KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/678
- Karar No
- 2025/566
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25/01/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 24/06/2025
Karar Metni
1.701 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; davalı tarafından, müvekkili aleyhine Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında yer alan 70.000,00-TL bedelli bir adet sahte kambiyo senedi düzenlenmek suretiyle icra takibine girişildiğini, takibin kesinleştirildiğini, müvekkilinin herhangi bir mal veya hizmet almadan davalı alacaklıya bu senedi tehdit ve baskı ile imzalayarak vermek zorunda bırakıldığını, düzenlenen bu sahte borç senedi sebebiyle müvekkilinin ve ailesinin icra tehdidi altında bırakıldığını, ilk yapılan haciz işleminde koyun ve ineklerin haczedildiğini, müvekkilinin babası.... üzerine yediemin olarak bırakıldığını,
daha sonra 25/09/2020 tarihinde yapılan haciz işlemi ile müvekkilinin icra tehdidi altında ve icrayı geri bırakmak için aynı gün müvekkilinin babasının borç bularak alacaklı vekiline haricen 10.000,00-TL ve 5.000,00-TL belge karşılığında ödeme yaptığını, müvekkilinin olmayan bir borçtan dolayı tehdit ve baskı altında icra emri tebligatını baba evi olan...nun evinden alarak icra takibini kesinleştirmek zorunda bırakıldığını, müvekkilinin... isimli şahsın ...ndaki iddia bayiinde 2018-2019 yılları arasında yasa dışı iddia oynatılarak borçlandırıldığını, elinden zorla 5 adet senet alındığını,
başka kişilere cirolanarak senetlerin piyasaya dağıtıldığını, müvekkilinin bu borç senetleri dolayısı ile adına kayıtlı olan... plakalı aracı ve... iki adet müvekkilinin anneannesi adına kayıtlı gayrimenkulleri,..., ...,..., ... ve ... üzerlerine değişik zamanlarda satış yaptığını, borç senedi ödendiğinde aracın satışının geri müvekkiline verildiğini, müvekkilinin bu şahısların banka hesaplarına çeşitli zamanlarda para göndermesine rağmen müvekkiline senetlerinin geri verilmediğini, yasal olmayan bir şekilde çete üyesi şahıslar tarafından iki yılı aşkın süredir baskı ve tehdit ile müvekkilinin tehdit edildiğini,
senetlerin başka isimler adı altında icraya konulduğunu, icra tehdidi altında senetlerin tahsilatı yoluna gidildiğini beyanla Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün....Esas sayılı dosyasına konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, senette yazılı olan 70.000,00-TL'nin en az %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; icra takibine konu bononun tehdit veya baskı altında düzenlenmiş olmasının söz konusu olmadığını, davacının bu bonoyu hiçbir baskı ve tehdit altında olmaksızın bizzat kendisinin nakdi borç para karşılığı, alacaklı müvekkili lehine düzenlendiğini, davaya ve icra takibine konu bono incelendiğinde de ortaya çıkacağı üzere söz konusu bononun ciro yoluyla da teslim alınmadığını, davalı alacaklı müvekkilinin bononun lehtarı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi zorla para tahsilatı yapılması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını,
davacı ... tarafından davaya konu borca ilişkin 25.09.2020 tarihinde 10.000,00-TL ve 30.09.2020 tarihinde 30.000,00-TL olmak üzere toplam 40.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin de esasen davacının borcunu ikrar ve kabul ettiğinin göstergesi olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "her ne kadar davacı tarafça müvekkilinin dava konusu senedin tehdit ve baskı ile imzalattırıldığı ileri sürülmüş ise de, gerek tanık beyanları gerekse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası ile bu iddia ispat edilememiştir. Davaya konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olduğu konusunda tereddüt yoktur. Dava konusu bonodaki nakden kaydı senet lehtarı lehine bir kayıt olup, davacı ...ya borç para verildiğini gösterir.
Senede karşı her türlü iddianın HMK 200. Maddesine göre yazılı delille ispatı gerekir. Somut olayda davacı tarafın banka hesaplarından tespit edilen ödemelerin dava ve takip konusu 70.000,00 TL bedelli bono ile ilişkili olduğuna dair herhangi bir delil yoktur. Dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığından davacı tarafa yemin teklif etme hakkı da hatırlatılamamıştır.
Buna göre davacı tarafın senedin bedelsiz olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı sonucuna varıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İİK'nun 72/4 maddesi hükmü "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir talebi kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde %20'den aşağı tayin edilemez." düzenlemesini içerir. Somut olayda, dava konusu bono hakkında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik tedbir kararı verilmiş olduğundan yasal koşulları oluştuğu kanaati ile davacı aleyhine tazminata da hükmedilmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemece eksik incelemeyle ve usul hükümlerine aykırı olarak tesis edilen hükmün kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Yerel Mahkeme dosyasındaki evraklar değerlendirildiğinde de görüleceği üzere davalı her ne kadar nakdi borç para karşılığında mezkur bononun verildiğini iddia etmiş olsa da işbu hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, hukuka, hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece davalının ..., ...ve ...isimli kişiler ile ilgili olduğu belirlenen Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın....
Soruşturma numaralı dosyasının dikkate alınmadığını, mezkur soruşturma dosyası dikkate alınsa idi davalı ...ın müvekkili tarafından havale yapılan kişilerle tanışıklığının olduğu ve davaya konu senedin müvekkilinin bu kişiler tarafından baskı altında düzenlenen sahte borç senedi olduğunun sabit bir hal alacağını, davaya konu senedin mevcut bir ticari ilişki ya da borç ilişkisinden kaynaklanmadığını, müvekkilinin davalıya bu miktarlarda borçlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davalıya nakdi bir borcu olmadığı gibi icra konusu senedin sözde lehdarı olması sebebi ile baskı ve tehdit altında davalıya mezkur senedi verdiğini,
müvekkilinin davaya konu senedi almak için davalıya başvurmuşsa da davalı tarafından raporda bahsi geçen kişilerin hesaplarına para yatırıldığında verileceğinin iddia olunduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığı halde iddia olunan havaleleri yapmak zorunda bırakıldığını, fakat zorla imzalatılan senedi de geri alamadığını, müvekkilinin ... isimli şahsın... meydanındaki iddia bayiinde 2018-2019 yılları arasında yasa dışı iddia oynatılarak borçlandırıldığını, dava konusu bu senedin de daha önce verilen 5 senetten biri olduğunu ve çete üyesi davalı alacaklıya ciro edilerek icraya konulduğunu,
tefecilik parası ya da kumar parası adı altında borç para vermenin yasa dışı olduğunu, kambiyo senetlerine mahsus böyle yüklü bir miktar senedin ancak bir mal veya hizmetin alınması karşılığı veya fatura veya irsaliyeli mal ve hizmet dökümü karşılığı veya banka muamelesi karşılığı alınıp verilebileceğini, sahte senedin ne amaçla, hangi hizmet veya malın karşılığı olarak alındığının karşı tarafın banka hareketleri ve ticari defterleri ile ispatlanamadığını,
senedin sahte olduğu ve dolayısı ile icra dosyasının geçerli bir alacak olmadığı sabit iken Yerel Mahkemece eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu beyanla hukuka ve hakkaniyete aykırı Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine mahsus olarak başlatılan icra takibi sebebiyle davacının karşı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nda, bono kambiyo senetleri içerisinde düzenlemiştir. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Bu sebeple bono bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olup illete bağlı olması gerekmez ve bononun bedelsiz olduğunu iddia eden taraf kural olarak bunu ispatlamalıdır.
Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Bu durumda taraflardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını ileri sürüyorsa buna senedin talili denilmektedir.
Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı taraf bononun davalı tarafça kendisinden zorla ve tehdit suretiyle alındığını bu nedenle bononun bedelsiz olduğunu davalı taraf ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür. Dava konusu bonoda, senedin düzenlenme nedeni nakden olarak belirtilmiş olup davalı yanca da senedin ihdas nedeni talil edilmemiştir. Bu nedenle ispat yükü bononun bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olacaktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un ''Senede karşı tanıkla ispat yasağı'' başlıklı 201. maddesinde; ''(1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.'' hükmünü düzenlemiştir. Bu hüküm gereği imzası inkar edilmeyen bononun bedelsiz olduğu iddiası sadece yazılı delille ispat edilmelidir.
Ancak HMK'nın ''Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları'' başlıklı 203. maddesinde; ''(1) Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: ...ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları ...'' hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre irade bozukluğu halleri HMK'nın 201. maddesine istisna teşkil etmektedir. Yani irade bozukluğu halinin varlığı yönünde iddia varsa tanık dinlenebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf bononun kendisinden zorla ve tehdit altında alındığını ileri sürerek irade bozukluğu iddiasında bulunmuştur. Bu sebeple davacı davasını tanık dinleterek ispat edebilir. Ancak davacı tarafından davada dinletilen tanıkların beyanlarından, davalı tarafın davacıyı tehdit ettiğine bizzat şahit olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu sebeple tanık ifadesi davayı ispat için yetersiz kalmıştır.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma ve ... Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında; müştekinin (eldeki davanın davacısı) ..., şüphelinin (eldeki davanın davalısı)... olduğu, suçun tefecilik yapmak suçu olduğu ve 22/12/2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği; Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında ise, davalının taraf olmadığı, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından davalı yan hesabına davaya konu senede ilişkin yapılmış bir ödemenin de bulunmadığı anlaşılmakla bu açıklamalar ışığında davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/678, K. 2025/566, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama