KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/624
- Karar no
- 2024/676
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/01/2020 (Dava) - 25/02/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/22 Esas - 2021/198 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 24/04/2024
- Kararın yazım tarihi
- 24/04/2024
Karar Metni
1.548 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/22 Esas-2021/198 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 31.12.2015 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeni ile meydana gelen değer kaybının, ... plakalı aracın maliki ... ve sürücüsü ... ile aracın ZMMS sigortacısı olan ...
Sigorta A.Ş.'den, değer kaybı tespit raporu ücreti ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili amacıyla İzmir 17. İcra Müdürlüğü 2017/16749 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalı borçluların haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu, öncesinde davalı ...
Sigorta A.Ş.'ye değer kaybının ödenmesi talebi ile başvuruda bulunulduğu halde herhangi bir sonuç alınamadığını, bu kazada davalı ...'ın maliki olduğu araç sürücüsü ...'ın kusurlu, müvekkiline ait ... plakalı aracın sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkiline ait araçra değer kaybı oluştuğunun açık olduğunu, aldıkları bilirkişi raporunda da değer kaybı tutarının 5.000-TL olarak belirlendiğini belirterek,
davalıların takibe yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli tüm itirazlarının iptali ile asıl alacak ve fer’ileri yönünden hukuka uygun olan takibin devamına ve takibe konu alacağın davalı-borçlulardan takip taleplerinde olduğu şekli ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu, davanın 2 yıllık zamanaşımına uğradığını ve ayrıca 1 yıllık itirazın iptali davası açma süresinin de dolduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan değer kaybı hesaplama formülüne göre hesaplama yapılması gerektiğini, araçta herhangi bir değer kaybı olduğundan bahsedilemeyeceğini,
hatta davacıya ait araçta eskiyen ve yıpranan parçaların yenilenmesi nedeniyle araçta değer artışı meydana gelebileceğini, davacının gerçek zararını kanıtlaması gerektiğini, ATK'dan kusur raporu alınmasını, müvekkili şirket faizden ancak dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, değer kaybı tespiti için yapılan masraflardan da sorumlu tutulamayacaklarını, zira davacının müvekkili şirkete usulünce ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, yapılan harcamaların sorumlusunun da müvekkili olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, kazanın tamamiyle karşı tarafın kusuru sonucunda gerçekleştiğini, kusur yönünden inceleme yapıldığı takdirde davacının kusurlu olduğunun anlaşılacağını, kazanın olduğu 31.12.2015 tarihine göre ZMSS Genel Şartlarında değer kaybı hesaplamasının nasıl yapılacağının belirtildiğini, bu hesaba göre değer kaybı hesaplanması gerektiğini, kaza sonucu oluşan hasar miktarı 6.022,11 TL olup, böyle küçük bir hasar sebebiyle de 5.000 TL değer kaybı istenmesinin hukuka uygun düşmediğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, ... plakalı ... .... ... 2014 model aracın gördüğü onarıma bağlı riziko tarihi itibariyle hasarsız haldeki güncel ikinci el piyasa değerinde 5.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği anlaşılmakla.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16749 sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 5.000,00-TL asıl alacak, 1.011,27 TL işlemiş faizin sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından, "...Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, trafik kazasının 31.12.2015 tarihinde meydana geldiğini, kaza sonucu açılan İzmir 17. İcra Dairesinin 2017/16749 sayılı icra takibinin başlatılma tarihinin ise 29.12.2017 olduğunu, bunun ardından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılan takibe karşı 09/01/2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, alacaklı tarafça ilgili itiraz dilekçelerinin 21.01.2019 tarihinde tebliğ alınmış olup bahsi olunan itirazın iptali istemli davanın ise 09.01.2020 tarihinde açıldığını, İİK 67/1.maddesinde,
itirazın iptali davaları için yasada belirtilen bir yıllık süre olduğunu, zamanaşımı itirazlarının gerek cevap dilekçesi gerekse bilirkişi raporlarına itirazlarında tekrarlanmasına rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, alınan raporda müvekkili sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsüne izafe edilen kusur oranının kabulünün de mümkün olmadığını, dava konusu kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususların dikkate alınmadığını, dolayısıyla eksik inceleme sonucu oluşturulan işbu bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, değer kaybı bakımından;
davacının oldukça fahiş bir miktar talep etmiş olup, bu şekilde müvekkil şirket aleyhine zenginleşeceğinin açıkça ortada olduğunu, sigortacının ödeme yükümlülüğünün gerçek zararla sınırlı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 'Değer Kaybı' hesabına ilişkin Ek-1‘de yer alan hesaplama yönteminin dikkate alınması gerekirken, Yargıtay'ın yasadan önce içtihatlarında yer vermiş olduğu reel piyasa şartlarına göre tazminatın belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, zira usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini.." beyanla,
istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına dayalı değer kaybı bedeli için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu kazanın meydana geldiği tarihin 31.12.2015 olmasına, icra takip tarihinin 29.12.2017 olmasına, davalılar tarafından yapılan itirazlara ve alacaklı davacı vekilinin bu itirazları elden tebliğ aldığı tarihin 21.01.2019 olmasına göre, dava tarihinin 09.01.2020 olması nedeniyle, somut uyuşmazlıkta gerek trafik kazalarından doğan zararlar bakımından geçerli 2 yıllık zamanaşımı süresinin ve gerekse 1 yıllık itirazın iptali davası için geçerli hakdüşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiştir.
Kusur bakımından yapılan itirazın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında açıkça davalı sürücünün buzdan dolayı aracının kaydığını ve karşı araca çarptığını beyan etmiş olduğu, mahkemece alınan trafik bilirkişi kusur raporunda da davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, dosya kapsamına ve kazanın meydana geliş şekline göre herhangi bir çelişki de bulunmadığı anlaşılmakla, bu itirazın da reddi gerekmiştir.
Değer kaybı hesaplanması bakımından, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun olarak aracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile kazadan sonraki hasarlı durumu arasındaki fark değerin usulünce tespit edilmiş olmasına, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre bu itirazın da esastan reddine karar verilmiştir.
Son olarak, davalı sigorta şirketi vekili faize yönelik olarak faiz başlangıç tarihi ile sınırlı olarak itirazda bulunmuş olmakla, bu kapsamda yapılan değerlendirmede; dosyada mevcut belgelere göre davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine yapılmış olan başvuru tarihine 8 işgünü eklenmek suretiyle yasaya uygun şekilde hesap edilen temerrüt tarihinden (20.12.2017) itibaren faizin başlatılmasında da bir isabetsizlik yok ise de, gerekçede yer alan bu tarihin hükümde yer almaması nedeniyle infazda sorun yaratacağı,
yine hükümde diğer davalılar bakımından "kaza tarihinden itibaren" şeklinde yazılan kısmın da aynı nedenle infazda sorun yaratacağı gözetilerek, HMK 353/1-b-2. madde uyarınca re'sen kararın kaldırılarak, hükümdeki "kaza tarihinden itibaren" kelimeleri çıkartılarak "kaza tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren" şeklinde hüküm tesisine ve yine "başvuru tarihinden itibaren" kelimelerinin yerine gelmek üzere "temerrüt tarihi olan 20.12.2017'den itibaren" kelimelerinin eklenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/624, K. 2024/676, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama