KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1616
- Karar No
- 2025/1539
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/03/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 23/12/2025
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, ... Tem. Tur. San. Ve Ltd. Şti.
İle müvekkil şirket arasında mal alım satımı için 17.06.2020 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, Sözleşmeye göre müvekkil şirket, sözleşme ekinde yer alan demirbaş malzemelerini davalıya teslim edecek davalı şirket ise sözleşmede taraflar arasında yapılan anlaşma tutarı olan 275.000TL +KDV olarak müvekkil şirkete ödeyeceğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen malları davalı şirkete eksiksiz bir şekilde teslim etmiştir ve sözleşmede tarafına düşen sorumluluğu yerine getirmiştir.
Ancak davalı şirket müvekkile kısmi ödemelerde bulunmuş ve borcunu tam ve eksiksiz biçimde ifa etmediğini, bunun sonucundan müvekkil şirketin davalıdan 24.500,01TL bakiye alacağının kalmadığını, bu nedenlerden dolayı davalı borçlunun Denizli 7. İcra Müdürlüğü’nün ...
E sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve takibin devamına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı yanın dilekçesinde belirttiği şekilde, müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, Mutabık olunmayan başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, doğal olarak müvekkil şirket, mutabık kalmadığı bedelden dolayı başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, davacı yanın iddia ettiği şekilde bir borç bulunmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde, yukarıda açıklanan uyuşmazlık daha net anlaşılacağını, ayrıca hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte mutabık kalınmış bir alacak söz konusu olmadığını, dolayısıyla likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatının istenmesi de mümkün olmadığını,
açıklanan nedenlerle, işbu davayı kabul etmiyor, reddini talep ettiklerini, müvekkilince kabul edilmeyen fatura ve mallara ilişkin olarak gerekli iade ve itirazlar yapılmış olup buna ilişkin yansıtma faturaları da gönderildiğini, buna ilişkin evraklar müvekkilce hazırlanmakta olup bilahere ibraz edileceğini, bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkememizce SMMM bilirkişinin 24/01/2023 havale tarihli raporu ile özetle "Davacı tarafa ait incelenen resmi defterlerine göre davalı arasında, incelenen 2020 döneminde sözleşmeye dayalı demirbaş alım satım ilişkisi kapsamında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı taraf ile davalı arasında 17.06.2020 tarihinde düzenlenen sözleşmeye dayalı demirbaş alım satım ilişkisi kapsamında sözleşmenin düzenlendiği,
anılan sözleşmede davacı tarafın (275.000 + KDV-%18) 324.500,00 TL. bedelle (KDV dahil) sözleşme ekinde bulunan demirbaşları sattığı tespit edilmiş olup, sözleşme gereği davalı tarafça davacı tarafa 3 adet her biri 100.000,00 TL. toplam 300.000,00 TL. tutarlı çeki alım satım sözleşmesi gereği ödeme amaçlı verdiği ve sözleşmeye dayalı demirbaş malzemesi alım satımı kaynaklı davacı tarafın davalı taraftan 24.500,00 TL. cari bakiye alacağı kaldığını, davacı taraf incelenen resmi defterlerine yansıyan ticari işlem kayıtlarına göre; davacı tarafın davalı ...
San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nden 09.03.2021 icra takip tarihi itibariyle 24.500,01 TL. cari bakiye alacağı olduğunu, Davacının davalı tarafı usulüne uygun temerrüde düşürdüğü tarihin 09.03.2021 icra takip tarihi olduğunun" tespit edildiği anlaşılmakla , hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen rapor doğrultusunda taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı cari hesap alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibinde davalının davacıya borcunu ödediğine, böyle bir borcu bulunmadığına dair yazılı herhangi bir delil de sunamadığı anlaşılmakla davanın alınan rapor doğrultusunda kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İİK.'nun 67/2 maddesi; "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ... E, ...
K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir.
Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı). Dava; sözleşmeden kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin olmakla likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatının yasal koşulları oluştuğu kanaatine varılarak ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı yanın dilekçesinde belirttiği şekilde müvekkillinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, başlatılan takibin haksız ve kötü niyeti olduğunu, müvekkili şirketin mutabık kalmadığı bedelden dolayı başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ilk derece mahkemesince itiraza konu raporlara bağlı olarak karar verilmiş olsa da kabulünün mümkün olmadığını, alacağın ihtilafa konu olmasına likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari satımda açık hesap alacağının tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde takip konusu alacağın kayıtlı olmasına,
davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle HMK’nın 222/3. maddesi uyarınca davacının defterlerindeki kayıtları karine olarak kabul etmiş sayılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1616, K. 2025/1539, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama