KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1918
- Karar No
- 2024/1602
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 03/10/2024
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
736 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlunun mal kaçırma amacında olduğu ve takip kesinleşene kadar alacağının zarar uğrama ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 03/10/2024 tarihli ara karar ile; "... İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir koruma tedbirlerinin özel bir çeşidi olup İİK 257. maddesinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258.maddesinde yer verilen yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olması aranmaktadır.
Davacının talep ettiği alacağına ilişkin alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz müessesesi bakımından alacağın kesin varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, faturanın tek taraflı bir belge olduğundan tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı görülmektedir.
Dava dilekçesinin ekinde mutakabatname ibraz edilmiş ise de davacı tarafça bildirilen borç konusunda davalının mutabık olduğu/ olmadığı kısmının belli olmadığı gibi mail yazışmalarında açıkça borcun kabul beyanı içermediği ve mail sahiplerinin taraf şirket yetkilisi olup olmadıklarının belli olmadığı ve bu nedenle muaccel bir alacağın varlığı hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği kanaatine varıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalı şirket arasında Kontenjan Tahsis Sözleşmesi akdedildiğini, tarafların aralarında akdetmiş olduğu sözleşme uyarınca davalı şirketin turizm acentesi olduğunu, yurt dışından getirdiği müşterileri müvekkili şirketin otelinde konaklatmak hususunda anlaşmış bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirketin 2023 yılının başından beri ödemelerini sürekli aksattığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun davrandığını, takip konusu cari hesabın dayanağı tüm faturalara ilişkin davalının herhangi bir itirazının bulunmadığını,
müvekkili şirketin 03/06/2024 tarihinde davalı şirkete cari hesap hakkında mutabakat mektubu ilettiğini, davalı şirketin borçlu olduklarını bilmelerine rağmen haksız ve herhangi bir hukuki dayanak göstermeden sırf takibi durdurmak için icra takibine itiraz etmelerinin söz konusu şirketin borçlarından kurtulmak için kötü niyetli bir davranış içinde olduğunu gösterdiğini, davalı şirketin icra dosyasında yapmış olduğu borca itiraz dilekçesinde takip dayanağı belge içerikleri ve iddiaları kabul etmediğini, her bir içeriğe itiraz ettiğini, davalı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiye de itiraz ettiğini, davalının borcu inkar etmediğini,
borca herhangi bir itirazının bulunmadığını, davalının mal kaçırma girişiminde bulunduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşması hususunda mağduriyet yaşamaması açısından ivedi şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ihtiyati haciz için mahkemenin takdir edeceği her türlü teminatı yatırmaya hazır olduklarını, alacağın muaccel hale geldiğini, ilk derece mahkemesi ara kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, talep ise, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasından ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesine, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1918, K. 2024/1602, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama