KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/365
- Karar No
- 2024/371
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 20/11/2023
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
- Yazım tarihi
- 23/02/2024
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, şirketin mevcut yönetimi tarafından karar ve pay defterlerinde sahtecilik yapmak sureti ile sahte pay kayıtları yapılması iddialarının davalılar vekili tarafından Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas dosyasında 12.11.2023 tarihli verilen istinaf dilekçesinde müvekkillerin %95 hisse sahibi olduğunun açıkça ikrar edildiğini, sahte pay ve paydaş kayıtları ile genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile davalı şirketin satışa çıkartılması ve iş bu dilekçe tarihi 14.11.2023 tarihinde alıcı firmaya otelin gezdiriliyor olması ve dava dilekçesinde ayrıntılı anlatılan hususlar gözetilerek ihtiyati tedbir ve yönetim kayyumu taleplerinin yeniden gelişen olaylar çerçevesinde değerlendirmeye alınmasını,
12.11.2023 tarihli davalı taraf ikrarı da göz önüne alınarak yolsuz tescil işlemlerinin zincirleme yolsuz tescil işlemlerine sebebiyet vereceği gerekçeleri ile ...'ne ait taşınmaz, taşınır ve araçlar ve tüm varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şahıslara ait görünürde de olsa şirket hisse paylarına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, açıklanan nedenlerle daha fazla mağduriyet yaratılmaması adına ...'ne yönetim kayyumu tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davanın genel kurul kararının iptali davası olduğu, şirket mal varlığının dava konusu olmadığı, şirketin organsız kalmadığı, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararından sonra değişen bir durum olmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen bu kararın gerekçelerinin hukuka aykırı olduğu gibi gerçeklerle de uyuşmadığını, iddialarının ve beyanlarının yaklaşık ispatı sağladığını, delillerin de bu durumu ortaya koyduğunu, şirketin hisse yapısının değiştirildiğini, sahtecilik ile ilgili mevcut soruşturmanın olduğunu, karşı tarafın bu iddiaları pay defterlerinin ticari defterlerini sunması ile çürütebileceği açıkken sunmayıp aylar sonra zayi olduğunu ileri sürdüklerini, davayı ilk açtıkları andan itibaren ön gördükleri olası risklerin gerçekleşmeye başladığını,
şirketin içinin boşaltılıp milyonlarca dolar geri ödenemez şekilde zarar verildiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin tümüyle kabul edilmese bile en azından örneğin üçlü denetlemeci bir kayyım heyeti tayin edilip tüm hususların onay makamı olarak bu heyetin onayına sunulup otelin ve şirketin mali yapısı ile ilgili 2-3 ayda bir rapor tanzimi sağlanıp dosya tekamül edince davacı veya davalı lehine hakikat neyse ona göre karar verilmesi durumunda kanaatlerince daha adil bir sonuç elde edilebileceğini, müvekkilinin yargı organın seçeceği tarafsız,
bağımsız bir kişi veya heyet ile işin çözümü kavuşmasını istediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin 20/11/2023 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nun 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
davanın konusu ve davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/365, K. 2024/371, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama