KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1781
- Karar No
- 2024/1414
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/08/2024
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazım tarihi
- 02/10/2024
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili; davalı ... en son 21.07.2020 tarihli Üye İşyeri Başvuru Formu ile müvekkilinin bankaya başvurduğunu, davalı şirket ile Müvekkili Banka arasında 21.07.2020 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi ve sözleşmeye ilişkin bilgilendirme formu imzalandığını ve imza tarihi itibari ile davalı borçlu müvekkil bankanın üye işyeri olarak hizmet vermeye başladığını, sözleşmenin devamı sırasında davalı iş yerine yapılan kart ödemelerine ilişkin olarak bir çok kart hamili çok ciddi mağduriyet yaşadıklarını belirttiklerini ve fraud kaynaklı (Türkçede sahtecilik anlamına gelen fraud,
kartlı ödeme sektöründe kart sahiplerinin bilgisi dışında kart bilgileri kullanılarak gerçekleştirilen işlemler veya sahte, çalıntı kredi kartı kullanımı suretiyle yapılan alışverişleri ifade etmektedir.) itirazları başlattıklarını, itirazlar ile amaçlanan ters ibrazın (chargeback) prosedürü olduğunu, bankaların tüm bu işlemlerde uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uymak zorunda olduğunu, davalı üye iş yeri tarafından söz konusu işlemler ile ilgili hizmet verildiğini gösterir hiçbir belge sunulamadığını, kart hamilinin işleme itiraz etmesi ve kart sahibi bankasınca Chargeback yapılması durumunda,
söz konusu işlem tutarı kart sahibi bankası tarafından üye işyeri bankasından Takas Merkezi ile otomatik olarak tahsil edildiğini, müvekkili banka ilgili kurallar gereğince kartlara iadeleri gerçekleştirmek zorunda olduğunu, başka bir ifade ile müvekkili bankanın itirazlara konu 656.312,47-TL tutarını ödemek zorunda olduğunu, yani ortada muaccel bir borç olduğunu, halihazırda muaccel olan ve müvekkili bankanın ilgili bankacılık mevzuatı gereğince ödemek zorunda olduğu itirazlara konu 656.312,47-TL tutarı,
müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan 21.07.2020 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi uyarınca tamamıyla davalının yükümlülüğünde olduğunu ve davalının hesabına borç kaydedildiğini, davalı şirketin Üye İşyeri Sözleşmesine aykırı işlem ve davranışları sebebi ile 01.07.2024 tarihinde davalıya Gebze 6. Noterliği'nin ...
Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmek sureti ile müvekkili banka tarafından üye işyeri sözleşmesi feshedildiğini ve ihtarnameye konu kontrata ilişkin 656.312,47-TL borcun ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalı şirkete e-tebligat yoluyla tebliğ olunmuş ise de davalı şirketçe müvekkili bankaya hiçbir dönüş yapılmadığını, söz konusu bedelin ödenmediğini, bu durumun ise davalı şirketin mal kaçırma çabası içerisine girdiğini ortaya koyduğunu, yapılan piyasa araştırmalarının da bu şüpheyi desteklediğini,
müvekkili bankanın ödemek zorunda olduğu 656.312,47-TL tutarının rehinle de temin edilmediği gözetildiğinde taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını kaçıracak olduğu anlaşılan davalı şirket nedeniyle müvekkili bankanın alacağına kavuşamayacak olduğu gerçeğinin ortaya çıktığını, bu nedenlerle borçlu davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesine istinaden müvekkili bankanın alacağının tahsili için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerekliliğinin doğduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik,
Sayın Mahkeme'ce uygun görülecek oranda teminat karşılığında müvekkili bankanın belirtilen 656.312,47-TL tutarındaki alacağının tahsili için davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "ihtiyati haciz talebinde bulunan vekilince belirtilen hususlara istinaden ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispatı sağlayacak derecede olmadığı; alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca karşı tarafın mal kaçırma eylemi iddiasına yönelik olarak dosyada ispata yarar bilgi ve belge bulunmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olduğu kanaatiyle İİK'nun 257. Maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemenin kabulünün aksine ortada varlığı ve miktarı net bir şekilde belirli olan, yaklaşık ispatı sağlamaya fazlaca yeterli bulunan bir para borcu bulunduğunu, taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesi maddelerinden açıkça görüleceği üzere, vadesi gelmiş para borcundan sorumlu olan tarafın davalı üye iş yeri olduğunu, borcun tahsili amacıyla davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin davalı şirketin müvekkil banka kayıtlarında gözüken adresine tebliğ edilememesi, şirketin adreste tanınmıyor olması, şirkete ancak e-tebligat yolu ile tebliğ gerçekleştirilebilmesi ve bu şekilde gerçekleştirilen tebligata davalı şirketçe hiçbir dönüş yapılmaması,
müvekkil bankanın alacağını ihtiyati haciz olmaksızın tahsil şansının ortadan kalkmakta olduğunu gösterdiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1781, K. 2024/1414, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama