İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/680 K.2025/571

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2022/680Karar2025/571Tarih24 Haziran 2025Okuma26 dk · 5.130 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/680
Karar No
2025/571
Karar tarihi
24 Haziran 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
12/02/2021
Davanın konusu
Şirket Müdürlerinin Azli ve Kayyım Atanması
Yazım tarihi
24/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.130 kelime·26 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; davalılardan ...'nin üç ortaklı bir limited şirket olduğunu, şirketin % 40 hissesinin davacı şirkete, % 40 hissesinin,.... Tic. A.Ş.’ye, % 20 hissesinin ise... Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, ...'nin 30.03.2018 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmeye uygun olarak ... ...ve ... ile ...Ltd.

Şti.'nin müdür olarak seçildiğini, ... şirketinin 26.05.2018 tarihli genel kurul toplantısında, 30.03.2018 tarihli genel kurul toplantısında seçilen üç müdürün görevden alınarak yerlerine....

A.Ş. ve ... müdür olarak seçilmek suretiyle müdür sayısının ana sözleşmeye aykırı olarak 2’ye düşürüldüğünü, davacı şirketin müdürlüğüne son verildiğini, şirketin iki müdürle yönetilmeye ve temsil edilmeye başlandığını, davacı şirket tarafından 26.05.2018 tarihli genel kurul kararının iptali için Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında açılan davada Bölge Adliye Mahkemesince davacının tedbiren müdür sıfatının devam etmesine dair verilen tedbir kararının tebliği tarihi olan 04.12.2018 tarihine kadar ...'nin davalı iki müdürle yönetilmeye devam edildiğini,

davacıya her türlü zorluk çıkarılarak bu sıfatını kullanmasının fiilen engellenmeye çalışıldığını, yapılan incelemeler sonunda iki müdür olarak şirketi yönettikleri dönemde davalı müdürlerin kanuna, şirket ana sözleşmesine aykırı iş ve eylemlerinden başka şirkete ihanet derecesine varacak boyutta zarara uğratacak pek çok iş ve kararlarının mevcut olduğunu, TTK’nın 630/3. maddesinde haklı sebeplerle sınırlı olmaksızın özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ağır bir şekilde ihlal edilmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğin kaybedilmesi olarak kabul edildiğini,

haklı sebepler belirtilenler ile sınırlı olmayıp, haklı sebebe ilişkin değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğunu, TTK’nın 630/2. maddesinde belirtilen müdürlükten azil için haklı sebeplerin oluştuğunu, ....Ltd.

Şirketi'nin ana sözleşmesinin şirketin idaresine ilişkin 8. maddesinde şirketin işleri ve muamelerinin ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin düzenlendiğini, ilk 10 yıl süre ile üç müdürün seçildiğini, şirketin ana sözleşmesinin temsile ilişkin 9. maddesinde ise şirketi ilk 10 yıl süre ile seçilen üç müdürün temsil edeceğinin açık olduğunu, şirkete ana sözleşmeye uygun olarak üç müdür tayin edildiğini,

sadece iki ay sonra yapılan 26.05.2018 tarihli genel kurulda davalı müdürlerin oylarıyla davacının müdürlük sıfatının sona erdirilmesi ve kendilerinin müdür olarak atanmasına ilişkin kararın şirketin 10 yıl süre ile üç müdür tarafından temsil edileceğine ilişkin ana sözleşme hükmüne ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasında "Ortak Girişim Sözleşmesi" adı altında adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, adi ortaklık olarak ihaleye giren şirketlerin ihaleyi kazanması üzerine adi ortaklık ile Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında 17.03.2011 tarihinde ".,..Sözleşmesi” imzalandığını,

şirket yatırımlarını tamamladığı ve işletmeye başlandığı halde ... ile yapılan sözleşmeye ve onaylı projeye aykırı bazı ilave inşaatlar yaptıklarının tespit edildiğini, oysa ...yapılan sözleşmenin katı kurallar içerdiğini, izinsiz olarak yatırım sözleşmesine ve projesine aykırı imalatlar yapılmasının sözleşmenin feshi nedeni sayılabileceğini, davalı şirketin 26.05.2018 tarihli genel kurul toplantısında davacı şirketin müdürlükten azledilerek,

şirketin kurulması ve taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin nedenine, mantığına, gelişimine ve şirket ana sözleşmesine aykırı karar almış olmalarının da kötü niyetli ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırı bulunduğunu, şirket ana sözleşmesinin 12. maddesinde "ana sözleşme değişikliği, hisse devirleri ve yapılacak yatırımlar ortaklar kurulunun oy birliğiyle alacakları kararlar ile yapılır" hükmünün yer aldığını, davalı müdürler tarafından yatırım niteliğinde pek çok karar alınıp, fahiş harcamalar yapıldığını, 250 kameralı güvenlik sistemi kurulması, ekstra tren yolu ve teras yenilenmesi, tren alımı, x-ray cihazı kurulması,

oyuncak havuz tekne alımı, kendilerine makam odası yapılması ve ofis tadilatı, şartnamede olmayan yeni balık alımı yatırımı, klima santralı, aspiratör ve havalandırma yatırımı, mescit tadilatı, yeni mutfak tadilatı ve yapımı, restoran bölümünün yıkılması ve yeniden yapılması,

peyzaj yenileme yatırımı, yazılım lisans yatırımı ve benzeri yatırımlar ortaklar kurulunun oy birliğiyle alacağı karar olmadan iki müdürün karar ve imzasıyla yapıldığını, şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunun tartışmasız olduğunu, o tarihte davacının şirket müdürü olmadığı sadece ortak sıfatı bulunduğu halde, davalı müdürlerin aldıkları kararda şirket ortaklarının bilgi ve belge talep etmesi halinde bu bilgi ve belgenin en az iki müdür tarafından onaylanması halinde verileceğine, talepçinin şirket müdürü olması halinde ise ancak diğer bir müdürün imzası olması halinde inceleme yapıp bilgi ve belge alabileceğine,

üstelik bunu yaparken dahi personelin rutin işlerini aksatamayacağına, personele en az 3 gün ile 7 gün arasında süre vereceğine dair karar alındığını, şirket işleyişi hakkında bilgi almak için iki müdür imzasının şart koşulmasının aslında davacının hiçbir bilgi ve belgenin verilemeyeceği anlamına geldiğini, üç ortaklı bir şirkette TTK’nın 392/3 maddesine dayanılarak alınan bu kararın TMK’nın 2. maddesinde tarif edilen dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olduğunu,

davacıya birer örnekleri verilmek istenmeyen belgeler ve dijital ortamdaki bilgilerin tamamının şirket çalışanların elindeki dosyalarda ve bilgisayarlarında kayıtlı belge ve bilgiler olduğunu, esasen şirketin maaşlı çalışanlarının vakıf olduğu bilgi ve belgelerin birer örneğini şirketin % 40 hissedarı olan ortak davacıya, daha da önemlisi müdürlük sıfatı taşıyan bir ortağa verilmekten kaçınılmasının dürüstlük ve iyi niyetle izahının mümkün olmadığını, ...'nin işlettiği akvaryuma yılda ortalama 546.000 müşteri geldiğini, bunun günde yaklaşık 1.500 müşteri anlamına geldiğini,

bu büyüklükte ve faaliyet yoğunluğundaki bir işletmenin günlük inceleme yapılsa bile bütün hesaplarının toplantı odasında birkaç saat içinde incelenmesinin ve denetlenmesinin imkansız olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin tedbir kararının davalı müdürlere 04.12.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, şirkete ait özellikle muhasebe bölümündeki bazı bilgisayarların 05.12.2018 tarihinde şirketin muhasebe, mali ve finans koordinatörü ... tarafından telaş içinde şirket dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından ... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma nolu dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu,

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşme uyarınca dijital outdoor pano yapılması gerektiğini, panonun yapılması için davalı müdürlerce...Ltd. Şti. isimli bir firmayla sözleşme yapıldığını, sözleşme bedeli 830.000,00-TL'nin bu firmaya peşin olarak ödendiğini, yapılan ödemenin şirket kayıtlarına avans ödemesi olarak geçtiğini, ancak aradan aylar geçmesine rağmen panonun yapılmadığını, ...

55 adetten oluşan kamera sistemi kurulduğunu, 6 yıldır bu sistemin kullanıldığını, ancak davalı müdürlerin hiçbir şekilde ihtiyaç bulunmadığı, mevcut sistem yeterli olduğu halde, kamera sayısını 250’ye çıkararak yeni sistem kurulması için yine ...Şti. ile sözleşme imzaladıklarını, iş bedelinin 1.302.000,00-TL olarak kararlaştırıldığını, sözleşme bedelinin yüklenici firmaya peşin olarak ödendiğini, davalı müdürlerin ortaklık yapısı ya da davalı müdür şirketlerin ortaklarının hissedar olduğu ya da organik bağ içinde bulundukları şirketlerin ...Şti. ile ilişkilerinin incelenmesinin mümkün olması halinde bu firmanın neden kollandığı,

yapmadığı işlerin bedelinin neden peşin ödendiği, bu ödemeler yapılırken davalı müdürlerin neden müdür oldukları .... Ltd.

Şti.’nin zararına hareket ettiklerinin çok iyi anlaşılacağını, davalı müdürler ekstra tren yolu ve teras yenilemesi için 230.000,00-TL harcama yaptıklarını, keyfi bir harcama olduğunu, davalı müdürler yeni tren alımı kararı aldıklarını ve 98.407,00-TL harcama yaptıklarını, böyle bir ihtiyaç bulunmadığını, yapılan ödemenin fahiş nitelikte olduğunu, x-ray cihazı alımı yaptıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde yer almayan bu harcamanın yatırım niteliğinde olduğunun açık olduğunu, şirket genel kurulunca bu konuda da alınmış bir karar bulunmadığını, havuz tekne alımı yaptıklarını,

41.389,00-TL harcama yapıldığını, Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde yer almayan bu harcamanın yatırım niteliğinde olduğunu, şirket genel kurulunca bu konuda alınmış bir karar bulunmadığını, terasa yeni WC yapımı için 128.847,00-TL harcama yapıldığını, yapılan işlemlerin ana sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı müdürlerin kendilerine makam odası yaptırdıklarını ve ofis tadilatı adı altında 146.000,00-TL ödeme yapıldığını, böyle bir ofis tadilatına ihtiyaç olmadığını, Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde yer almayan bu harcamanın yatırım niteliğinde olduğunun açık olduğunu,

iki özel köpek balığı için 588.000,00-TL harcama yapıldığını, oysa şirket bütçesinde akvaryumdaki bütün balıkların yenilenmesi için ayrılan bütçenin 450.000,00-TL olduğunu, akvaryum için elzem olan ve bütçede belirtilen harcama kaleminden balıkları yenilemek yerine sadece iki köpek balığına harcandığını, söz konusu bu özel balıklara ihtiyaç olmadığını, Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde yer almadığını, bu harcamanın yatırım niteliğinde olduğunun açık olduğunu, şirket genel kurulunda alınan bir karar bulunmadığını, yapılan işlemin ana sözleşmeye aykırı olduğunu, ana tank C ve B bölgeleri için klima santrali,

aspiratör ve havalandırma yatırımı kararı alınarak 355.000,00-TL harcama yapıldığını, bu yıla kadar ... böyle bir yatırıma ihtiyacı olmadığını, mevcut sistemin yeterli olduğunu, mescit tadilatı adı altında 49.300,00-TL harcama yapıldığını, akvaryum açılışından beri mescit bulunduğunu, mevcut mescidin yeterli ve kullanıma elverişli olduğunu, mescit tadilatına hiçbir ihtiyaç bulunmadığını, yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde yer almayan bu tadilat harcamasının yatırım niteliğinde olduğunun açık olduğunu, yeni mutfak yapımı kararı alınarak 49.084,00-TL harcama yapıldığını, şirket genel kurulunda alınan bir karar olmadığını,

ana sözleşmeye aykırı olduğunu, daha önceki kiracı tarafından 2.000.000,00-TL harcama yapılarak yapılan üç adet restoranın bulunduğu bölüm için yıkım kararı aldıklarını, bu restoranları yıktırmak için 150.000,00-TL ödeme yaptıklarını, bu değerdeki imalatların şirket genel kurul kararı olmadan, hiçbir mantıklı açıklaması olmadan ve herhangi bir ihtiyaç olmadığı halde yıktırılması,

üstelik yıkım içinde 150.000,00-TL ödenmesi şirketin doğrudan 2.150.000,00-TL zarara uğratılması anlamına geldiğini, şirket bütçesinde peyzaj yenilemesi için 30.000,00-TL ayrıldığını, ancak şirketin 2018 yılı itibari ile peyzaj harcamalarının 101.000,00-TL olarak kayıtlara geçtiği görüldüğünü, bütçenin dışında fazladan yapılan işlerin yatırım mahiyetinde olduğunu, ana sözleşmenin 12. maddesi uyarınca şirket genel kurulunun yatırım kararı gerektiği halde, böyle bir karar olmadan harcama yapılmasının ana sözleşmeye aykırı olduğunu, bütçe dışındaki peyzaj işlerinin kime yaptırıldığı, ne kadar bitki alındığı,

nerelerde kullanıldığına dair şirkette hiçbir kayda da ulaşılamadığını, şirkette 7 yıldan beri kullanılan kontrol mekanizmasının en önemli parçası olan ...Programının davalı müdürlerce iptal edildiğini,...Şti.’den 35.442,00-TL lisans bedeli ödenerek yeni sistem satın alındığını ve kurulduğunu, yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde yer almayan bu harcamanın yatırım niteliğinde olduğunu, şirket genel kurulunda alınan bir karar bulunmadığını,

yapılan bu harcamanın da şirket zararına ve özellikle eski verilerin silinmesi nedeniyle şirket ortaklarının denetim ve kontrol imkanlarının ortadan kaldırılmasına neden olması sebebiyle şirket ortaklarının zararına dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı bir işlem olduğunun ortada olduğunu, ... bünyesinde ...(...ı) ünitesi bulunduğunu, ünitenin davalı müdürlerden ... Ltd. Şti.’nin organik bağ içerisinde bulunduğu, bu şirketle irtibatlı olan ....

Şti.'ye kiralandığını, şirketin kira sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Antalya 15. Noterliği'nin 17.05.2016 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde sözleşmelerinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, kiracı...Şti.'nin bu ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kira sözleşmesinin davalı müdürler tarafından feshedilmediğini, şirketin zarara uğramasına neden olduklarını,

şirket kayıtlarına ulaşılmaya çalışıldığı sırada tesadüfen şirketin satış müdürü ...’ın üzerinde 236.000,00-TL iş avansının gözüktüğünü ve hiçbir açıklamasının olmadığının tespit edildiğini, davalı müdürler tarafından şirketin 6 yıldır genel müdürlüğünü yapan ...ve yine akvaryumun açıldığı günden bu güne akvaryum bölümünün müdür yardımcılığını yapan ...'i hiçbir gerekçe gösterilmeden ve açıklama yapmadan işten çıkardıklarını, diğer personelden de keyfi işten çıkarmalar yapıldığını, Haziran 2018 tarihinden, Aralık 2018 tarihine kadar toplam 335.000,00-TL işten çıkarma tazminatı ödendiğini,

haksız ve keyfi işten çıkarmalar nedeniyle şirketin ödeyeceği tazminat tutarının 500.000,00-TL’yi aşacağını, yetişmiş bugüne kadar bir uyarı bile almamış, çalışkan, kalifiye elamanların gerekçesiz ve keyfî bir şekilde işten çıkarılması nedeniyle şirket idare açısından zaafa uğratıldığını, bunlara ödenen tazminatlarla da şirketin maddi zarara uğratıldığını, şirketin son 6 yılda ortalama 8,5 milyon TL ile 9,5 milyon TL arasında işletme giderleri olduğunu, şirket raporlarındaki artış oranlarıyla fiili işletme giderleri arasında da fahiş fark bulunduğunu,

elektrik şirketine ve Büyükşehir Başkanlığına verilen teminat mektupları şirket müdürleri tarafından geri çekilerek, yerine teminat olarak nakit para yatırıldığını, teminat mektuplarına yıllık 1/1000 oranında komisyon ödendiğini, kişi başı ziyaret fiyatı ise 20 Euro olarak alındığını, Antalya Büyükşehir Belediyesiyle yapılan sözleşme uyarınca toplam cironun % 3’ü Büyükşehir Belediyesine verilmesinin gerektiğini, ancak davalı müdürler muhtemelen gişe ve kasa bilgisayarlarında oynama yaparak ya da değişik bir yazılım kullanarak,

ziyaretçilerden alınan giriş ücretini 15 Euro olarak gösterdiklerini, aradaki fark olan 5 Euro’nun ise akıbetinin belli olmadığını, şirketin aylık faaliyet raporlarının birbirleriyle uymadığını, farklılıklarının mevcut olduğunu, TTK’nın 626/1. maddesine göre müdürler ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduklarını, davacının mevcut zararları yanında telafisi mümkün olmayan daha büyük zararlarının önlenebilmesi,

adaletin eksiksiz tecellisinin sağlanabilmesi açısından dava sırasında şirkete denetim kayyımı atanmasını, davalı müdürlerin aldığı kararların ve işlemlerin denetim kayyımı onayına tabii tutulması zorunluluğunun bulunduğunu, 6-7 yıldır çok başarılı hizmet veren genel müdür ve müdürlerin hiçbir gerekçe gösterilmeden işten atıldığına tanık olan şirket çalışanlarının, işten atılma korkusuyla davalı müdürlerin iradesine rağmen bilirkişilere hiçbir bilgi ve belge vermeyecekleri açık olduğunu belirterek ...’ye denetim kayyımı atanmasına,

davalı müdürlerin müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ve azline, azil kararıyla birlikte şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı .... Şti. vekili; öncelikle dava kapsamında davalı şirket aleyhine bir talepte bulunmadığını, görülmekte olan davanın temelinin TTK'nın 630/2 ve 630/3. maddeleri uyarınca müdürlerin yetkilerinin kısıtlanması veya kaldırılması istenildiğine göre bu davada müdür sıfatı olmayan ...Ltd.

Şti.’nin husumet sıfatı bulunmadığını, müdürlerin azline ilişkin açılmış olan davada davalı şirket adına alınabilecek bir kararın mevcut olamayacağını, bu sebeple aleyhlerine açılan davanın usulden reddi gerektiğini, dosya kapsamında yapılmış olan 09.04.2019 tarihli keşif ve keşif ile elde edilen birtakım delillerin de hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin ticari sırlarının ve her türlü kaydının bir eda davasında usule aykırı olarak incelenmesi sebebiyle her türlü hukuki ve cezai başvuru haklarını da saklı tuttuklarını,

davacının 26.05.2018 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin belirtmiş olduğu tüm hususların Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...

Esas sayılı dosyasında dava konusu edildiğini, mahkemenin karar verdiği aynı talep konusuna ilişkin tekrar yeni bir dava açılamayacağını, şirket ana sözleşmesine ve mahkemenin tedbir kararına aykırı iş ve eylemler söz konusu olmadığını, müvekkili şirket tarafından şirket ana sözleşmesine ve TTK uyarınca belirlenen kanuni şartlara uyulduğunu, 6102 Sayılı TTK uyarınca görev süresi dolmadan da genel kurul kararıyla müdürlerin görevine son verilebilmesinin mümkün olduğunu, şirket ana sözleşmesinde herhangi bir müdürün genel kurul kararıyla görevden alınmasına ilişkin bazı şartların öngörülmesi,

bir süre veya cezai şart kabul edilmesi genel kurulun yetkilerine ilişkin emredici hükümler gereğince hukuken mümkün olmadığını, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde “Şirketin işleri ve muameleleri ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. ” hükmüne açıkça yer verildiğini, süregelen davalara ilişkin olarak davacı şirketin objektif ve davalı şirket menfaatlerini gözetecek kararlar almasının mümkün olamayacağının da açık olduğunu, TTK'nın 616. maddesine göre müdürlerin atanması ve görevden alınmasının genel kurulun münhasır ve devredilemez yetkileri arasında olduğunu,

müdürlerin seçimi veya görevden alınmasının oybirliği ile alınacak kararlar arasında yer almadığını, davacının müvekkili şirketin kayıtlarında usulsüzlük ve tahribat yapıldığına ilişkin iddialarının iftira niteliğinde olduğunu, davalı şirketin 2015 yılından itibaren e-defter mükellefi olduğunu, davalı şirketin her türlü ticari kaydı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın kayıtlarında usulünce saklandığını, ....

A.Ş. tarafından davalı şirkette denetim yapıldığını, davalı şirketin Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin idari, mali ve teknik denetimine tabi olduğunu, somut denetim mekanizmasının mevcut olduğunu, şirketin kayıtlarının şeffaf, usulüne uygun ve denetime elverişli bulunduğunu, davacı şirketin yapılan her türlü faaliyet ve işlemden usulünce haberdar edildiğini, davacı şirket, dava konusu kararların alındığı tarihlerde sadece 26.05.2018 ve 31.10.2018 tarihleri arasında müdürlük görevinde bulunmadığını, davacı şirketin müdür olduğu dönem içerisinde yapılan her türlü işlemden bilgisinin bulunduğunu,

davalı şirketçe 18.02.2019 tarihinde kar dağıtımı kararı alındığını, tüm ortaklara payları oranında eşit olarak kar dağıtımı yapıldığını, kar payı dağıtımına davacı... Ltd.

Şirketi tarafından itiraz edilmediğini, ihtirazi kayıt koymadığını, şirketin daha çok kar elde etmesi gerektiğinin belirtmediğini, şirketin zarar ettirildiğini de dile getirmediğini, kar payı dağıtım kararına olumlu oy verdiğini, ödenen kar payını herhangi bir kayıt düşmeden ve itiraz etmeden aldığını ve kabul ettiğini, 18.02.2019 tarihli genel kurul kararı ile bizzat davacı şirkete yapılan 3.527.727,27-TL kâr payı ödemesinin de sabit olduğunu, şirket çalışanların davacı aleyhine yönlendirildiğine, şirket verilerinin davacıdan gizlenmeye çalıştığına yönelik iddiaların mesnetsiz olduğunu,

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...sayılı soruşturmasında davacının tanık olarak gösterdiği 6 tanığın dinlendiğini, tanıkların şirket dışına evrak veya bilgisayar çıkarıldığını görmediklerini beyan ettikleri, davalı şirket çalışanı...'nın şirkete ait bilgisayarları şirket dışına çıkarttığının görülmediğini, yapılan tüm harcamaların yatırım niteliğinde olmadığını, sözleşmesel yükümlülüklerin ve şirket ihtiyaçlarının gereği olduğunu, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasını gerektirecek bir sebebin söz konusu olmadığını,

davacının dava dilekçesinde tedbiren talep etmiş olduğu denetim kayyımlığına ilişkin hiçbir kanuni dayanak göstermediğini, TTK'da limited şirketlere kayyım atanmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığını, şirketin yönetim ve temsilinin müdürlere ait olduğunu, ortaklar bu yönetim ve temsilden mutlu olmadıklarında TTK'nın gerekli çareleri öngördüğünü, “yönetim beceriksizliği iddiası” kayyım atanması için haklı neden oluşturmadığını, kayyım atanmasının geçici bir hukuki koruma tedbiri olduğunu, yönetim kurulunun toplanamaması veya karar alamamasının devam etmesi halinde organ yokluğundan söz edilebileceğini,

TTK'nın 435. maddesi uyarınca şirketin feshinin istenebileceğini, mahkemece organ tamamlanması için süre verileceğini, tamamlanmaz ise feshe hükmedileceğini, bu süreçte kayyım atanmasının mümkün olduğunu, böyle bir dava olmadan yönetim kurulunun işlevini yerine getirmediği iddiasıyla şirketin temsil ve idare yetkisinin kayyıma devredilemeyeceğini, CMK kapsamında bir kayyım atanmasını gerektirecek bir sebep olmadığını, davalı şirket bünyesinde yapılmış olan her türlü işlemin şirket ana sözleşmesine ve şirket menfaatlerine uygun olarak yapıldığını, davalı şirketin harcamaları ve ticari kayıtları bağımsız denetim firmaları, idare,

yeminli mali müşavir tarafından denetlendiğini, e-defter esasına göre kayıt altına alındığını, davacının gerek müdür olduğu dönemde gerekse sadece ortak sıfatına haiz olduğu dönemde her türlü bilgi ve belge iletildiğini belirterek haksız açılan davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ,.. Ltd. Şti vekili; ... merkezleri kurulum ve işletme konusunda ihtisas ve yeterlilik sahibi ... kökenli bir firmanın Antalya Büyükşehir Belediyesine sunduğu proje kapsamında... Projesinin hayata geçirilmesine idarece karar verildiğini, davalı şirket ... Ltd.

Şti’nin “pilot ortak” olarak yer aldığı bu konsorsiyum...yapım ve işletim hakkını “Yap-İşlet-Devret” esasında yapılan ihale sonucunda kazandığını, konsorsiyum, idarenin muvafakatini alarak adi ortaklığını sermaye şirketine dönüştürme kararı aldığını, ilgili şirket ana sözleşmesinde mülga Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak şirket idaresi ve temsilinin aşağıdaki şekilde düzenlendiğini,

şirket ana sözleşmesinin 01.07.2012 günü yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 22/1 maddesi ile tanınan on iki aylık süre ve 22/3 maddesine göre Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nca tanınan bir yıllık ek süre sonu olan 01.07.2014 gününe kadar olan yasal süre içerisinde) uyumlu hale getirilmediğinin tespit edildiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 623. ve 624. maddeleri başta olmak üzere uyumlu hale getirilmesi için 30.03.2018 günü genel kurul yapılmasına karar verildiğini,

taraflar arasında 03.04.2013 tarihinde düzenlenen sözleşme kapsamında yıllık % 9 faiz ile şirkete iç borç verme yükümlülüğünü yerine getirmediği, şirketin yüksek faizle dış borçlanmasına sebebiyet vermesi dikkate alınarak şirket müdürlerinin yeniden belirlenmesine esas olmak üzere 26.05.2018 tarihinde olağan genel kurul yapılmasına karar verildiğini, 29.06.2018 gün ve 9603 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen 26.05.2018 günlü genel kurul kararı ile;

...Ticaret Limited Şirketi tüzel kişiliği adına ...ve ... tüzel kişiliği adına... şirket müdürü olarak seçildiklerini, ... tüzel kişiliği adına ...müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, davacıya, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11. Hukuk Dairesi’nin .,..Esas, ...Karar ve 31.10.2018 günlü ilamı ile tanınan şirket müdürü yetkisinin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasının 21.03.2019 günlü kısa kararı ile kaldırıldığını, davacı, davanın açıldığı 28.03.2019 günü şirket müdürü değil sadece şirket ortağı olduğunu, davacı,

şirket ortağı sıfatı ile sadece kendisinin müdür olmadığı 26.05.2018-31.10.2018 dönemde müdürler kurulunun aldığı kararlardan ve yapılan harcamalara ilişkin talep ve dava hakkına sahip olduğunu, davacı müdür olduğu dönem de kendisi ile bilgi ve belge paylaşımı olmadığı iddiasını ileri sürdüğünü, bizzat dava dilekçesinde yapılan harcamaların kuruşuna kadar tanımlandığı dikkate alındığında bilgi ve belge paylaşımının sabit olduğunu, temel amacın turizm alanında Antalya’da bir ilki hayata geçirmek, işletmek ve kâr etmek olduğunu,

idare ile yapılan sözleşme kapsamında inşaat ve işletme için davanın taraflarına tanınan sürenin 25 yıl olduğundan taraflar arasında kurulan ortaklığın uzun soluklu olacağının taraflarca kabul gördüğünü, davalı ortakların temel iradesi olan işletme ve kâr etme iradesi daimi olarak davacı ortak tarafından baltalandığını, açılan davaların temelinde uzun soluklu bir süreç de işleterek kâr elde etme arzu ile çalışan davalı ortakları yıldırarak satışa zorlamak olduğunu, davacı şirketin dönem sonlarında dağıtılacak kâr payları ile borçlarını tasfiye etmesi veya takvime yaymasının mümkün olmadığını,

18.02.2019 tarihli Genel Kurul Kararı 05.03.2019 gün ve 9780 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen bizzat davacı şirkete yapılan 3.527.727,27-TL kâr payı ödemesinin dahi davacı şirketi memnun etmediğini, davalı şirketin 2015 mali yılından itibaren e-defter esasında bir mükellef olduğunu, girilen verilerin değiştirilmesi ve/veya yok edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, yeminli mali müşavirlik şirketi tarafından tam tasdikli denetime tabi olduğunu, 2015-2016-2017 mali yıllarına ait Yeminli Mali Müşavir Tam Doğruluk Raporları bulunduğunu, şirketin Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin idari, mali ve teknik denetimine tabi olduğunu,

Antalya 4. Noterliği’nin 17.03.2011 gün ve...yevmiye numarası ile onaylanan Antalya Büyükşehir Belediyesi ...Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan ...Tesisleri Yapım İşi Teknik Şartnamesi ve...İhale İdari Şartnamesi gereğince idare gerek mülkiyet sahibi olarak gerekse de sabit kira + ciro payı ile kiralayan olarak, idari, teknik ve mali denetim hakkına sınırlama olmaksızın sahip olduğunu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı kamu kurumu olması,

Sayıştay ve alt denetim birimlerinin de denetime tabi olduğunu, şirket, ticari yaşamı boyunca ilk kez hedeflenen müşteri sayısı ve kârlılık oranlarını yakaladığını, davacının işletmede, sözleşmeden kaynaklanan taahhüt tamamlamalarını, işletmenin devamlılığını sağlamak için zorunlu olan harcamalarını ve kârlılığı artırmak için yapılan iyileştirmeleri ısrarla yatırım olarak tanımlayarak ana sözleşmenin ihlal edildiği izlenimini yaratmaya çalıştığını, yapılan işlerin hiçbirisinin ana sözleşme de yer alan yatırım kapsamında faaliyetler olmadığını, sözleşmelere göre kiralanan yerde kullanılacak her türlü araç ve gereçlerin tamiri, montajı,

bakım onarım ve temizliği ayrıca, bahçe düzeni ve bakımı, sulaması, ağaçların budanması vs. gibi işler kiracıya ait olduğunun düzenlendiğini, idare ile imzalanan sözleşme kapsamında taahhüt edilen işlerin tamamlanmasına yönelik yapılan Dış Cephe LED Tanıtım Ekranı, Kamera Sistemi, Tren Yolu ve Teras Yenileme, Tren, X-ray cihaz alımı, Havuz Tekne Alımı, Teras tuvalet yapımı, protokol ağırlama odası, köpek balığı alımının idare ile imzalanan sözleşme kapsamında taahhüt edilen alımlar olduğunu, klima santrali, aspiratör ve havalandırma yenilemesi, mescit tadilatı, mutfak yapımı, lokanta alanlarının yıkılması,

peyzaj, ... programının iptali ve yeni program alınması gibi yapılan iş ve işlemlerinin davacının iddia ettiği gibi fahiş fiyatla alış ve imalat yaptırıldığı, şirketi zarara uğratarak kişisel menfaat elde edildiği ve şirket müdürlerinin yüklenici firmalarla ortak olduğu/organik bağı bulunduğu iddialarının mesnetsiz ve asılsız iddialar olduğunu,...kiralamasında sürüngen parkının boş alan olarak kiraya verildiğini, tüm alanın kiralama amacına uygun hale getirilmesi ve sergilenen hayvanların tamamının mülkiyetinin alt kiracıya ait olduğunu,

turizm sektöründe faaliyet gösteren tüm şirketlerde müşteri getiren rehber ve taksicilere prim ödenmesinin esas olduğunu, prim ödemelerinde muhatabın satış departmanı olduğunu, ödemeler bu birime yapılan nakit üzerinden yapıldığını, şirkette iş akdi fesih oranı % 2’nin altında olduğunu, 2018 yılı ikinci dönem itibariyle toplam 33.247,00-TL ihbar tazminatı, 86.684,00-TL kıdem tazminatı ödendiğini, davacı tarafından haksız olarak iş akdinin sonlandırıldığı iddia edilen...’nun Mahkemenin 09.04.2019 günlü keşfinde, davacı şirketin şirket müdürü olarak görev almış olduğu da dikkate alınması gerektiğini, işletme giderlerinin artması,

teminat mektuplarının nakde çevrilmesi, ziyaretçi fiyatlarının gerçeğe aykırı olduğu beyanı, faaliyet raporlarının birbiri ile uyumsuzluğu gibi iddiaların da tamamen asılsız olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "davada husumetin azli istenen müdür veya müdürlere yöneltilmesi gerekli ve yeterli olmakla, davacının davalı ... Şirketi aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin bilgi edinme ve belge alma hakkının engellendiği yönündeki iddiaları yönünden ise limited şirketlerde ortakların bilgi edinme ve inceleme hakkı 6102 Sayılı TTK'nun 614 maddesinde düzenlenmiş olup, ortakların müdürlerden bilgi isteyerek inceleme yapabileceği, talebin reddedilmesi veya engellenmesi halinde başvuru ile ilgili genel kurulda karar verileceği, genel kurulda reddedilmesi halinde de mahkemece bilgi edinme ve belge alma talebi hakkında karar verileceği düzenlenmiş olmakla, davacı bu konuda yasal prosedüre uyup, açacağı ayrı bir davada bilgi edinme hakkını kullanabileceğinden müdür azline yönelik bu davada ileri sürülemeyecek sebeplerden olduğu kanaatine varılmıştır.

Yine davacı vekilinin ana sözleşmeye aykırı olarak müdür sayısının üçten ikiye düşürülerek davacının dışlandığı yönündeki iddiası yönünden de ana sözleşmenin (8) maddesinde bir veya bir kaç müdürle şirketin idare edileceği düzenlenmiş olmakla, müdür sayısının üç olmasının şart olmadığı, iki müdürle de idare edilebileceği anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından sözleşme ve şartnameye aykırı olarak yine yasa ve ana sözleşmeden doğan yükümlülükler ihlal edilerek şirketin kötü yönetilerek zarara uğratıldığı iddiası yönünden ise mahkememizce mahallinde yapılan keşif ve inceleme sonucu alınan ve hüküm vermeye yeterli ve elverişli görünen bilirkişi heyet raporu göz önüne alındığında; şirketin ticari defterlerinin yasa ve usule uygun olarak tutulduğu, sermayesinin tamamının ödendiği, davalı şirketin iki müdür ile temsil edilmesinin ana sözleşmeye aykırı olmadığı,

davacının iddia ettiği bir kısım harcamaların kendisinin de müdür olduğu dönemde başladığı ve halen devam ettiği, davalı şirketin geçmiş yıllardaki ortalama karının 11.952.237,74.-TL olmasına rağmen dava konusu olan 2018 yılındaki faaliyet karının 29.403.762,30.-TL olduğu, geçmiş yıllara göre % 146 oranında karının arttığı, 2018 yılındaki işletme giderlerinin geçmiş yıllara göre fazla olmasının şirket aleyhine olmadığı, net satışlardaki artışlara paralel olarak maliyet artışı olduğu, teminat mektupları karşılığında bloke edilen paraların boşta bekletilmediği,

hem döviz kuru artışından hem de vadeli hesaplardan elde edilecek faizinden dolayı gelir elde edileceği, şirketin bu işlemlerden bir zararının olmadığı, düzenli olarak kasa sayımı ve denetimlerinin yapıldığı, davalı şirketin varlığını gelişmesini ve devamlılığını tehlikeye düşürecek sebeplerin varlığı hakkında şüpheye ulaşılamadığını, finansal tablolarla bağımsız denetim raporlarının uyumlu olduğu, dava konusu döneme ilişkin herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğini, hem satış cirosu hem de faaliyet karının yüksek oranda artmış olduğu,

davacı şirketin iddia ettiği harcamaların yatırım olmayıp, ticari faaliyetin geliştirilmesi için mevcut yatırımda yapılan yenilikler olduğu, harcama ve faturalar üzerinde yapılan incelemelerde müdür odasına ait bedellerde piyasa rayiçleri üzerinde ve değerlendirme yapılamayan işlemlere ait bedeller olduğu, diğer başlıklar altında incelenen işlere ait bedellerin piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve tüm bu açıklamalar karşısında davalı müdürlerin sözleşme ve projeye aykırı ilave imalat yapmadığı, yasa ve ana sözleşmeye aykırı işlemlerinin bulunmadığı,

TTK'nun 630 madde gereği özen ve bağlılık yükümlülüğü ve yasa ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlal edilmediği, şirketin kar amacı güden özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle yatırımlarının veya harcamalarının yerindelik denetiminin mahkememizce yapılamayacağı, şirketin karlılık oranının yüksek oranda arttığı, herhangi bir usulsüzlük veya kötü yönetimin tespit edilemediği, şirketin kar oranı gözetildiğinde zararlandırıcı herhangi bir eylemin veya zararın söz konusu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin raporlarını hazırlarken uzmanı olmadıkları, yasal olarak görüş açıklaması yapmamaları gereken hususlarda açıklamalar yapmak, buna karşın uzmanlıklarıyla ilgili konularda ise dosya kapsamı ve keşif sırasında yapılan tespitlerle uyuşmayan, teknik bilgiye aykırı açıklamalar yaparak uzmanlıkları gereği bilmeleri gereken konularla ilgili de eksik ve yanlış değerlendirmeler yapmak suretiyle mahkemeyi yanıltacak şekilde hatta davalılardan daha ileri şekilde davalıların yararına rapor vermek saikiyle hareket edip bilirkişilik görevlerini kötüye kullandıklarını, dosya kapsamına,

şirket ana sözleşmesine, yasaya, ticari gereklere ve piyasa fiyatlarına uygun olmayacak şekilde hazırlanan bilirkişi raporunun, rapora yapılan itirazların hiç biri değerlendirilmeden ve denetlenmeden mahkemece aynen benimsenerek hükme dayanak yapılması ve davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, görülmekte olan bir davada davaya bakan mahkeme dışında başka bir mahkemeden tespit yaptırılmasının usulen mümkün olmadığını, ayrıca davalı müdürlerin müvekkillerini iş yerine sokmadıkları gibi, bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı düzenlendiğini ispatı bakımından,

uzman görüşü almak istediğinde dahi uzmanın dava konusu yere alınmaması söz konusu olduğundan uzman görüşü almanın da mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin iddialarını başka şekilde ispatlama imkanının olmadığı gözetilerek, adil ve hakkaniyete uygun karar verilebilmesi için mahkemenin müvekkilinin gerekçeli itirazlarının denetlenmesi amacıyla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik ve taraflı olduğu açıkça belli olan bilirkişi raporunun benimsenmiş olması,

rapora yapılan itirazların hiç birinin karar yerinde tartışılmamış olmasının adil yargılanma hakkının da açık ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek dava dilekçesindeki iddialarını da tekrarlayarak usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. maddesine dayalı olarak limited şirket müdürünün haklı nedenle azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davalı...Ltd. Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... Ltd. Şirketi ve .... A.Ş. yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca limited şirket müdürünün azlinde "haklı sebep" kavramı açıkça tanımlanmamışsa da, aynı maddenin 3. fıkrasında müdürlerin özen ve bağlılık yükümlülüklerinin ağır bir şekilde ihlali ya da şirket yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı neden olarak kabul edilmiştir. Ancak bu sayım sınırlandırıcı olmayıp, örnekseyicidir. Buna benzer başka sebepler de somut olayın kendine özgü özellikleriyle haklı sebep olarak kabul edilebilir.

Bu noktada özellikle haklı sebep olarak sürülen hususlar nazara alındığında artık müdürün görevini doğru bir şekilde gerçekleştirmesi kendisinden beklenemiyorsa, azil veya yetki kısıtlaması cihetine gidilmesi için haklı sebep mevcuttur demektir. Bilhassa müdürlerin, şirketin değil de çoğunluğun veya bazı pay sahipleri gruplarının menfaatlerini korumaları da haklı sebep olarak değerlendirilebilir.

TTK'nın 630/3. maddesinde bahsi geçen, müdürlerin özen ve bağlılık yükümlülükleri, rekabet yasağı ile aynı hükümde TTK'nın 626. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca özen yükümlülüğü, müdürlerin görevlerini ifa ederken gereken tüm özeni göstermeleri ve şirketin, dolayısıyla ortakların menfaatlerini ve haklarını dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetmeleri olarak açıklanmıştır.

Özen, kısaca iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkati, ciddiyeti ve bilimselliği ifade eder. Şirket ile ilgili bir karar alınmadan evvel gerekli tüm araştırmaların ve değerlendirmelerin yapılarak evrensel ilkelere, mantığa ve hukuka uygun olarak ve zamanında karar alınması, şirketin her alanda modern yönetim ilkeleri ile yönetilmesi gibi hususlar hükümde açıklanan özen kavramının içerisindedir.

Şirket menfaatinin gözetilmesi ise, yönetimde alınan her kararda şirketin başta ekonomik menfaatleri olmak üzere tüm menfaatlerin ön planda tutulması, üçüncü kişilerin ve hatta şirket ortaklarının menfaatlerine karşı şirket menfaatinin daima üstün tutularak korunması olarak tanımlanabilir. Haklı sebep olgusu irdelenirken, elbette şirketin ticari politikaları yerindelik denetimine tabi tutulamaz.

Lakin, yapılan işlemler sonucunda şirket malvarlığında açıklanamayan bir azalma, şirkette olması gereken semen ya da kazandırmanın açıklanamaması ve şirketinin içinin boşaltılması durumlarında artık yerindelik denetimi söz konusu olmayıp, müdürün özen ve sadakat yükümlülüğünün sorgulanması söz konusu olacaktır.

Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından iddia edilen hususların ve taraflarca dosyaya sunulan delillerin gerçek anlamda değerlendirilebilmesi ve davanın çözülebilmesi için davalı şirketlerin ve davalı müdürlerin organik bağ içinde oldukları iddia edilen dava dışı... Şti.'nin defter kayıtlarının incelenmesi ve karşılaştırma yapılması gerekmektedir.

6100 sayılı HMK'nın 222/1 ve 6102 sayılı TTK'nın 83. maddeleri uyarınca, ticari defterlerin re'sen dahi incelenmesine karar verilebilir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda ...'nin ticari defterleri incelenerek rapor hazırlanmıştır. Davacı vekili, süresinde bilirkişi raporuna itiraz ve istinafa konu ettiği hususları itiraz dilekçesinde de ileri sürmüş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince söz konusu itirazlar giderilmeden ve gerekçede bu itirazlara rağmen neden bilirkişi raporuna itibar edildiği tartışılmadan, eksik şekilde hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava sonuçlandırılmıştır. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporu bu haliyle dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddiaların gerçek olup olmadığını karşılamaktan uzaktır.

O halde. İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten ek bilirkişi raporu alınması yahut konusunda uzman sektör bilirkişisi ya da bilirkişilerini de kapsar surette yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, dava dilekçesinde ileri sürülen her bir zarar iddiası irdelenerek, yine dava dışı... Tic. Ltd.

Şti.'nin ticari defterleri incelenmek ve davalı şirketlerle organik bağ bulunduğuna yönelik iddialar da karşılanmak suretiyle denetlenmesi ve davalı şirket yöneticilerinin azlini gerektiren bir durumun bulunup bulunmadığının denetlenebilir bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Kanun gereği ve iddiaların ileri sürülüş şekli itibariyle incelenmesi gereken ticari kayıtlar hiç incelemeden ve davacı yanın bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin delilleri topladığından ve değerlendirdiğinden söz edilemez.

Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kaldırma kararının içeriği nedeniyle davacı yanın sair istinaf istemleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2021 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/06/2025

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/680, K. 2025/571, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/680
Karar No
2025/571
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/682 K.2025/521
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/684 K.2025/570
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/685 K.2025/1111
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/703 K.2025/449
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/704 K.2025/505
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/704 K.2025/663

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.