KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/275
- Karar No
- 2024/554
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/10/202
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili,davalı şirket tarafından kambiyo senedine dayalı alacak iddiasıyla müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak yapılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olup davacının böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketten sebze fidanı karşılığında dava konusu ... keşide tarihli - ... ödeme tarihli ... Tarım San. ve Tic. Ltd.
Şti. lehine 7.000,00 TL bedelli senedi keşide ederek malen kaydına istinaden verdiğini ancak davalı tarafından müvekkiline herhangi bir mal teslimi yapılmadığını ve fatura da bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığına dair iddialarının davalı şirketin kayıtları incelendiğinde ispatlanacağını belirterek, müvekkilinin Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin zirai ilaç satışı yaptığını, davacının peyderpey müvekkilinden mal aldığını ancak ödeme yapmadığını, davacının imzasının yer aldığı veresiye mal teslim fişlerini sunduklarını, bu fişler dışında da bir çok defa davalıya mal teslimi yapıldığını, davacının iddialarını ispatlamak zorunda olduğunu belirterek, davanın reddi ile icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " davacının, davalı tarafça icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığı iddiasıyla eldeki davanın ikame edildiği, takibe konu senedin bono niteliğinde olup yasal unsurları taşıdığı, bunun yanında yukarıda açıklandığı üzere ihtiyari unsurlardan da "malen" kaydını ihtiva ettiği, yani bu durumda senedin mal karşılığı verilmiş olduğunun anlaşıldığı, davalının da cevap dilekçesinde takibe konu senedin davacıya veresiye verilen mallar karşılığı alındığını beyan ederek,
davacıya mal teslimi yapıldığına ilişkin davacının imzasını havi "veresiye mal teslim fişleri" ibraz ettiği, davacının bu veresiye teslim fişleri ile ilgili isticvap beyanında iddiayı değiştirecek şekilde beyanda bulunmakla birlikte imzaları ve veresiye mal aldığını kabul ettiği, alışverişinin ....
Tarımla değil ... tarımla olduğunu beyan etmesine rağmen ibraz ettiği tahsilat makbuzunda da ... tarım yazdığı, bu şekilde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve mal alışverişinin sabit olduğu, davacının müşteri çekiyle yaptığını iddia ettiği ödeme makbuzunun tarihi 15.10.2018 olup, davaya konu bononun ödeme tarihinin 30.01.2019 olması karşısında vadeden önce yapılan ödemenin bono ödemesi olarak kabul edilemeyeceği gibi bu şekilde bir iddia ya da ispatın da olmadığı,
bu durumda halen ispat külfeti üzerinde olan davacının bono karşılığı mal almadığını yazılı belge ile ispat etmesi gerekmekte iken dayanılan delillerin bu mahiyette olmadığı gibi her ne kadar davacı delil listesinde "yemin" deline dayanmış ise de iddianın ileri sürülüşü bakımından HMK 226/1-c maddesi uyarınca, yemine ilişkin hususun bedelsiz senedi icraya koymak suçunu teşkil edeceğinden davacının iddialarının yemine konu edilmeyeceği, bu şekilde davacının senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davalı taraf icra tazminatı talep etmişse de takiple ilgili verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından bu talep de yerinde görülmemiştir."şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ibraz ettiği teslim fişlerinin başka bir firmaya ait olduğunu, davalının mal teslimine ilişkin başka bir delil sunmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmediğini, yemin hakkının hatırlatılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de; mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için ihtaratlı kesin süre verilerek davalının ticari defter ve kayıtlarının bir mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/275, K. 2024/554, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama