KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/821
- Karar No
- 2025/966
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2022
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı
- Karar yazım tarihi
- 28/10/2025
Karar Metni
1.505 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23/05/2015 tarihinde seçim görevi sonrasında okul çıkışına gelen arkadaşı davalı ... ve diğer arkadaşlarını da alarak hasta ziyaretine gittiklerini, dönüşte ...'ın araçlara makas atmaya başladığını, bunun üzerine davalı sürücüyü uyarmalarına rağmen davalı sürücünün kendilerini dikkate almadığını ve önce duvara sonra da orta refüje çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, davalı ... hakkında Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, bu davada araç sürücüsü ve işleten ...'ın asli kusurlu ve 1,79 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihi olan 29/03/2015 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmek şartı ile şimdilik 20.000,00 TL manevi tazminattan davalı ... sorumlu olmak üzere, 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçe teminatı ile sınırlı kalmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalının aynı mahallede ikamet ettiğini, davalının aracına binmeyi davacı ve arkadaşlarının kendilerinin istediğini, kaza yaptıklarını, davacının kazaya bağlı olduğunu iddia ettiği şikayetlerin kaza öncesinde oluşan şikayetleri olduğunu, iddia edilen kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davacının şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davalı hakkında takipsizlik kararı verildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte şirketlerinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, kazada sürücünün kusurunun bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinden sorumlulukları bulunmadığını, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, davacının sakatlığı nedeniyle tazminattan sorumlu tutulabilmeleri için mağdurun Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek sakatlık oranının tespiti gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından dosyada toplanan deliller ışığında tazminat hesabında Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar dikkate alınarak davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacının daimi iş göremezlik tazminat isteminin reddine, 398,61 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29/03/2015 tarihinden,
davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 25/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminata ilişkin talepleri yönünden tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davacının müterafik kusuru, dava konusu olayda hatır taşımasının mevcut olması, davacının kaza tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak,
davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 29/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamında verilen raporlar dikkate alındığında en son rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, iyileşme süresi için dahi dosyada bir çok çelişkili rapor mevcut olduğundan mahkeme tarafından en kısa süre üzerinden hakkaniyete açıkça aykırı şekilde karar verildiğini, verilen manevi tazminatın cezalandırma amacı taşımayacak ancak zarar görende iç huzuru sağlayıcı nitelikte olması gerektiğini, bu sebeple verilen manevi tazminat miktarının az olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyanın tekrar Adli Tıp'a gönderilmesi sonrasında 2. İhtisas Kurulu tarafından kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik çerçevesinde davacının kalıcı maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu tespitleri karşısında ...
Hastanesinden alınan raporun hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacının raporlara karşı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, hesaplanan maddi tazminatın 398,61 TL olması karşısında neredeyse 8 katı oranında bir manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük değil yüksek olduğunu, bütün bu hususlara rağmen daha fazla manevi tazminata hükmedilmesinin manevi tazminatın bir cezalandırma ve zenginleşme aracı olarak kullanılması anlamına geleceğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı arkadaşı olan davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araçta geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanmış, bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 29/03/2015'dir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyet raporu düzenlenmesi gerekir. Ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine ve bu yönetmelikte düzenlenmeyen hususlarla ilgili ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulunun 16/07/2018 gün ve ... karar numaralı raporu kaza tarihinde yürürlükte olmayan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, ATK Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen maluliyet raporlarına göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici maluliyetinin üç hafta olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olay tarihi, tarafların statüsü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tek taraflı kazadan davacının yolcu olduğu aracın sürücüsü davalı kazanın meydana gelmesinde asli kusur durumu, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araca davacı yolcu olarak binerek müterafik kusurlu oluşu, davacının yaralanmasının derecesi ve niteliği, paranın satın alma gücü ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı için takdir edilen 3.000,00 TL manevi tazminat miktarı, davacının manevi zararlarını tatmin edici nispettedir. Bu nedenle davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf istemlerinin reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/821, K. 2025/966, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama