İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1019 K.2025/873

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik…

Esas2024/1019Karar2025/873Tarih26 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.017 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1019
Karar No
2025/873
Karar tarihi
26 Eylül 2025
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/12/2022
Dava
Maddi ve Manevi Tazminat
Karar yazım tarihi
30/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.017 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 27/06/2008 tarihinde, davalı ...

Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan, davalı ...'a ait ve diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak seyahat eden davacı ...'in koltuğa oturmazdan evvel şoförün ani ve sert manevrasından dolayı dengesini kaybettiği ve araç içerisindeki çamurluk kısmına sırt üstü gelecek şekilde düştüğü, araçta seyahat eden diğer yolcuların yardımı ile koltuğa oturtulduğu ve meskenine yakın bir yere gelince araçtan indiği, ancak araç içi düşmesinden kaynaklı aldığı darbenin etkisi nedeniyle yürümekte zorlandığı, düşme bölgesindeki ağrıların şiddetlenmesi sonra davacı ...'in hastaneye kaldırıldığı,

acil ameliyata alınarak tedavi gördüğü, bu düşme sonucu oluşan yaralanmaya bağlı gelişen sağlık problemlerinden dolayı davacı ...'in yatalak hale geldiği, uyuşmazlık konusu olaya ilişkin davalı sürücü hakkında tahkikat yapıldığı ve yürütülen kamu davası sonucunda hadiseye tanık olan araçtaki diğer yolcuların tespit edilememesi ve delil yetersizliği nedeniyle davalı sürücünün beraat ettiği, müvekkili ...'in yatalak olmasından dolayı karara karşı herhangi bir itirazda bulunulamadığı,

ceza davasının bu haliyle kesinleştiğini beyanla davacının araç içi yaralanması sonucu husule gelen iş görmezliğinden kaynaklı mahrum kalınan gelirler ile yine bu sebepten dolayı yapılan ve ileride yapılması muhtemel olan tüm masraflara ve zararlara karşılık fazlaya dair hakkı da saklı tutulması kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabı dışındaki aracın kayıt maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan olay tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline, bedensel zarardan dolayı duyulan acı ve ıstırap nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın araç maliki ile sürücüsü olan davalı gerçek kişilerden tahsiline,

belirtilen durumdan ayrı olarak, kazaya ilişkin araç sürücüsü ve kayıt malikinin tespiti bakımından mahkemede yeterli kanaat oluşmadığı faraziyesine göre ise maddi zarar kapsamında istenilen tazminattan davalı Güvence Hesabının sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Yargılama sırasında davacı ...'ın 04/12/2016 tarihinde vefat etmesi üzerine mahkemece ölenin yasal mirasçıları usulünce davaya dahil edilmiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ

Davalı Tasfiye Halinde ...

Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, müvekkiline husumet düşmeyeceği ve yetkisiz mahkemede davanın açıldığı, dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediği, bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesinin bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında, sigorta genel şartları kapsamında azami teminat limitleri ile sınırlı olduğu, davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın sigortalı araç olduğu hususunun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığı,

haksız fiil iddiasına dayalı zarar tazmini davalarında ancak yasal faiz istenebileceği, talep olunan faizin türü ve başlangıç tarihinin de yersiz olduğu, manevi tazminat bakımından sigorta şirketinin poliçe kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığı, SGK tarafından kazaya ilişkin davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tespiti halinde hesaplanacak tazminattan mahsubu icap ettiği, bakıcı gideri iddialarının da somut şekilde ortaya konması lazım geldiği, tedavi gideri talepleri ile geçici iş görmezlik zararlarının poliçe teminatı dahilinde bulunmadığını beyanla davanın reddin istemiştir.

Davalı Güvence Hesabı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, müvekkiline husumet düşmeyeceği ve yetkisiz mahkemede davanın açıldığı, dava öncesi müvekkili kuruma müracaat şartına ilişkin dava koşulunun yerine getirilmediği, davacı yanın zarar kalemlerini açıkça belirtmediği, hangi zarar bakımından ne kadar tazminat istediğinin ayrı bir izaha muhtaç olduğu, davacının yaralanmasına neden olduğu iddia edilen aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde trafik sigorta poliçesinin bulunduğu,

bu poliçenin mevcudiyetinin müvekkili yönünden davanın reddini iktiza ettiği, ayrıca kusur ve zarar arasındaki illiyet bağının da kurulmadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri talepleri bakımından 6111 sayılı yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğu, kaza sebebiyle SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme var ise hesaplanacak tazminattan mahsubu icap ettiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığı, işletilecek faizin başlangıç tarihi ve türünün de hatalı talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, davanın yanlış kişilere yöneltildiği, müvekkillerine husumet düşmeyeceği, belirsiz alacak şeklinde dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, ayrıca belirsiz alacak biçiminde talepte bulunulmasının manevi tazminatın bölünmezli ilkesine de aykırı olduğu, davacı yanın minibüse bindiği ve araç içerisinde düştüğü iddialarına ilişkin olay günü davalı sürücünün nikahının olduğu ve nikah merasimi nedeniyle o gün çalışmadığı, araç içi düşmeden kaynaklı darbe dolayısıyla davacının olayın hemen akabinde hastaneye kaldırıldığı,

ağır tedavi gördüğü ve sakat kaldığı ileri sürülmüş ise de davacının sadece şoförü hatırlayıp araç içerisindeki diğer yolcuları hatırlamamasının da mutat cereyana münasip düşmediği, davacı gerçekten böyle bir olay yaşamış ise bu aracın kesinlikle müvekkiline ait araçta vuku bulmadığının sabit olduğu, olayın üzerinden 8 yıldan fazla zaman geçtikten sonra iş bu davanın açılmasının da iyi niyetle bağdaşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

DELİLLER

Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/03/2009 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, maluliyet ve tazminat bilirkişisi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, tanık, tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dinlenen tanıklar ve toplanan sair deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alınan sağlık kurul raporunda davacı ...'in yaralanması mevcut olduğu hususunda bir şüphe olmamakla birlikte meydana gelen zararın davalı araç sürücüsü tarafından meydana getirildiği hususunun sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazazede davacı ...'in olay günü davalının yahut başka bir sürücünün kullandığı minibüste yolculuk yaptığının varit olduğunu, davalı ...'in aynı gün nikahı yapılacağından minibüs kullanmasının kabil görülmemesi yönünde hatalı değerlendirme yapıldığını, zira nikah merasimlerinin gün boyu sürmediğini, gün içerisindeki diğer vakitlerde pek ala aracı kullanmış olabileceğini, tanıklardan ...'ın hadisenin vuku bulduğu gün babasının ve davacı ...'in minibüsten indiğini gördüğü, sonra davacının yolun arkasında durduğu,

davacıya yardım ettiği, komşulardan duyduğu kadarı ile davacı ...'in arabasının içerisinde yaralandığı yönünde beyanda bulunduğunu, yine dosyaya yazılı beyan dilekçesi sunan tanıklarının da olayı gören kişiler olduğunu, bu haliyle kazazede davacının davalı ...'in idaresindeki araçta seyahat ettiği ve yaralanmanın da trafik kazasından kaynaklandığının sabit olduğunu, ... plaka sayılı aracın kayıt maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılar hakkındaki davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

aksi durumda dahi yaralanmanın trafik kazası neticesinde husule geldiğinin sağlık kurul raporu ile tespit edildiğinden zarara neden olan aracın saptanamaması nedeniyle bu kez Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun gündeme geleceğini, mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davalı ... ve ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacıların ileri sürdüğü iddia ve beyanların gerçekle bağdaşmadığını, mahkemece yerinde ve isabetli karar verildiğini, davacı ...'in yaralanmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Güvence Hesabı ise, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması veya aracın tespit edilememesi halinde maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur.

Davacılar vekili, davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak seyahat eden davacı ...'in koltuğa oturmazdan evvel şoförün ani ve sert manevrasından dolayı dengesini kaybedip araç içerisinde düşmek suretiyle yaralandığını ve iş görmezliğe maruz kaldığını, yatalak ve bakıma muhtaç hale gelen davacı ... için ayrıca tedavi gideri yapıldığını yine davacı ...'in bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyduğunu belirterek araç içi yaralanma nedeniyle husule gelen maddi ve manevi zararların hadisenin vuku bulduğu aracın kayıt maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini,

terditli olarak ise aracın tespiti konusunda mahkemede yeterli kanaat oluşmaması durumunda da maddi zararın davalı Güvence Hesabınca tazminine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında kazazede davacı ...'in vefatı nedeniyle yasal mirasçıları davaya dahil edilerek muhakemeye devam olunmuş ve ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Somut olaya ilişkin olarak Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/03/2009 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'ın davacı ...'a karşı işlediği taksirle yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu işlediğine hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatına karar verilmiş, karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

Somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde ise;

1-) Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;

Davalı ...'ın ilk derece mahkemesi karar tarihinden ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra 16/11/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Ölüm henüz karar kesinleşmeden ve istinaf yasa yoluna başvurulduktan sonra gerçekleştiğinden davanın halen devam ettiği kabul edilmelidir.

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50. maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. 6100 Sayılı HMK'nın 55. maddesi hükmü dikkate alınarak ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Bu halde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcuttur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2021 gün ve ... esas, ... karar ve 29/11/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı gibi karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında taraf sıfatı sona eren davalı ...'ın tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması için kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

2-) Somut dosyada, ilk derece mahkemesince dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olarak nitelendirilmiş, kazanın meydana geldiği araç sürücüsü olduğu gerekçesiyle aleyhine dava açılan davalı ... ile bu aracın işleteni olan davalı ... ve aracın ZMMS'si olan davalı ...

Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın, kazanın bu araçta meydana geldiğinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; davacı taraf dava dilekçesinde, bahsi geçen davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi halinde ve eylemin gerçekleştiği aracın tespit edilememesi durumunda Güvence Hesabının sorumlu olacağı gerekçesiyle davalı Güvence Hesabından maddi tazminat talep etmiş olmasına karşın,

ilk derece mahkemesince davacının Güvence Hesabına yönelen bu ikincil talebi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve gerekçeli kararda da Güvence Hesabı bakımından davanın reddine ilişkin herhangi bir gerekçe oluşturulmamıştır.

Oysa ki, somut davada yer alan diğer davalılar ile Güvence Hesabı hakkındaki davaların hukuki sebepleri farklı olduğundan ve dolayısıyla Güvence Hesabına yönelen talep ikincil bir talep olduğundan, ilk derece mahkemesince Güvence Hesabı yönünden ayrı bir değerlendirme yapılması, ilk olarak tazminat talebinde bulunulan davalı sürücü, işleten ve ZMMS hakkındaki davanın değerlendirilerek bu davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılması halinde, Güvence Hesabına yönelen ikincil talep yönünden gerekirse eksik deliller de toplanarak ayrı bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.

Bu sebeple, davacının maddi tazminat talepli olarak davalı Güvence Hesabına karşı açılan dava yönünden diğer davalılardan ayrı bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi ve kararda bu davalı hakkındaki kararın gerekçesinin de gösterilerek denetime elverişli şekilde hüküm kurulması amacıyla kararın kaldırılması gerekmiştir.

3-) Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni ve yukarıda gösterilen istinaf sebepleri yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,

2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 29/12/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,

6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 26/09/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1019, K. 2025/873, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacı İsteminin Özeti
  5. Davalı Cevabının Özeti
  6. Deliller
  7. İdm Kararının Özeti
  8. İstinaf Nedenleri
  9. İstinafa Cevap
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1019
Karar No
2025/873
Tarih
26 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1020 K.2025/839
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1021 K.2025/1027
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1022 K.2025/785
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1023 K.2025/787
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1024 K.2025/1179
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1025 K.2025/989

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.