KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1996
- Karar No
- 2024/1655
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 20/09/2024
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazım tarihi
- 17/12/2024
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ
Talep eden vekili, aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulundukları şirketlerin grup şirketler olduğunu, borçlu gerçek kişinin de bu şirketlerin sahibi olmakla sözleşmenin kefili olduğunu, müvekkili şirketin Krom madeni ticareti ile uğraştığını, Türkiyenin 18. İhracatçısı konumunda olan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu şirketler ve sözleşme kefili olan gerçek kişi ile 29/04/2024 tarihli "Krom Cevheri Satış Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirket tarafından borçlu şirketler grubunun çatı şirketi konumunda olan ....
San. Tic.
A.Ş'ye avans ödemelerinin nakit ve çek ile eksiksiz olarak gerçekleştirildiğini, borçlu şirketlerin ürün teslim taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından borçlu şirketler yetkilisi ...'a ait mail adresine 15/07/2024 tarihinde taahhüt edilen cevherin teslim edilmesi aksi halde sözleşmeden doğan tüm hakların kullanılacağının ihtar edildiğini, maile cevaben üretimin bir hafta içerisinde başlayacağı ve teslimin gerçekleşeceği yönünde olduğunu, borçlu şirketlerin aradan geçen bir haftaya rağmen faaliyet göstermediğini, yeniden ihtar gönderildiğini,
müvekkili şirketin 545.979,16 USD alacaklı olduğuna ilişkin cari mutabakat yapıldığını, müvekkili şirketin alacaklı olduğu cari mutabakat dışında toplam 915.079,16 USD alacağının da bulunduğunu, mahkemeden ihtiyati haciz istenen tutarın, müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete peşinen ödenen ve cari mutabakata dayalı avans bedellerine ilişkin olduğunu, alacaklarının muaccel olduğunu, rehinle teminat alınmadığını, borçlunun mallarını gizlemeye, kaçırmaya çalıştığını ileri sürerek,
alacağın tahsilini temin için borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının 545.979,16 USD = 18.344.899,77 TL (1 USD = 33.6072 TL) üzerinden sözleşmede borcun yabancı para ile ödeneceği kararlaştırıldığından ve keza 99/3 uyarınca aynen ifa talep olunduğundan fiili ödeme günündeki rayiç bedelin Türk Lirası karşılığı üzerinden ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece ... tarihli karar ile; "... talep edilen 18.350.359,57.-TL (1,00.-USD=33,61, 33,61x 545.979,16.-USD=18.350.359,57.-TL)miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilmemiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK’nın 257. maddesine uygun olmakla, borçluların kendisine ait menkul ve gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadarına ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz talebinin 15'ine isabet eden 2.752.553,93.-TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu getirilmesi halinde Antalya İcra Müdürlüğünce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine" karar verilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Karşı taraflar vekili, Borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağının miktarını, kesin ve muaccel hale geldiğini ve rehinle teminat altına alınmadığını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini, ancak işbu dosyaya konu ihtiyati haciz kararının yaklaşık ispatının sağlanmamış olduğunu, alacaklı yanca her ne kadar avans iadesi yönünden alacaklı olduğunu iddia etmişse de, müvekkili nezdinde doğmuş, muaccel ve kesin bir avans iadesi alacağı bulunmadığını, ödenen avans tutarında bir ihtilafın bulunmadığını, alacaklının belirtilen tutarda avans ödemesini yapmış olduğunu,
fakat avansın iadesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, iade şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise müvekkilinin mahsup haklarını kullanması neticesinde avansın ne kadarının iade edileceğinin başlı başına bir yargılama konusu olduğunu, taraflar arasında bu konudaki açık ihtilaf, alacaklı yanca mahkemenizden gizlenmiş olduğunu, sözleşme feshinin hukuka uygun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
gerçekleştirilmemiş ise avans iadesinin yapılıp yapılamayacağı, yapılacak yargılama neticesinde netlik kazanacağını, varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi müvekkilin telafisi güç zararlara uğramasına da sebebiyet verdiğini, 09.08.2024 tarihli, ... D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ
Mahkemece ... tarihli ek karar ile; "... itiraz eden vekili tarafından öne sürülen itiraz sebebi ancak esas hakkında açılacak olan bir davada öne sürülecek itiraz sebeplerinden biri olup, İİK 265. maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirine uymadığından itirazın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, karşı taraflar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karşı taraflar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde sınırlı sayılan sebeplerden biri olmadığına yönelik gerekçesinin hatalı olduğunu, muaccel ve kesinleşmemiş, konusu yargılamayı gerektiren alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, avansın iadesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, iade şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise müvekkilinin mahsup haklarını kullanması neticesinde avansın ne kadarının iade edileceği başlı başına bir yargılama konusu olduğunu, varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramasına sebebiyet verdiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; karşı taraflar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1996, K. 2024/1655, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama