KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/674
- Karar No
- 2025/567
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28/12/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 24/06/2025
Karar Metni
1.691 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili amacıyla Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının kötüniyet ile takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı-borçlu itirazında herhangi bir borcu bulunmadığını beyan etmişse de bu beyanın gerçeği yansıtmadığını, davalı borçlunun takibe dayanak cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere takip tutarı kadar borcunun bulunduğunu, borçlunun her defasında borcunu ödeyeceğini beyan etmiş olmasına rağmen bu güne değin borcunu ödemediğini beyanla davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, davalı borçlunun Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili aleyhine başlatmış olduğu icra takibindeki borcun dayanağı her ne kadar açık hesap bakiye borcu gibi ifade edilmişse de borcun ... Bankası ... Bulvarı ... Şubesi'ne ait ... numaralı, keşide yeri ...i, keşide tarihi ... olan lehtarı davacı olan ve keşidecisinin müvekkili olduğu çeke ilişkin olduğunu, davacı tarafından çekin ciro edilmek suretiyle davacıdan ... İnşaat firmasına, daha sonra ... Petro Kimya firmasına ve en son ...
Tekstil Ürünleri firmasına devredildiğinin görüldüğünü ve ciro zinciri uyarınca yetkili hamil olan ... Tekstil Ürünleri firmasına çek bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, buna rağmen davacı tarafın söz konusu borca dayanarak müvekkili aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarınca süresi içerisinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde ise herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyanla, öncelikle davacının davasının reddine karar verilmesini, lehlerine takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya mal teslim etmiş olduğu, davalının karşılığında ... Bankası ...
Bulvarı ...şubesine ait ... çek numaralı ... keşide tarihli çek keşide ederek davacıya kargoyla gönderdiği, gönderilen çek kargoda kaybolduğu halde yetkili hamili olan davacı tarafça çek iptali davası açılmadığı, çeke ilişkin tedbir kararı alınmadığı, çekin ciro edildiği ve birbirini takip eden düzenli ciro silsilesine göre ibraz edilen yetkili hamile çek bedelinin ödendiği,
her ne kadar davacı tarafça söz konusu çekteki lehdar cirosunun şirket yetkilisine ait olmadığı iddia edilmiş, alınan ATK raporunda da cirodaki imza ile davacı şirket yetkilisinin imzası arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiş ise de, davalı tarafça imzanın sıhati araştırılamayacağından, birbirini takip eden düzenli ciro silsilesine göre yetkili hamile ödeme yapmakla davalı borçlu borcundan kurtulmuştur.
Davacı lehdarın imzasının sahteliği keşidecinin ödeme yükümlülüğünü değiştirmeyeceği, davalı keşidecinin, çeki ibraz eden hamile kendisinden sonra meydana gelen vakıalar nedeni ile ödeme yapmaktan kaçınamayacağı, davacının çek hakkında iptal kararı da almadığı gözetildiğinde, davalının davacıya olan borcundan üçüncü kişi yetkili çek hamiline ödeyerek kurtulduğu, takibe itirazında haklı olduğu, davacının davasının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre, davanın reddine karar verildiği, davacının başlatılan takipte haksız olduğu anlaşılmış ise de, kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığı kanaatine varılmış, tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin malı teslim ettiği konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, davalı taraf müvekkilinin malı teslim ettiğini kabul ettiğini, davalı tarafın ise ödemeyi ihtilaf konusu çek ile yaptığını belirttiğini, ödeme yapıldığını ispat yükünün davalı - borçluda olduğunu, davalı borçlu tarafça çekin teslim edildiğine veya borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir teslim fişi, tahsilat makbuzu vs. sunulmadığını, davalı vekilinin karar duruşmasında "...Çekin hak sahibi davalıdır.
Çek kargoda kaybolmuştur.
Davacı tarafından çek iptali davası açılmamıştır." beyanı ile çekin müvekkilinin uhdesine geçmediğini, müvekkilinin hiçbir zaman elinde bulunduran konumuna ğeçmediği, eş söyleyişle yetkili hamil olmadığını ikrar ettiğini, çek üzerinde ATK tarafından yapılan imza incelemesinde müvekkili şirkete atfedilen ciro üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının belirtildiğini, davalının edimini yerine getirmek için gönderdiğini söylediği çekin kargo ile gönderildiği ve müvekkili uhdesine geçmeden kargoda çalındığını hem mahkemenin hem de son duruşmadaki davalı vekili beyanından davalının kabulünde olduğunun anlaşıldığını,
Mahkemenin gerekçesi ve uyuşmazlık konusu olay hakkındaki değerlendirmelerinin çelişkili olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında çekin kargoda müvekkili şirket uhdesine geçmeden kaybolduğunu kabul ettiğini, burada müvekkili şirkete yüklenebilecek herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını, TTK'nın 686/1. maddesinde yetkili hamilin poliçeyi elinde bulunduran kişi olduğunun belirtildiğini, Mahkeme gerekçesinde çekin kargoda kaybolduğunu kabul etmesine rağmen hatalı değerlendirme ile müvekkilini yetkili hamil saydığını, müvekkilinin hiçbir zaman yetkili hamil olmadığını, kargoda çalınan ve ellerine geçmeyen,
uhdelerine girmeyen çekin hamili de olamayacakları açıkça ortada iken ve bu kabul edilmişken anlaşılamaz bir şekilde çek hamili oldukları ve sadece çek hamilinin açacağı iptal davasını açmadıkları gerekçesiyle hatalı olarak davanın reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesi'nin kararını dayandırdığı Yargıtay kararları ile mahkeme kararındaki gerekçelerin çeliştiğini, bu kararlardaki uyuşmazlıklarda keşidecinin çeki teslim ettiği ve ortada teslim belgesinin bulunduğunun belirtildiğini ve çek iptali davası açma yükünün en son uhdesinde bulunduran yetkili hamilde olduğunun kabul edildiğini,
İlk Derece Mahkemesinin bir taraftan çekin müvekkili şirket uhdesine geçmeden kaybolduğunu kabul ettiğini, diğer taraftan hatalı değerlendirme ile müvekkilini yetkili hamil kabul ettiğini beyanla Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça davalı yan aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile cari hesaptan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı yanın ise icra takibindeki borcun dayanağı her ne kadar açık hesap bakiye borcu olarak gösterilmişse de borcun ... Bankası ... Bulvarı ...Şubesi'ne ait ... numaralı, keşide yeri ..., keşide tarihi ... olan lehtarı davacı olan ve keşidecisinin müvekkili olduğu çeke ilişkin olduğunu, davacı tarafından çekin ciro edilmek suretiyle davacıdan ... İnşaat firmasına, daha sonra ... Petro Kimya firmasına ve en son ... Tekstil Ürünleri firmasına devredildiğinin görüldüğünü ve ciro zinciri uyarınca yetkili hamil olan ... Tekstil Ürünleri firmasına çek bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini savunduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince bahse konu çekteki lehtar imzasının davacı yana ait olup olmadığına ilişkin alınan ATK raporunda çekteki lehtar imzası ile davacı şirket yetkilisinin imzası arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, davalı tarafça imzanın sıhati araştırılamayacağından birbirini takip eden düzenli ciro silsilesine göre yetkili hamile ödeme yapmakla davalı yanın borcundan kurtulduğu, davacı lehdarın imzasının sahteliğinin keşidecinin ödeme yükümlülüğünü değiştirmeyeceği, davacı çek hakkında iptal kararı da almadığından davalının davacıya olan borcunu çek hamiline ödeyerek kurtulduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak; 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1. maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davalı keşidecinin çeki davacı adına düzenleyerek kargoya verdiği, çekin kargoda kaybolduğu hususu ihtilafsız olduğu, davacının çekin lehtarı olması ve çek henüz kendisine ulaşmadan (teslim edilmeden) kargoda kaybolduğundan davacının yetkili hamil olmadığı ve TTK'nın yukarıda açıklanan maddeleri gereği zayi nedeniyle iptal davası açamayacağı halde davacının zayi nedeniyle iptal davası açmadığından bahisle çek hamiline ödeme yaparak borcundan kurtulduğundan bahsedilemeyeceği gibi davalı yanın davacı yana ödeme yaptığı da iddia ve ispat olunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince olaya uygun olmayan içtihatlar esas alınarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/674, K. 2025/567, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama