KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1997
- Karar No
- 2024/1787
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24/09/2024
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.608 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla 31.07.2023 tarihli ve 26.874,24-TL bedelli ... seri numaralı faturaya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle 34.581,00-TL ödeme yaptığını, fiyat farkı bedeli olarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ....
Esas sayılı dosyasıyla 31.07.2023 tarihli ve 683,68-TL bedelli .... seri numaralı faturaya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle masraflarıyla birlikte 2.062,00-TL ödeme yaptığını, icra takibine konu faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin almış olduğu herhangi bir hizmet bulunmadığını, müvekkilinin doğrudan davalı firma ile yapmış olduğu herhangi bir sözleşme de bulunmadığını,
davalı firmanın davacı vekilinin müvekkiline herhangi bir hizmet ve mal karşılığı olmayan .... seri numaralı faturanın kendisine tebliğinin süresi içerisinde Manavgat 1. Noterliği'nin 7 Ağustos 2023 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarıyla faturaya itiraz ettiğini ve davalı yana iade etmiş olduğunu, fatura bedelinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu, işbu nedenlerle iade edildiğini, icra dosyasına konu olan borç unsurlarını taşımadığından borç niteliğini kazanmadığını, işbu sözde borcun tahsili yasaya ve usule aykırı olduğunu, hem asıl alacağın hem de işletilen sözde faiz ve faiz oranı hukuki borç ilişkilerine aykırı olduğunu,
ticari işlerinin sekteye uğramaması için müvekkilinin icra tehdidi altında ödeme yapmış olduğunu, arabuluculuk buluşmalarının anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, işbu durumun tespit edilerek müvekkilinin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için iş bu istirdat davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tarafından dava dilekçesi ekine sunulu arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere arabuluculuk başvurusu...
(VN: ...)'ne karşı yapılmış olup huzurda görülmekte olan dava ise;...e karşı ikame edildiğinden davalı yönünden dava şartı arabuluculuğa başvuru yapılmaksızın dava açıldığını, davacı tarafından eldeki davada husumet yönünden hata yapıldığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet davacının asıl iradesi arabuluculuk başvurusunda olduğu gibi ... Turizm Ltd.
Şti.'ne karşı dava ikame etmek ise; eldeki davada yanlış şirkete husumet yöneltilmiş olduğunu, davacı tarafından usul kuralları hiçe sayılarak birbirine karıştırılmış ve bu itibarla usul ve yasaya aykırı olarak şekilde dava ikame edildiğini, işbu nedenle eldeki davanın esasa girilmeden usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "28/03/2023 tarihli, 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A (1) maddesi gereğince istirdat davalarında 01/09/2023 tarihinden itibaren mecburi arabuluculuk dava şartına tabi olmakla, arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilen bir dava şartı olarak düzenlenmediği de gözetilerek dava şartı yerine getirilmeden açılmış olan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Dava dilekçesinde davalı alacaklının başlattığı takipten dolayı müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla 31.07.2023 tarihli ve 26.874,24-TL bedelli ... seri numaralı faturaya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle 34.581,00-TL ödeme yaptığını, ayrıca fiyat farkı bedeli olarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasıyla 31.07.2023 tarihli ve 683,68-TL bedelli ... seri numaralı faturaya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle masraflarıyla birlikte 2.062,00-TL ödeme yaptığının belirtildiğini ve ödenen bu miktarın istirdadının talep edildiğini, davalının verdiği cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava dilekçesi ekine sunulu arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere arabuluculuk başvurusunun .......
(VN: ...)'ne karşı yapıldığını, görülmekte olan davanın ise; ..... karşı ikame edildiğini, bu nedenle davalı .....'ne karşı arabuluculuk süreci başlatılmadan dava açıldığından bahisle itiraz edildiğini, davalı .... ile diğer dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılan firma olan ..... firmalarının aynı adreste faaliyet gösteren unvanları benzer sadece ortaklık niteliği farklı aynı kişilere ait kardeş şirket olduklarını, her iki şirketin de aynı avukatla temsil edildiğini, davalı yanca verilen cevap dilekçesinde;
icra takibine ilişkin borcun esasının tek bir hukuki ilişki olarak belirtildiğini, .. tarafından düzenlenen Antalya Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu fatura açıklamasının "Fiyat farkı bedeli %20 KDV" olarak belirtildiğini, ...tarafından düzenlenen Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına konu fatura açıklaması da yine "Fiyat farkı bedeli %20 KDV" olarak belirtildiğini, her iki fatura açıklamasının aynı olduğu gibi her iki fatura başlığının da ...olarak belirtildiğini, her iki firmada aynı nitelikte ve aynı işe ilişkin olarak aynı mahiyette ve aynı işe ilişkin olarak fatura düzenlediğini, cevap dilekçesinde tek bir sözleşme ve işe ilişkin olarak kurdukları unvanları benzer şirket üzerinden iki ayrı fatura düzenlenmesi kuvvetli şekilde dolandırıcılık kastını çağrıştırdığını,
davalı yanca yapılan yanıltıcı işlemler nedeniyle şirketlerin unvan farkı olduğu farkedilmediği için sehven yanlışlıkla sadece ....'ne karşı arabuluculuk süreci başlatıldığını, davalı şirket vekilinin arabuluculuk sürecinde iki ayrı icra takibi nedeniyle istirdat talebinde bulunulmuş olmasına rağmen arabuluculuk sürecinde tek bir şirketmiş gibi hareket ettiğini, herhangi bir itirazda bulunmadığını, şirketlerin müşterek hareket etiği aynı borç ilişkisine istinaden takip yaptıkları, verdikleri cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere arabuluculuk sürecinde de müşterek hareket edildiğini ve herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini,
her ne kadar müşterek hareket eden ve kardeş şirket niteliği tartışmasız olan ve arabuluculuk sürecine aynı avukat ile yürütülen davalıya karşı arabuluculuk süreci tamamlanmış ise de; hukuki eksikliği tamamlamak adına yeniden arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı ...ye karşı Antalya Arabuluculuk Bürosu'nun ...başvuru ve....dosya nolu arabuluculuk müracaatı yapıldığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, taraflarca E-İmzalı olarak imzalanmış arabuluculuk tutanağının mahkeme dosyasına ibraz edildiğini, buna rağmen ilk derece mahkemesince arabuluculuk sürecine başvurulmadığından bahisle davanın reddedildiğini,
ancak arabuluculuk sürecine başvurulmadığı kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında "Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 3.120,00-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE" karar verildiğini, olmayan arabuluculuğun ücretinin ödenmesine karar verilmesi nedeniyle kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, davalı yanın yanıltıcı davranışları neticesinde unvanları, adresi, faaliyet alanı,
vekili aynı sadece şirket niteliği farklı şirkete karşı arabuculuk şartı tamamlanmadığından bahisle davalarının dava şartı yokluğundan reddinin hukuka ve hakkaniyete uygun düşmediğini, bu nedenle istinaf taleplerinin kabulüyle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkeme hükmünün istinaf incelemesi neticesi kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İstirdat talebine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde;“(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmü düzenlenmiştir.
1-HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, somut olay değerlendirildiğinde; istirdat davasının konusunun bir miktar para alacağına ilişkin bulunduğu,
buna bağlı olarak istirdat davasının açılmasından önce TTK’nın 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu; ancak davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığından İlk derece mahkemesince; arabuluculuğa başvurulmamış olması dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; aşağıdaki bent dışında kalan davacı şirket vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesine rağmen; davacı yan aleyhine arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 3.120,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine karar verilmesi isabetli değildir. Davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esastan kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1997, K. 2024/1787, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama