nitelendirilmiş ve davalı yanın ayıp konusundaki itirazları TTK'nın 18. maddesine göre değerlendirilmiştir. Ancak davacı yan davaya konu makineleri davalı yanın isteği üzerine üreterek montajını da gerçekleştirmiş olduğundan dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ayıp konusunda TTK hükümlerinin değil TBK'nın 474. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda; davalı, makinelerin çalıştığını ancak verimli üretim yapmadığından makinelerin ayıplı olduğunu iddia etmektedir. Bu durumda ayıp ihbarının TBK'nın 474. maddesine göre eserin tesliminden itibaren uygun süre içinde yapılması gerekir. Uygun süre eserin niteliğine göre tespit edilir. Eserin niteliğine göre ilk üretim yapıldığında verim alınamamaya ilişkin hataların tespit edilebileceği açıktır.
Makinelerin teslim edildiği ...'ın, makinelerin verimli çalışmadığını ancak davacı ile hiç iletişimde bulunmadığını beyan ettiği, dinlenen davacı tanıklarının ise makineler ile ilgili arızaya ilişkin şikayetin davalı tarafından bildirildiğini, akabinde makinelerin bulunduğu Tavşanlı'ya gidilip makinelerin sorunları giderilerek ve revize edilerek çalışır şekilde teslim edildiğini, verim alınamadığına ilişkin bir şikayetin yapılmadığını, revize işleminden sonra makinelere ilişkin başkaca bir şikayetin de gelmediğini beyan ettiği,
açık ayıp olarak kabul edilen ürünlerdeki hatalara ilişkin davalı süresinde ayıp ihbarı yapmadığından ayıptan kaynaklanan seçimlik haklarını kullanamayacağı, makinelere ilişkin alınan bilirkişi raporunda da gizli bir ayıp belirlenemediği, davalı yanca ürünlerin teslim edilmediğinden bahisle fatura iade edilmişse de; ürünlerin itirazi kayıtsız teslim alınıp, davacı yana kısmi ödemeler de yapıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafından, dava dışı üçüncü kişiye makine bedellerinin fatura edildiği,
yine fatura bedellerinin tamamının ürünleri teslim alan dava dışı ... tarafından davalı yana ödendiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince sonuç olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlık satış ilişkisi olarak nitelendirilip, davalı yanın ayıp konusundaki itirazları TBK'nın 18. maddesine göre değerlendirilmiş olması isabetsizdir. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve gerekçe değiştirilmek suretiyle yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1776, K. 2025/1056, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama