KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1325
- Karar No
- 2025/411
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/01/2023
- Davanın konusu
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
- Yazım tarihi
- 28/03/2025
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... Plakalı adına kayıtlı olan ticari taksisinin şoförünün(...) çalışmadığı 28.09.2021 tarihinde saat 04:00'de taksiyi sevk ve idare ederek müvekkilinin bilgisi olmadan, şoförü tarafından habersizce aracı alıp Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi ... cad.... Sk. Kavşağında ...
Plakalı ... isimli sürücüye çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, buna rağmen kazayı kendi yaptığı halde kazayı babası ...nun yapmış gibi sigorta kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, Müvekkilinin aracının kaskolu olmasından dolayı servis tamirat işlemlerinin yapılmasının ... tarafından kaza yapıldı gibi gösterilerek dosya açtırıldığını, kazayı şüpheli bulan ... sigorta şirketi araştırmacı gönderip kazanın şüpheli olduğu yönünde tespitlerde bulunduğunu, yine aynı şekilde kazayı yapan gerçekte ... şoförun olduğu, kendisi tarafından ...
Sigorta şirketine aracın tamirat işlemlerini arcın kaskosu üzerinden yaptırmayacağız şeklinde feragat yazısı verdiğini, Müvekkilinin bu durumdan hiç bir şekilde haberi olmadığını, şoför tarafından yapılan bu iş ve işlem neticesinde yanlış sigorta uygulamaları ve müşteri profili veritabanındaki SİSBİS denilen sisteme kazanın şüpheli olduğu kaydı işlendiğini,
müvekkilinin araç sahibi olarak işlemediği bir eylem nedeniyle kasko poliçesine "Yanlış Sigorta Uygulamaları ve Müşteri Profili Veritabanındaki SİSBİS denilen sisteme kazanın şüpheli olduğu kaydı" eklenmesi ile cezalandırılarak mağdur edildiğini ve herhangi bir aracına kasko poliçesi yaptıramadığını, maddi hasarlı kazayı yapan şoför tarafından tüm tadilat ve tamirat işlerinin masraflarının kaza sonucu oluşan tadilat işlemlerinin de ... sigorta kaskosu adına açılan kaza dosyası üzerinden de yapılmadığını,
Müvekkillinin bu durumu öğrendikten sonra adına şüpheli olarak oluşturulan hatalı SİSBİS kayıtının silinmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine başvuruda bulunduğunu, ancak kaydın haklı olduğu silinemeyeceği gerekçede gösterilmeden mail yolu ile bildirildiğini belirterek Müvekkilinin hatası olmadan bilgi görgüsü haricinde olan Anayasanın 38. Maddesine aykırı , Anayasa mahkemesinin bağlayıcı kararlarına aykırı Müvekkilinin ...'a ...
Plakalı ticari taksisine ait ... poliçe numaralı davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş kasko poliçesi üzerindeki Yanlış Sigorta Uygulamaları ve Müşteri Profili Veritabanındaki SİSBİS denilen sisteme kazanın şüpheli olduğu kaydının kaldırılmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu sisbis kaydının silinmesi talebinin haksız olduğunu, dava konusu hasara ilişkin yapılan incelemeler neticesinde de kazanın doğru bir şekilde beyan edilmediği ve sigorta suistimaline konu olabilecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kazayı yapılan sürücüyü doğru bir şekilde beyan etmediklerinin de açık bir şekilde kabul ve ikrar ettiğini, bu yönüyle dava konusu kaza neticesinde konulan sisbis kaydının haklı ve hukuka uygun olduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketten tazminat talep edilmemesi veya alınmaması kazaya ilişkin sisbis kaydı oluşturulmasına engel teşkil etmediğini,
davacı tarafın taleplerinde haksız olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı taraf bu kaza nedeniyle adına oluşturulan kazanın şüpheli olduğu şeklindeki SİSBİS kaydının, çalışanı olan ticari taksi şoförünün bilgisi dışında kazayı kendisi yaptığı halde babası yapmış gibi kaza tespit tutanağı düzenlemesi nedeniyle oluşturulduğunu, kendisinin bir haberinin olmadığını, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne kaydın silinmesi için başvurduğunu, ancak kaydın haklı olduğu ve silinemeyeceğinin kendisine bildirildiğini,
araç sürücüsü olan ...'nun yanlış beyanı nedeniyle kendisinin cezalandırılmasının Anayasaya aykırı olduğunu iddia ederek kendisi aleyhine konulan şüpheli kaydının sistemden kaldırılmasını talep etmiştir.
Bu iddiasının ispat vasıtası olarak gösterdiği tanıklarının mahkememizde alınan yeminli beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının bu konudaki iddialarının dinlenen tanıkların yeminli beyanları ile ispatlandığı, kazayı yapan ve kazayı babası yapmış gibi tespit tutanağı düzenlettiren kişi ... olmasına, davacının herhangi bir eylemi olmamasına rağmen davacıyı cezalandırır şekilde şüpheli kaydının davacı adına oluşturulmasının mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varıldığından.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SİSBİS kaydının hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın kendi çalışanın gerçekleştirdiği fiil nedeniyle hasar ve sisbis kaydı oluşturulmasının hukuka uygun olduğunu, davacının kendi çalışanı ile olan iç ilişkisinin müvekkil şirketi ve bu ilişki dışında kalan 3. kişileri hukuken bağlamayacağını, söz konusu kaydın işlenmesinin müvekkil şirket açısından bir tercih ya da seçim değil, zorunluluk olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında SİSBİS kaydının kaldırılması istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
30.04.2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11.maddesinde “sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” düzenlemesi yapılmıştır. Verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür.
Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli ... sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir.
Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek SİSBİS’teki kaydı silebilecektir.
3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. Aynı genelgenin 3.1. maddesinde ''Merkez,yönetmeliğin 14. Maddesindeki haller saklı kalmak üzere, hakkında sisbis kaydı oluşturulan ilgililere asgari olarak yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirket, olay tarihi ve ilgili sigorta branşını içeren bilgileri'' iletir düzenlemesi yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı iddialarının dinlenen tanık beyanları ile ispatlanmasına, davacının kayda dayanak olayda bir eyleminin bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1325, K. 2025/411, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama