KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2454
- Karar No
- 2022/1600
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/08/2022
- Davanın konusu
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Yazım tarihi
- 28/11/2022
Karar Metni
1.118 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; hamili iken kaybettiğini bildirdiği muhatabı ..... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ..., keşide tarihi 15.03.2022 Çek no su ... olan 50.000 TL bedelli çeki kaybettiğini belirterek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının ihtiyati tedbir talebi mahkemece kabul edilerek teminat karşılığı çek bedelinin çekin ibrazı halinde ödenememesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
3. kişi itiraz dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, zayi nedeniyle iptali istenen çekin de kendisine ödeme amacıyla verildiğini, kendisinde bulunan çekin kaybolmaması için .... ... Şubesine teslim edildiğini, bu çekin 03/03/2022 olan dava tarihinden önce 10/12/2021 tarihinde bankaya depo edildiğini belirterek, ödeme yasağının kaldırılmasına, çekin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacıya 3. kişi ... hakkında çek ile ilgili istirdat davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği aksi halde davanın reddedileceği ve ödeme yasağının da kaldırılacağı yönünde ihtarda bulunulduğu, bunun üzerine davacı vekili tarafından 07/07/2022 tarihinde verilen dilekçe ile 2 haftalık süre içerisinde ... hakkında Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden istirdat davası açıldığı bilgisi verildiği görülmüştür.
Mahkeme istinafa konu kararında özetle; 3. kişi ... hakkında davacının mahkemeye verdiği 07/07/2021 tarihli dilekçe ile dava konusu çek hakkında istirdat davası açıldığının belirtilmesi karşısında davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonu- cunda bir karar verilmesine yer olmadığına ve tedbirin kaldırılıp teminatın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine karar verildiği görülmüştür.
Karara karşı davacı vekili ve 3. kişi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas hakkında verilen karar taraflara tebliğ edilmeden hatta gerekçeli karar dahi yazılmadan mahkemece tedbirin kaldırıldığını, bunun yasal olmadığını, kural olarak tedbir kararının aksi ayırıca belirtilmediği sürece nihaî kararın kesinleşmesine kadar hüküm ifade edeceğini, her ne kadar gerekçeli kararın yazılma tarihi kararda 02/08/2022 olarak belirtilse de gerçekte kararın 04/08/2022 tarihinde yazıldığını, tedbirin kaldırılmasına ilişkin müzekkerenin yazılmasından sonra bu yazıya 04/08/2022 tarihinde itiraz ettiklerini gerekçeli kararın bu itirazdan sonra yazıldığını belirterek; kararın kaldırılmasına ve daha önce verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye hükmünü sürdürmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. kişi vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının aslında geçerli bir istirdat davası açmadığını, açtığı davanın menfi tespit davası olduğunu, bu yüzden de davanın reddine karar vermesi gerekirken verilen konusuz kaldığına ilişkin kararın yerinde olmadığını, müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek istinaf konusu kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, çek iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilek- çesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davacının açtığı çek iptal davasından sonra dava konusu çekin meşru hamili olduğu iddiasıyla davaya müdahale eden 3. Kişiye karşı açılan istirdat davası üzerine daha önce o çekle ilgili verilen ihtiyati tedbir kararının davanın konusuz kaldığından bahisle kaldırılıp kaldırılamayacağı nokta- sındadır.
Karar 3. Kişi vekili tarafından da istinaf konusu edilip davanın reddine ve müvekkili lehine yargılama masraflarına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ise de hasımsız olarak açılan çek iptali davalarına çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut değildir. Bu yüzden 3. Kişinin istinaf taleplerinin aktif husumet ehliyeti olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Tedbir kararının ayrıca veya esas hükümle birlikte kaldırılması gerektiği yönünde bir kuralı kanun öngörmemektedir. Dolayısıla davacının gerçekte ödeme yasağı kaldırıldıktan sonra esas hakkında karar verildiği ve verilen bu kararda ayrıca tedbir kararının da kaldırıldığı iddiasının sonuca bir etkisi yoktur.
Gerek TTK.’nun 763. Maddesine gerekse 758. Maddesine göre “Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.” denilmek- tedir.
Belirtilen hükümden anlaşılması gereken, zayi nedeniyle iptali istenilen çekin yargılama sıra- sında ortaya çıkması halinde verilmesi gereken karar "davanın konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde olmalıdır. İstirdat davasının açıldığının anlaşılması halinde mahkemece ödeme yasağı kaldırılmamalı bu hususta gereken karar istirdat davasına bakan mahkemece verilmesi gerektiğinden tedbirin akibeti bu mahkemeye bırakılmalıdır. İstirdat davasının açılmaması halinde ise ödeme yasağına ilişkin tedbir kararının kaldırılması gerekir.
Somut dosyaya gelince; mahkemece davacıya istirdat davası açmak üzere yasal süre verilmiş, davacı bu sürede çek istirdatına ilişkin davayı açmıştır. Her ne kadar 3. Kişi bu davanın çek istirdatına ilişkin değil menfi tespite ilişkin olduğunu iddia etmekte ise de yapılan incelemede davanın çek istirdadına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin çek istiradat davasının açıldığını kabul ederek davanın konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı yerinde ise de karar ödeme yasağına ilişkin tedbir kararının kaldırılması yönünden yerinde değildir. Davacının istinaf talebi bu yönden yerinde bulunmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2454, K. 2022/1600, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama