KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2533
- Karar No
- 2023/2005
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/09/2023
- Davanın konusu
- Şirketin İhyası
- Yazım tarihi
- 29/12/2023
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ... sicil numaralı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin adına kayıtlı taşınmaz bulunduğu halde Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ... müdürlüğünce sermaye arttırımına gitmediği gerekçesi ile 22/07/2013 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, kararın 26/07/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını, terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığını, davacıya tebligat gönderilmediğini belirterek, şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı, dava konusu şirketin 24/06/1995 tarih 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname gereğince 31/12/1998 tarihine kadar sermayesini kanunda öngörülen miktara çıkarmayarak münfesih duruma düştüğünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi ve 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 22/07/2013 tarihinde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkeme, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi kapsamında işlem yapılabilmesi için şirkete ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere usulüne uygun olarak ihtar gönderilmesi, ihtarın ulaşmadığı durumlarda da tebligat yerine geçecek şekilde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan yapılması gerekirken; şirketin gerek sicil dosyasından gerekse bu hususta yazılan müvekkkere cevabından müdürlükçe ihyası istenen şirkete tebligat çıkarıldığı ancak tebligatın bila ikmal iade edildiği,
şirket yetkilisine ise tebligat çıkarılmadığı anlaşıldığından terkinin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ihya davasının davacı şirket ortağı tarafından talep edilmesi ve talebinin de terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle şirkete tasfiye memuru atanması gerekmediği belirtilerek; şirketin ihyasına, ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, bakiye harcın davacıdan tahsiline, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davacı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar vermiştir.
Karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava konusu şirketin, tasfiye işlemleri tamamlanmadan ticaret sicilinden terkin edilmesi sebebi ile ihyasına karar verilmesi ve ayrıca şirket adına tapunun ... Mahallesi ...
Mevkii ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına ilişkin olduğu halde mahkemece tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmesinin ve müdürlükçe yapılan terkin işleminin usulüne uyulmadan yapılmış olması sebebiyle müvekkili lehine vekalet ücreti tayini gerekirken aksi yönde karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek; kararın kaldırılmasına, ihyasına karar verilen şirkete müvekkilinin veya uygun görülecek başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına ve davacı müvekkili yararına vekalet ücreti tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, resen terkinine karar verilen şirketin, şirket ortağı tarafından açılan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edilen limited şirketin ihyasına ilişkindir. Davacı ihya talebi yanında şirket adına kayıtlı bir taşınmazın tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini de talep etmiştir.
Mahkeme, re’sen terkin edilen şirketin ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına ve davacı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar vermiştir.
Uyuşmazlık, terkin işleminin müdürlükçe usulüne uygun olarak yapılmaması sebebiyle şirketin ihyasına karar verilmesi halinde davacı yararına vekalet ücreti tayini gerekip gerekmediği ve şirket ortağı tarafından TTK’nın Geçici 7. maddesi kapsamında açılan ihya davasının kabülü halinde şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilip verilemeyeceği hususundadır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK’nın 643. maddesine göre, limited şirketlerde tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. Anonim şirketlere ilişkin TTK’nın 529 ve devamı maddelerinde hangi hallerde şirketin sona ereceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 533. maddesine göre, sona eren şirketin tasfiye haline gireceği, 536. maddesinde tasfiyesi hakkında karar verilen şirketin, esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiyesinin yönetim kurulu tarafından yapılacağı, belirlenecek tasfiye memurlarının pay sahipleri veya üçüncü kişiler arasından seçilebileceği, şirketin feshine mahkemece karar verilmesi halinde tasfiye memurunun da mahkemece atanacağı belirtilmektedir.
Şirket ortağı olan davacının iş bu davada şirketin feshini değil, ihyasını talep etmiş olması, bir ortak tarafından şirketin mahkeme kararı ile feshinin talep edilme şartlarının ileri sürülmemiş olması, kanunda sayılan istisnalar dışında şirketin feshine kanunun 408/1-e maddesi gereğince genel kurul tarafından bir karar verilmesinin gerekmesi karşısında davacının şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı onama kararında belirtildiği üzere “6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin aynı maddede düzenlenen usule uygun olmadığı tespit olunduğundan ve davacı talebi bulunduğundan, usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğu,…” anlaşıldığından, davacının bu hususa ilişkin istinaf sebebi haklı bulunmakla, mahkemenin aksi yöndeki kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2533, K. 2023/2005, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama