KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/703
- Karar No
- 2025/930
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 18/07/2025
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 13/10/2025
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki geçici hukuki koruma talebine mütedair ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREKÇE
Davacı vekili; müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araçla, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın kayıtlı maliki ve davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacı müvekkilinin yaralandığından bahisle, iş gücü kaybı, tedavi gideri ve bakıcı gideri için belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.500.000,00 TL manevi tazminatın ise işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 18/07/2025 tarihli ara kararla; dosya içeriği, mevcut delil durumu, henüz dosya kapsamında kaza nedeniyle alınmış bir kusur raporunun bulunmadığı, dosya kapsamında davacının maluliyetine ilişkin uygun yönetmelik kapsamında alınmış sağlık raporunun da bulunmadığı, bu doğrultuda davaya konu alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği ve davalı tarafın mal kaçırma ihtimalinin varlığına dair bir kanıtın dosyada bulunmadığı, alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat kuralı gereğince muaccel bir alacağın varlığı ve haklılığı hususunda mahkemelerinde olumlu kanaat oluşturacak yeterlilikte görülmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemi reddedilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası sırasında talep edilen ihtiyati haciz isteğine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir.
Bu sebeple davacının manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez.
Diğer bir anlatımla ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 28/11/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında "Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğunu" belirtmiş ve manevi tazminat istemli davalarda salt manevi tazminatın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna işaret etmiştir.
Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, haksız fiilden kaynaklanan tazminata (para alacağı) yöneliktir.
2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.
Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Olay 21/05/2025 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 17/07/2025 tarihinde açılmıştır. Bu aşamada haksız fiilin davalı sürücü tarafından gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin alacağını Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile dava dilekçesi ekinde sunduğu trafik kazası tespit tutanağı ve tedavi evrakı ile yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
İİK.'nun 259/1 maddesi, ihtiyati haciz talebinde alacaklıyı teminat göstermekle yükümlü kılmışsa da, aynı yasa maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacağın bir ilama dayanması halinde teminat aranmayacağı, üçüncü fıkrasında ise alacağın ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanması halinde ise mahkemenin teminata gerek olup olmadığını takdir edeceği açıklanmıştır. Davacılar bu yasa maddesinde sayılan belgelerden birini ibraz edemediğinden teminat alınması zorunludur.
Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesinin 18/07/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüyle, İİK 257. maddesi gereğince takdiren 510.000,00 TL alacak miktarıyla sınırlı olarak davalılar ... ve ...'ın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları (İİK'nın 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri, banka hesapları hariç) üzerine ihtiyati hacze konu değerin %5 oranında (25.500,00 TL) teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/703, K. 2025/930, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama