KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/413
- Karar No
- 2025/295
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/11/2021
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 30/05/2025
Karar Metni
1.548 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile eşinin .... tarihinde saat .... sıralarında Antalya İli ...
Mahallesi ... sokaktan ... sokak istikamesine doğru kaldırım bulunmaması nedeniyle yolun dışındaki mucurlu kısımdan evlerine yaya olarak seyir halindeyken ... caddesi istikametinden müvekkilinin bulunduğu yere doğru son sürat gelen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun dışında bulunan müvekkiline şiddetli bir şekilde çarptığını ve hiç durmayarak olay yerinden kaçtığını, bu sebeplerle kaza tespit tutanağının tutulamadığını, davalı ... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın başlatıldığını, kazaya sebebiyet veren davalı ...'in polis tarafından tespit edilmesi üzerine ifade verdiğini, davalı ...'in daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı ehliyetinin iptal edildiğini, müvekkilinin kazadan sonra hayati tehlikesinin bulunması nedeniyle yoğun bakıma alındığını, kafatasında kırıklar meydana geldiğini, kulağında duyma kaybı olduğunu, klavikulada parçalı kırıklar meydana geldiğini, orbita kırığı meydana geldiğini, skapula kırığı meydana geldiğini, müvekkilinin halen sağlığına kavuşamadığını, işyerinde bir çok sıkıntı yaşadığını,
müvekkilinin eşinin %93 ağır ve sürekli engelli olduğunu ve bakıma muhtaç 15 yaşında çocukları olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, beyan ederek.
500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı düzenlenmediğinden kaza, yaralanma, nedensellik bağı ve kusurun kanıtlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketinin davacının tıbbi evrakları ile birlikte ... Danışmanlık Hizmetlerinden maluliyet raporu aldığını, sağlık kurulu raporunun verilmediğini, 1 yıl sonra kontrol şartının konulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...alınan maluliyet raporlarının tamamında davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığı sabittir. Kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü yönetmeliği nazara alınarak bu yönde hazırlanan raporlara itibar edilmiş, yine bu raporlarda davacının 9 ay geçici iş göremez durumda bulunduğu da kabul edilmiştir.
9 ay geçici iş göremezlik döneminde bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise süresi sorulmuş, bakıcı ihtiyacı bulunmadığı bildirilmiş olup davacının bakıcı masrafı adı altında tedavi gideri bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacının maddi zararı hesaplanmış olup davacı taraf da raporu kabul ettiğini beyan etmiştir. Rapor usul yasaya uygun olmakla hükme esas alınarak hesaplanan tutar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise; trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, davacının 9 ayda iyileşebilir hale geldiği ve tedavi gördüğü, bu süreçte manevi yönden etkilendiği, tanık beyanlarına göre davacının eşinin de diyaliz ve şeker hastası olup onun da bakımını üstlendiği ancak bu süreçte eşinin bakımı ile de ilgilenemediğinden ve bu konuda dışarıdan yardım almak zorunda kalmaktan dolayı mahcubiyet ve üzüntü duyduğu, tam kusursuz oluşu, gelir durumu ve paranın alım gücü nazara alınarak davacının SGK ödemeleri düşülmeden hesaplanmış maddi zararı ile de orantılı olduğu" gerekçesiyle "maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile.
10.719,39 TL'nin 17/11/2017 (davalı ... sigorta için 01/10/2018 tarihinde başlamak kaydıyla) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine.
15.000,00 TL manevi tazminatın 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur durumuna ilişkin belirlemeyi kabul etmediklerini, kaldırımı olmayan yolda, ağır engelli eşini götürmekteyken meydana gelen kazada, davacının da kusuru olduğu kanaatinde olduklarını, kalıcı engel bulunmamasına rağmen, iyileşme süresinde sanki hiç çalışamayacak durumda olduğu varsayılarak, yüksek ücretle maddi zarar hesaplandığını, maddi tazminata ilişkin raporun da doğru olmadığını, özellikle manevi tazminata ilişkin miktarı yüksek bulduklarını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kabule göre de maddi tazminatın çok üzerinde belirlenen manevi tazminatın, bu kadar yüksek belirlenmesinin gerekçesi olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ZMMS Poliçesi Genel Şartları'na göre geçici iş göremezlik zararı ve geçici iş göremezlik süresi içindeki bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğunu, maluliyet durumunun şüphesiz olarak tespit edilmediğini, sağlık kurulu raporunun sürekli ibaresi ile verilmediğini, bir yıl sonra kontrol şartı konulduğunu, dosyada bulunan tetkik ve tedavilere ait tıbbi raporlar vr belgeler baz alınarak yapılan medikal değerlendirme neticesinde, raporda özür oranı bildiriminde bulunduğunu, araz ile kaz zedenin geçirdiği trafik kazası arasında illiyet bağının kesinlikle bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde haksız fiil halinde meydana gelen bedensel zararların tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak tanımlandığı, yine aynı Yasa'nın 55. maddesi uyarınca bedensel zararların Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk ilkelerine göre hesaplanacağı, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği, zarar veya tazminattan indirilemeyeceği ifade edilmiştir.
Bu genel açıklamalar üzerine somut dosya incelendiğinde; .... tarihinde davacının eşi ile birlikte yol kenarında yürüdüğü esnada davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yolun dışında bulunan davacıya aracın sağ yanı ile çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı sabit olup, kazaya karışan aracın diğer davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, yine kaza tarihi itibariyle geçerli ... plakalı aracın ZMSS poliçesini davalı sigorta şirketinin düzenlediği anlaşılmaktadır.
Davacının bu kaza nedeniyle dosyada toplanan deliller alınan bilirkişi raporları ve hastane kayıtları ile birlikte bakıldığında; kafatasında çatlak, yine sağ köprücük kemiğinde kırık ile birlikte kısmen görme şikayetlerinin oluştuğu, davacının kaza nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun ... tarihli raporu kapsamında daimi maluliyetinin bulunmadığı ancak geçici iş göremezlik süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceği belirlenmekle, ilk derece mahkemesince de bu rapor hükümleri dikkate alınarak davacının geçici iş göremezliği yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince doğru yönetmelik hükümleri uyarınca ve kaza sonrasında TBK'nın 55. maddesi uyarınca davacıya rücu edileceği belirtilen SGK İl Müdürlüğü'nden gelen yazı cevaplarında davacıya ödendiği belirtilen 3 aylık geçici rapor ödemesinin aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamadan mahsup edilerek davacının geçici iş göremezliğe bağlı maddi tazminatının hesabına dair hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunun da karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporu ile savcılık dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu ve ... tarihli görgü ve tespit tutanağında yapılan inceleme sonucunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 oranında kusurlu bulunduğuna yönelik bilirkişi raporunun mahkemece karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle kafatasında meydana gelen çatlak ile birlikte köprücük kemiğinde meydana gelen kırık sonucunda zarar gördüğü sabit olup, bu husus dosya kapsamında alınan davacıya ait hastane kayıtlarıyla beraber maluliyete ilişkin hazırlanan bilirkişi raporuyla sübuta ulaşmış olup; buna göre davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti bulunmamakla birlikte, 9 ay geçici iş göremezliğinin oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davalının eyleminin özelliği, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile davacının kaza tarihi itibariyle yaşı ve kaza nedeniyle hastanede kalma süresi, bu süreç içerisinde yaşadığı acı ve manevi zarar ile davalının haksız fiilin meydana gelmesinde kusurunun ağırlığı bir arada değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı, hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla manevi tazminat miktarına yönelik davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda izah edilen nedenler ile istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/413, K. 2025/295, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama