KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/120
- Karar No
- 2024/301
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/07/2021
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
- Yazım tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkilinin ticari hesabından sözleşmeye aykırı olarak posta ile gönderilmeyen 126,00-TL'lık Hesap Özeti Ücreti(Ekstre) kesintisi yaptığını, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından 13.10.2014 tarihinde toplam 450,00-TL Limit Tahsis Ücreti, 07.03.2014 tarihinde de 50,00-TL Çek Karnesi İstihbarat Ücreti adı altında TTK'na ve sözleşmeye aykırı ücret aldığını, müvekkilinin kullandığı kredi için bankanın 01.09.2014 tarihinde İpotek Tesis Ücreti aldığını ve 25.11.2014 tarihinde önceki ekspertiz raporuna istinaden kullanmış olduğu krediden 250,00-TL Ekspertiz Ücreti aldığını,
davalı bankanın müvekkilinin hesabından 03.06.2015 tarihinde 5.363,14 TL ve 971,89 TL Erken Ödeme Komisyonunu sözleşmeye aykırı olarak kestiğini, bu nedenlerle davalı bankanın sebepsiz zenginleşme içine girerek haksız kazanç sağlamış olduğunu, fazlaya ilişikin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.585,-TL tutarındaki meblağın ticari avans faiziyle iadesi gerektiğini davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verimesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, Davalı bankaca alınan ve bu çerçevede alınan; Limit Tahsis Ücretinin, Hesap Özeti ücretinin, Erken Kapama Komisyonunun, ekspertiz ve ipotek tesis ücretlerinin ve Çek Karnesi İstihbarat Ücretinin yasa ve mevzuata uygun olduğunu, dolayısıyla yapılacak bir iadenin sözkonusu olmayacağını ve bu nedenlerle de davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi ve yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde.
Bankalar Kanununun tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği.
Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği,
genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu, dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi .... ile husumetlerinin bulunduğunu mahkemeye bildirmelerine rağmen bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, dosyada alınan iki farklı bilirkişi raporu olduğunu, bilirkişi raporlarının birbirleri ile çeliştiğini, mahkemece çelişki giderilmeden davanın reddine karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosyaya konu hesap kredinin ve ticari nitelikte olup mahkemece aldırılan .... tarihli bilirkişi raporunun 4077 Sayılı TKHK'nun esas alınarak hazırlanmış olmasına,
bilirkişi raporları arasındaki farklılığın bu husustan kaynaklanmasına, daha sonra mahkemece aldırılan .... tarihli kök ve .... tarihli ek raporların mevzuata uygun hazırlanması, denetime açık olması tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte olması itibari ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmamasına, diğer yönlerden de kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/120, K. 2024/301, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama