KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/174
- Karar No
- 2025/390
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/05/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 28/03/2025
Karar Metni
1.848 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Ana davada.
Davacı vekili, Bir nolu davacı ... ile davalı ... kargo arasmda 02.04.2012 tarihinde Antalya ili ... şubesinin, 02.04,2012 tarihin dede ... şubesinin TTK m.102 ve devamında belirtilen şartlarda geçerli olan acentelik sözleşmeleri akdedildiğini, İki nolu davacı ...'nın, diğer davacı ..." ün annesi olup, kızının davalı ile başlatmış olduğu ticari ortaklığa teminat olmak üzere davalı ... kargo lehine, Antalya ili merkez ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel de bulunan ... m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazı üzerinde 110.00 TL lik ipotek tesis edilmesine onay verdiğini,
Ancak davalı ile aralarmda doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığını, Bir nolu davacı ..." ün, davalı ... kargo ile olan ticari ilişkisini tesis ederken davalıya Antalya ili merkez ilçesi yüksek alan mahallesi ... ada ... parsel de bulunan 432 m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazı üzerinde 110.000 TL lik ipotekten başka olmak üzere, 1 adet 40.000 TLTık, 1 adette bedelsiz olmak üzere iki adette kambiyo senedini düzenleyerek teminat olarak verdiğini, davacı olan müvekkilinin,
davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi Antalya 10. Noterliğinin 21.12.2015 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile aralarındaki ticari ilişkinin artık sürdürülemez boyutlara ulaşması, müvekkilinin parasının içeride tutularak kendisine ödenmemesi ve ekonomik olarak mahvına sebep olması gerekçesi ile feshettiğini, Bu ihtarnamenin davalıya 25.12.2015 Tarihinde tebliğ edildiğini, gerek müvekkilin ticari kayıtlarında gerekse davalının ticari kayıtlarında fesih tarihi itibariyle davacıların davalıya bir borcunun bulunmadığını, fesih sonrasında davalı tarafın,
müvekkillerini ticari ilişki içeresinde sanki kendisine borçlu imiş gibi borçlandırmaya devam ettiklerini, tarafların ticari kayıtlarının ve defterlerinin incelenmesi sonrasında müvekkillerinin davalı tarafa bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, ileri sürerek davacı ... ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davacı tarafça davalıya verilen teminat senetlerini iadesi ile teminat ipoteğinin fekki ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada. Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 02.04.2012 tarihinde Antalya ili ... Şubesinin 02.12.2014 tarihinde ... Şubesinin TTK m.102 ve devamında belirtilen şartlarda geçerli olan acentelik sözleşmesi akdedildiği, müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişki tesis ederken davalı şirkete Antalya ili Merkez ilçesi ... Mahallesi ...
Ada ... parselde bulunan ... m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde 110.000,00.-TL'lik ipotekten başka olmak üzere 1 adet 40.000,00.-TL bedelli 1 adet de bedelsiz olmak üzere iki adet kambiyo senedi düzenleyerek teminat olarak verildiği, verilen teminatların iade ve iptali ile davacının davalıya bir borcunun olmadığına ilişkin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı,
müvekkilinin davalı arasındaki ticari ilişkiyi ticaretin sürdürülemez boyutlarda müvekkili zarar ettirmesi ve davalının davacı müvekkilinin içerdeki hak edişlerinin uzun bir süre ödememesi nedeniyle Antalya 10. Noterliğinin 21.12.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshettiği, müvekkilinin ve davalının ticari kayıtlarında fesih itibariyle müvekkilinin alacaklı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00.-TL'nin davalıdan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Ana davada. Davalı vekili, davacı ... ile müvekkili şirket arasında 20/03/2012 tarihli acentelik sözlemesi ile ...
Acentesi ve 02/12/2012 tarihli acentelik sözleşme ile de ... acentesi olarak faaliyet göstermesi için sözleşmeler imzalandığını, taraflarca imzalanmış işbu sözleşme kapsamında davacı ...'ün müvekkili şirkete karşı edimlerinin bulunduğunu, Davacı ... tarafından gönderilen 21.12.2015 tarihli ihtarname ile akdi fesih ettiği bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından söz konusu acentelerin geri alındığını, Davacı ... ... ve ... acentelerine ilişkin olarak müvekkili şirkete ... acentesinde 22.354,27 ... acentesinden dolayı 124.396,63 TL borçlu bulunduğunu,
Davacı ...'ün müvekkil şirkete borcunun toplam 146.750,90 TL olduğunu,davacılar tarafından ipotek fekki talebinin yersiz olduğunu, Bu alacakların kaynağının davacı ... ile müvekkili şirket arasında yapılan acentelik sözleşmesi olduğunu, Antalya ili murat paşa ilçesi ... ada ... parsel üzerinde ... adına kayıtlı olan taşınmazın ... tarafından ...'ün müvekkili şirkete olan borçlarından dolayı kefalet ipoteği yapıldığını, müvekkili olan davalı şirketin davacılardan herhangi bir teminat senedi almadığını, Müvekkilinin davacılardan sadece 155.00,00 TL değerinde ipotek aldığını, başkaca herhangi bir teminat almadığını,
davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davaya verilen cevap dilekçesinde özetle. Davacı ... ile müvekkili şirket arasında 30/03/2012 tarihli acentelik sözleşmesi ile ... acentesi ve 02/12/2013 tarihli acentelik sözleşme ile de ...
Acentesi olarak faaliyet göstermesi için sözleşmeler imzalandığını, davacının işbu acentelik sözleşmelerinden dolayı müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının bulunduğunu, davacı ... tarafından gönderilen 21/12/2015 tarihli ihtarnameye istinaden fesih ettiğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından söz konusu acentelerin geri alındığını, davacı ...'ün ... ve ... acentelerine ilişkin olarak müvekkili şirkete ... acentesinde 22.354,27.-TL ... acentesinden dolayı 124.396,63.-TL borcunun bulunduğunu,
davacı ...'ün müvekkili şirkete borcunun toplamda 146.750,90.-TL olduğunu, bu alacaklarının kaynağının davacı ... ile müvekkili şirket arasında yapılan acentelik sözleşmesinden kaynaklandığını bu sebeple davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığı belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Ana davada davacı vekili, davacı ... ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davacı tarafça davalıya verilen teminat senetlerini iadesi ile teminat ipoteğinin fekkini talep etmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı ...
Kargo şirketinin defterlerinin kesin delil sayıldığı, davalının defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemede davalı ... kargonun davacı ...' den dava tarihi itibariyle ... Acentesinden dayanaklı 8.944,13 TL, ...
Acentesinden dayanaklı 79.802,15 TL olmak üzere toplam 88.746,28 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacıların acentelik sözleşmeleri nedeniyle davalıya 61.253,72.-TL borçlu olmadığının tespitine; davalının alacaklı olması nedeniyle ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı; anılı sözleşmelerde davaya konu senetlerin teminat olarak alındığına dair bir atıf olmadığı, senetler de teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı ve davalının senedin teminat senedi olduğuna ilişkin her hangi bir kabulünün bulunmadığından davacıların teminat senetlerinin iadesi ve teminat ipoteğinin fekkine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine;
birleşen dava yönünde ise davacı tarafın ticari defterlerinde dahi davacının, davalı şirketten bir alacağının olmadığı ve dolayısıyla da davacı taraf davasını ispat edemediğinden, davacının davasının reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ve asıl ve birleşen dosyada davalı ... Kargo A.Ş. vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl ve Birleşen dosyada Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ana dosyada davacı ...'ün incelenen ticari defterlerinde davalıya fiili çalışma dönemi sonunda bir borcunun bulunmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, iddia edilen 88.746,28 TL'nin ise fesih sonrasında müvekkilinin davalı şirketçe yapılan borçlandırmalarla gerçekleştirildiği, davalı şirket ile hiç bir ticari bağının olmadığını, verilen teminatların, diğer davacı ... ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeni ile verildiğini bu durumun izahtan vareste olduğunu, davalı yanın bu senet ve ipoteğin ne için alındığını senetle ispat külfeti altında olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Asıl ve Birleşen dosyada davalı ... Kargo A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ana dava kapsamında ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delil niteliğindeki ticari defterlerinin dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alına bilirkişi raporunda ... Acente için 22.354,27 TL, ... Acente için 146.751,00 TL olmak üzere 169.105,27 TL, davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini, davanın tamamen reddi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl dava feshedilen acentelik sözleşmesi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, sözleşme gereği verilen teminat senetlerinin iadesi ve ipoteğin kaldırılması istemine, birleşen dava ise belirsiz alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde: Davacılar vekili her ne kadar teminat senedinin iadesi ve ipoteğin kaldırılması taleplerine ilişkin davalarının reddolmasının hatalı olduğunu öne sürmüş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde davaya konu senetlerin teminat olarak alındığına dair bir atıf olmadığı,
senetlerde teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı ve davalının senedin teminat senedi olduğuna ilişkin her hangi bir kabulünün bulunmadığından dava konusu senetlerin teminat amacıyla verildiği davacı tarafça ispatlanamadığı sabit olduğundan senetlerin iadesine ilişkin davanın reddedilmesinde isabetsizlik yoktur.(Aynı yönde bknz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1871 E. 2025/412).
Alınan bilirkişi raporlarına göre davalının alacaklı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı sabit olduğundan mahkemece bu talep yönünden de davanın reddi isabetli bulunmuş ve bu nedenlerle davacılar vekilinin istinafının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde:
Her ne kadar mahkemece davacının menfi tespit davasının kısmen kabulüne, karar verilmiş ise de; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda davalı ... kargonun davacı ...' den dava tarihi itibariyle ... Acentesinden 8.944,13 TL, ... Acentesinden 79.802,15 TL olmak üzere toplam 88.746,28 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, davacı taraf davalıya karşı külliyen borçlu olmadığını iddia ederek iş bu davayı açtığına göre hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda menfi tespit davasının reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/174, K. 2025/390, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama