KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/622
- Karar No
- 2024/707
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 31/01/2024
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 25/04/2024
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında kredi sözleşmesine dayalı olarak ilamsız takip başlattıklarını, itiraz üzerine takibin durmasından sonra itirazın iptali istemiyle açılan davada dava dilekçesinde borçlunun mal kaçırma yönünde girişimlerinin olduğu, İİK.257.maddesinde belirtilen hususlar gerçekleşmiş olup bankanın alacağının tahsilinde ileride telafisi güç durumların ortaya çıkmamasını teminen davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 31/01/2024 tarihli ara karar ile; "... ihtiyati haciz isteyenin talep ettiği ihtiyati haciz tutarı yönünden alacaklı olduğu (borcun ödenmediği) ve alacağın da muaccel olduğu hususunda ibraz edilen belgelerin alacağın muacceliyeti konusunda kanaat oluşturabilecek nitelikte olsa da, miktarı konusunda yeterli kanaat oluşturacak belge ve delil olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca İİK'nın 257/2.
Maddesindeki vadesi gelmemiş borçlara ilişkin borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.
Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair dosya kapsamından delil bulunmadığı anlaşılmakla İİK 258. maddesi çerçevesinde mahkememizde yeterli kanaat uyandıracak belge ve delil olarak kabul edilemeyeceği, alacağın varlığı ve muacceliyetinin ancak yapılacak olan yargılama sonucunda anlaşılacağı görülmekle ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti.'ne müvekkili ... A.Ş Antalya ...
Şubesi nezdinde imzaladığı 16/07/2020 tarihli 750.000,00 TL tutarlı kredi çerçeve sözleşmesi, 19/07/2021 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmelerine istinaden müvekkili bankaca kredi kullandırıldığını, davalı borçlunun kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi sözleşmesinde yer alan imzası ile bu sözleşmeden kaynaklanan borçtan müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu bulunduğunu, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle, borçlulara hesap özetlerinin keşide edilerek kredi hesaplarının kat edildiğini ve borcun ödenmesinin bildirildiğini,
borçlulara keşide edilen ihtarnameye rağmen alacağının ödenmemesi sebebiyle borçluların temerrüde düştüğünü, alacaklarının muaccel hale geldiğini, muaccel olan alacağı açısından ihtiyati haciz kararı verilmesine sakınca bulunmadığını, ihtarname tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, borçluların malvarlıklarını kaçırmakta olduklarını, bankanın riskli hale gelen nakit alacaklarının tahsili amacıyla İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haczine karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinafa konu karar ise ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karardır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.
2004 sayılı İİK'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257 nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir. İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken yaklaşık ispat kurulanına göre hareket edilmelidir. Alacaklı banka ile dava dışı borçlu ... Şti. arasında kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalandığı, davalı borçlunun sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşme çerçevesinde alacak tutarı için asıl borçlu ve davalı borçluya hesap kat ihtarının gönderildiği anlaşılmaktadır.
Hesabın kat edilmesi, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından sunulan kredi çerçeve sözleşmeleri, kefalet beyanları, hesap kat ihtarnamesi ve hesap özeti kat tarihi itibariyle belirlenen 3.634.440,85 TL alacağın varlığı ve istenebilirliği hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu, gayrinakit alacağın depo edilmesi için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.12.2018 tarih 2016/1 esas 2017/6 karar sayılı ilamı) hususları gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü yerine mahkemenin hatalı değerlendirme ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/622, K. 2024/707, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama