KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1738
- Karar No
- 2024/448
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 13/12/2024
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde davalı nezdinde trafik sigortalı olan dava dışı sürücü idaresindeki .... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı aracının hasarlandığı ve araçta değer kaybı oluştuğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru sonucu kazanın meydana geldiği ve dava öncesi sigorta şirketinin ödediği değer kaybı tazminatının gerçek zararı karşılamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 1.000,00 TL bakiye araç değer kaybı zararının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu, yine yetkisiz mahkemede dava açıldığı ve davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiği, bakiye tazminat talebi bakımından KTK 97 madde kapsamında sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, yapılan ödeme ile zararın karşılandığı, bakiye değer kaybı alacağı kalmadığı, kazaya ilişkin olarak hasar ve değer kaybı olarak toplamda 48.170,04 TL ödeme yapıldığı, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanmadığı, kaza tarihindeki verilere göre ve sigorta genel şartları ekindeki formüle göre bakiye değer kaybı zararının hesaplanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, eksper raporu, sulh protokolü, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; bilirkişi raporuna göre 10.311,00 TL bakiye değer kaybı bulunduğu, ancak davacı vekili sunduğu dilekçe ile davalı tarafla sulh olunduğunu, haricen düzenlenen sulh protokolü gereği konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle tarafların sulh olması nedeniyle HMK 315/2 madde gereği davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davadan feragat edilmiş ise de hakkın özünden feragat olmadığını, tarafların menfaatine olarak düzenlenen sulh protokolü ile davan feragat edildiği ve bu protokolde arabuluculuk ücretiyle ilgili bir hüküm maddesi bulunmadığını, 6235 sayılı Yasa'nın 18/A-14 madde ve bendi ile ilgili yönetmeliğin 26/2. cümlesi, yine HMK 297/1-ç ve 326. maddeleri uyarınca arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili gerektiğini, haricen sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve esasen davalının iş bu dava ikamesine sebebiyet verdiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmamıştır.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle oluşan araç değer kaybı talebine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklı olarak karşı aracın trafik sigortacısından bakiye değer kaybı tazminatı istendiğini, yargılama sırasında davalı yan ile haricen düzenlenen sulh protokolü ile anlaşma sağlandığını ve davanın konusuz kaldığını belirterek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiş, ilk derece mahkemesine yürütülen yargılama sonucunda sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından salt yargılama giderleri bakımından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut dosyada, yargılamanın devamı sırasında davacı vekili sulh oldukları ve davadan feragat ettikleri ve bu nedenle dosyada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi istemli .... tarihli dilekçeyi ve ekinde 01/04/2024 tarihli makbuz, ibraname ve feragatname başlıklı belgeyi ibraz etmiştir.
Davalı vekili de 01/04/2024 tarihli dilekçesiyle; sulh olduklarına, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığına ilişkin beyanda bulunmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 314 maddesi uyarınca sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. Yasanın 315. maddesine göre ise; sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut olayımızda davacı vekili 02/04/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş ise de, aynı zamanda sulh oldukları yönünde de beyanda da bulunduğu, ilk derece mahkemesince de sulh beyanına itibar edilerek sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği gözetildiğinde, esasen dava konusuz kalmıştır.
Böyle bir durumda yargılama gideri ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükleneceğinin dava tarihindeki haklılık durumuna tespit edilmesi gerekir. Ancak somut dosyada tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı görülmüştür. Buna karşın, arabuluculuk ücretinin hangi tarafa yükleneceği konusunda taraflarca makbuz, ibraname ve feragatname başlıklı belgede açıkça kararlaştırılan bir durum yoktur.
Bu durumda, arabuluculuk ücretinin hangi tarafa yükleneceğinin dava tarihindeki haklılık durumuna tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda somut dosyada yapılan incelemede; kaza tespit tutanağına göre, davalının sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün ters yöne girmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirlenmiş olması, dosya kapsamındaki belgelere göre davacının aracında somut kaza nedeniyle hasar oluştuğunun sabit olması ve alınan bilirkişi raporu ve aracın hasar durumu itibariyle davacının aracında değer kaybı oluştuğu konusunda kuşku bulunmaması karşısında, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken,
mahkemece arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin tüm istinaf nedeni yerinde görüldüğünden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1738, K. 2024/448, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama