KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1283
- Karar No
- 2025/1033
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2021
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı
- Karar yazım tarihi
- 10/11/2025
Karar Metni
1.723 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
22/05/2015 tarihinde davalı ...'un işleteni, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacının murisi ...'ya çarpması sonucu ...'nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı sürücünün kaza sonrasında davacı ve yakınları ile iletişim kurmadığını, davacının oğlunun vefatı nedeniyle büyük bir yıkıma uğradığını, manevi ızdırabının bir nebze telafi edilmesi için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini,
davacının vefat eden oğlunun desteğinden mahrum kaldığını ve ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, 1.000,00 TL cenaze gideri olduğunu, davalı ... tarafından 3.531,26 TL ödemenin tek taraflı olarak yapıldığını beyanla, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze giderinin ise tüm davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen 22/05/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı ...Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığı gibi gelir kaybı, kar kaybı gibi dolaylı zararın da teminat kapsamında olmadığını, davacıların desteği olduğu iddia edilen kazazedenin kanun maddesi uyarınca kazada kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza sonrası kusur oranlarının netleştirilmesi için kazaya etki eden tüm faktörlerin araştırılması gerektiğini,
müteveffanın halihazırdaki veya muhtemel gelirlerinin tam olarak belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın fiili desteğinin varlığı veya ileride davacılara destek olma ihtimalinin ciddi olması gerektiğini, ayrıca davacının gelir kaynakları ve hayatta olan diğer çocuklarından aldığı yardımın da desteğe muhtaç olup olmadığının tespiti açısından önemli olduğunu, SGK'nın yaptığı ödeme var ise bu durumun da sorulması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, mirasçılık belgesi, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %15, davacının yakını yayanın ise %85 oranında kusurlu oldukları, davalı ...'nun haksız fiil sorumlusu sürücü, davalı ...'un işleten malik sıfatıyla, davalı ... şirketinin ise ZMMS sigortacısı sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu oldukları anlaşıldığından maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile,
3.075,69 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 150,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 3.225,69 TL'nin davalı ... yönünden 17/05/2017 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 22/05/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına,
fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, kazadaki kusur oranları ve olayın meydana geliş şekli ile davacının duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın 22/05/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında kusur durumu ve kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, trafik kazası tespit tutanağında açıkça yazılı olan yaya sinyalizasyonunun arızalı olduğu yönündeki maddi gerçekliğin dosyada aldırılan raporlarda hiç bir şekilde nazara alınmadığını, kusur durumu ve orana ilişkin diğer itirazlarının da karşılanmadığını, hatalı kusur raporuna göre yapılan aktüerya hesabının da tümden hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının da oldukça düşük ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı ...Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ödeme yapmış olduğunu, maddi tazminat yönünden herhangi bir tazmin sorumluluğu kalmadığından istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, kusur durumunun çelişkili olup asli kusur sebebiyle davanın reddi gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinden müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinin mesnetsiz olduğu iddiaların kabul edilemeyeceğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun TBK. 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı ...'nın oğlu olan muris ...'ya davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu ... vefat etmiş, davacı bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
Somut olaya gelince, davalı sürücü ...'nun, 22/05/2015 günü saat 18:00 sıralarında, idaresindeki ... plakalı otomobil ile Manavgat istikametinden Antalya istikametine doğru orta şeridini takiben seyrettiği D-400 karayolunun yeşil ışıkta geçtiği olay yeri kesimindeki Serik Sanayi Kavşağındaki yaya geçidi üzerinde karşıya geçmek için seyrine göre sağ taraftan yola girdiğini fark ettiği yaya ...'ya çarpmamak için sol şeride geçtiğinde aracının sağ ön çamurluk ve ön cam kısmı ile yaya çarptığı kazada Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas,
... karar sayılı ilamı ile yapılan yargılamada davalı sürücü ... hızını kavşak mahalline yaklaşırken azaltmaması nedeniyle tali kusurlu bulunarak taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmiş, dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 26/06/2018 tarihli kusur raporunda müteveffa yaya % 85 oranında, davalı sürücü %15 oranında kusurlu bulunmuş, kesinleşmiş ceza dosyasında tespit edilen kusur oranı ile dosya içerisindeki kusur raporunun birbiriyle uyumlu olduğu gözetilerek,
davacı vekilinin kusur oranına yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre; hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek,
yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14 er pay verilmesi,
daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekmektedir.
Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, 50 yaşında bekar ve çocuksuz ölen yaya ...'nın iki yıl sonra evleneceği ve iki çocuğu olacağı varsayımına dayanarak destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmasının yerleşik uygulamaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin aktüerya raporuna yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca kaza tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesinin bildirmiş olduğu cenaze ve defin giderinden desteğin kusur oranına göre 150,00 TL olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin cenaze ve defin giderine yönelen istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih (22/05/2015), kusur durumu (davalı sürücü %15, müteveffa yaya % 85 oranında kusurlu), olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda davacı yararına hükmedilen 7.500,00 TL manevi tazminat miktarı elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusuna yeter miktarda olduğu, az olmadığından, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelen istinaf talepleri reddedilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1283, K. 2025/1033, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama