KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/571
- Karar No
- 2024/922
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/01/2024
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 24/05/2024
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile hissedarları oldukları ..... Şirketine ait Belediye, Vergi Dairesi ve diğer tüm resmi makamlara olan vergi, harç vs. tüm borçları tek başına ödemesi sebebiyle, davalının %60 oranındaki hissesine düşen sorumluluk miktarı için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatmış oldukları icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazının iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; TTK 602/1 maddesine göre, davacının yetkilisi olduğu şirket adına yaptığı ödemeyi ancak bu şirketten talep edebileceği, sermaye şirketi olan limited şirkette ortağın şahsi mal varlığı ile sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından davalı ile ortağı olduğu şirketin kamu borçlarının ödendiğini, mahkemenin müvekkilinin yaptığı bu ödemeyi sadece şirketten talep edebileceğine ilişkin değerlendirmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ödendiği iddia edilen limited şirketin kamu borçlarının, diğer şirket ortağından ortaklık payı oranında rücuen tahsili talebiyle girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen şirket adına tahakkuk eden kamu borçlarından davalının payı oranında sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.” şeklindedir. Konuya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2019 tarih, ...
Esas-.... Karar sayılı ilamında ise “ortağın limited şirketin borçlarından dolayı kural olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Anılan kuralın istisnaların- dan biri, AATUHK'nun 35. maddesinde düzenlenen limited şirketin kamu idaresine karşı ödenmeyen veya ödenmeyeceği anlaşılan borçlarıdır. Ortaklar, bu borçlarından dolayı payları oranında idareye karşı sorumludurlar.
Bu sorumluluk, idareye karşı bağımsız bir sorumluluk olup, anılan Kanuna 5766 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle payın devri halinde dahi ortadan kalkmayan bir nitelik kazanmıştır. 6163 sayılı Kanun 35. madde düzenlemesine göre, limited şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen kamu alacakları, ortaklardan ortaklık payı oranında istenebileceğinden, tespit edilen alacaktan şirket ortağı davalıların payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir.” denilmektedir.
Dosya incelendiğinde davacının ..... yaptığı ödemelere ilişkin tahsilat makbuzlarını sunduğu görülmektedir. Mahkemece bu ödemeler üzerinde durulmadan istinafa konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş; davalı hakkındaki takibe dayanak tahsilat kayıtlarının ve davacı tarafından ödemenin yapıldığı dönemlere ilişkin tarafların ortağı olduğu şirketin ortaklık yapısını gösteren kayıtların ilgili kurumlardan getirtilmesi ile önce davacının rücuen tahsilini istediği alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tarafların ortağı olduğu şirkete ait bir borçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu nitelikte bir alacak ise davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti ile gereken kararın verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/571, K. 2024/922, 24 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama