KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/268
- Karar No
- 2025/570
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2024
- Dava
- Maddi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 10/07/2025
Karar Metni
1.872 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 25/05/2023 tarihinde, davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacı aracında maddi hasar oluştuğu, değer kaybına uğradığı,
tamir süresince araç kiralandığı ve karşı araç sürücüsünün kusur sonucu kazanın meydana geldiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 25.100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL araç değer kaybı zararının davalılardan müşterek ve müteselsilen, 100,00 TL kazanç kaybı bedeli ve 100,00 TL ikame araç bedelinin ise davalı araç maliki olan şirketten olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 09/10/2024 tarihli ıslah dilekçesinde, hasar bedeli talebini 25.750,00 TL'ye, değer kaybı zararını 25.000,00 TL'ye, ikame araç bedeli ve kazanç kaybından kaynaklanan zararı ise 16.145,10 TL'ye yükseltmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı, bu yöne ilişen dava şartının eksik kaldığı, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi bulunduğu ve sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şatları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, fahiş tutarda değer kaybı istendiği, araç hasarı ve değer kaybının sigorta genel şartlarına göre belirlenmesi icap ettiği, geçmiş hasar kaydının araştırılması,
daha önce hasarlanan ve işlem gören parçaların tazminat hesaplamasında gözetilmesi, dava ikamesi öncesinde temerrüt oluşmadığından müvekkili bakımından olay tarihinden faiz talebinin yersiz olduğu, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceği, hasar bedeli zararında parça onarım bedeli veya tamir mümkün değilse eş değer parça bedelinin esas alınması ve uygun iskonto uygulanmasının lazım geldiği, eksper ücret masrafı ve araç mahrumiyet bedeli talebinin poliçe kapsamında olmadığı, faturaya dayalı olmayan KDV bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Olay yeri görgü ve tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişi heyeti raporu, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; bilirkişi heyetinden alınan kusur ve tazminat raporuna göre, park halindeki davacı aracına çarpan davalıya ait araç sürücüsünün olayda asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ise herhangi bir kusur yüklenmediği,
trafik kazasındaki hasarı nedeniyle davacı aracında parça ve işçilik ücretinin KDV dahil 25.700,00 TL, hasarı öncesi değeri ile tamir yapıldıktan sonraki bedeli arasındaki fark esas alınarak serbest piyasa rayicine göre araç değer kaybı zararının 25.000,00 TL, hasarın boyutuna göre makul tamir mühletinin 15 gün ve günlük araç kiralama bedelinin 1.076,34 TL olacağı ve bu halde araç mahrumiyet zararının 16.145,10 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği, araç hasarı ve değer kaybı talepleri bakımından davanın ispatlandığı, araç mahrumiyet zararı ile kazanç kaybı talepleri yönünden de ıslah yapılmış ise de davacının aracı dava dışı ...
Turizm şirketine kiraladığı, aracı bizzat işletmediği, dolayısıyla sadece kira bedelinin istenebileceği, kazanç kaybı talebinin yersiz olduğu, ikame araç bedeli talebinin ise haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 25.700,00 TL araç hasar bedeli ile 25.000,00 TL araç değer kaybı zararı olmak üzere toplam 50.700,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminata 06/09/2023 temerrüt tarihinden faiz işletilmesi ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,
100,00 TL ikame araç bedelinin davalı araç maliki şirketten olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle tahsiline, kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu trafik kazasında hasarlanan aracın dava dışı firmaya kiralandığını, müvekkilinin aracın hem maliki hem de yetkili şoförü olduğunu, davalıya ait araç sürücüsünün tam kusuru sonucu meydana gelen kaza nedeniyle aracın tamirde kaldığı süre boyunca kazanç kaybına uğradığını, ıslah dilekçesiyle alacak kalemlerine ilişkin taleplerin artırıldığı halde sadece 100,00 TL araç mahrumiyet zararına hükmedildiğini, ıslah dilekçesiyle artırılan tutarın araç mahrumiyet bedeline mi yoksa kazanç kaybı zararına mı ilişkin olduğu hususuna taleplerinin açıklattırılmadığını,
kira bedeli olarak belirtilen zararın esasında kazanç kaybı olduğunu, hasar bedeli ve değer kaybı zararının da daha yüksek olduğu ve gerçek zararı karışalamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle araç hasar bedeli, değer kaybı zararı, kazanç kaybı ve araç mahrumiyet bedeli isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, davalı yana ait araç sürücüsünün park halindeki davacı aracına çarparak hasarlanması ve değer kaybına uğramasına neden olduğunu, tamir süresince araçtan mahrum kaldığını ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın kayıt maliki ile trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara kaşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Somut dosyada bilirkişi heyeti araçtaki değer kaybını; aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farkını belirleyerek hesapladığı, tespit edilen araç değerlerinin piyasa rayiçlerine göre ve usulüne uygun biçimde belirlendiği, denetime elverişli olan bu bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu nedenle davacı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Somut dosyada, aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, hasara konu olan araç parçalarının kaza tarihi itibariyle geçerli olan bedelleri ayrı ayrı tespit edilerek hasar bedelinin belirlendiği, somut dosyada alınan raporun bu yön itibariyle de gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bu haliyle hasar bedeli yönünden de bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak, davalının bu hususa yönelen istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna karşın;
Davacının, dava dilekçesinde araçtan mahrum kaldığı süre için ikame araç bedeli ve bu süreçte oluşan kazanç kaybının tazminini talep ettiği görülmüştür. Davacının bu talepleri, davacının araçtan mahrum kaldığı döneme yönelik aynı sonuçları içeren talep niteliğindedir. Bu nedenle aynı dönem için hem ikame araç bedeli hem de kazanç kaybına hükmedilmesi mümkün değildir.
Somut dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda, davacının aracını kiraladığı ... Turizm A.Ş. ile davacı arasındaki kira sözleşmesinde belirlenen kira bedeli gözetilerek davacının kazanç kaybı hesaplanmış olup, davacının araç mahrumiyetinden kaynaklanan gerçek zararı, hesaplanan bu kazanç kaybıdır. Zira, davacı kaza tarihinde aracını kiralayarak kira geliri elde etmekte olup, gerçek zararı bu kira sözleşmesinden elde edeceği kazanç kaybına ilişkindir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davacının araç mahrumiyeti yönünden, bilirkişi raporuyla belirlenen 16.145,10 TL kazanç kaybı tazminatına hükmedilmesi gerekirken kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının kazanç kaybı ile ikame araç bedeli talebinin aynı anda karşılanması mümkün olmayıp, somut davada davacının gerçek zararının kazanç kaybına ilişkin olması gerektiği gerektiği gözetildiğinde, ikame araç bedeli talebinin reddi gerekecektir.
Bu durumda, somut davada davacının araç mahrumiyeti yönünden kazanç kaybı talebi açısından bilirkişi raporuyla belirlenen ve ıslah edilen 16.145,10 TL üzerinden davanın kabulüne, ikame araç bedeli talebinin ise reddine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Dairemizce bu yönde hüküm kurulması gerekir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin kazanç kaybına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm tesisi ile; davacının araç mahrumiyeti yönünden kazanç kaybı talebi açısından davanın kabulü ile 16.145,10 TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den tahsiline, ikame araç bedeli talebinin ise reddine, ilk derece mahkemesinin diğer hükümlerinin aynen muhafaza ifade edilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/268, K. 2025/570, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama