KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/454
- Karar No
- 2025/437
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/10/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 18/04/2025
Karar Metni
2.236 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Davalı aleyhinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emri, davalı tarafa ... tarihinde e-tebliğe çıkartılmış, davalı – borçlu, ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına, takip dayanağına, borcun tüm diğer ferilerine itiraz etmiş icra takibi durmuştur.
Davalının itirazları haksız ve kötüniyetli olup, iptali gerektiğini, Müvekkil firma ile davalı şirket arasında, ... tarihinde, 16.Uluslararası Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi'nin ... otelinde gerçekleştirilmesi konusunda anlaşma yapılmış, buna yönelik sözleşme imzalandığını, sözleşmede, otele ilişkin, kalış ve otelde kullanılacak her türlü hizmetin bedeli Euro olarak belirlendiğini, yapılacak ödemelerin de, Euro olarak ya da sözleşmede yer alan kur politikası sınırları dahilinde, T.C.M.B.
Döviz Alış kuru cinsinden belirlenerek banka havalesi ile ödeneceği kararlaştırıldığını, Kongre, ülkemizde ve tüm dünyada salgına dönüşen Covid-19 virüsü sebebiyle ve Sağlık Bakanlığı tarafından, uluslararası kongre ve organizasyonların salgın tehlikesi geçene kadar yapılmaması kararı çerçevesinde iptal edilmiştir. Salgının devam etmesi nedeniyle, kongrenin ileri bir tarihte gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ya da bir daha yapılıp yapılamayacağı belirsiz hale gelmiştir.
Bu aşamaya kadar, sözleşmede belirtilen ödemelerden bir kısmı müvekkil tarafından davalı tarafa sözleşme hükümleri çerçevesinde ödenmediğini, salgının ve salgından kaynaklı tedbirlerin devam etmesi nedeniyle, davalı-borçlu firma tarafından da kabul edildiği gibi, mücbir nedenden dolayı yapılan anlaşma iptal edilmiş ve müvekkilin yapmış olduğu ödemelerden 456.332,00 TL'lik kısım 23.07.2020 tarihinde davalı tarafça iade edildiğini, davalıya, müvekkil şirket tarafından, 02.08.2019 tarihinde, 18.150,00 Euro karşılığı 110.715,00 TL.
(Kur 1Euro=6,3 TL üzerinden), 24.01.2020 tarihinde, 18.150,00 Euro karşılığı 117.975,00 TL. (Kur 1Euro=6,5 TL üzerinden), 09,03.2020 tarihinde, 18.150,00 Euro karşılığı 121.608,19 TL (Kur 1 Euro=6,7 TL üzerinden) olmak üzere toplam 72.600,00 Euro ödeme yapılmıştır.
Yatırılan bu bedelden, 1.340,00 Euro, davalı tarafça kullanım bedeli olarak kesilmiş ve ... tarihinde, müvekkilin borçlu firmadan 71.260,00 Euro alacağı olduğu konusunda taraflar arasında yazılı mutabakata varıldığını, Davalı tarafın, 71.260,00 Euro karşılığı yerine, eksik ödeme yapması nedeniyle, İzmir 20. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 21.08.2020 tarihli ihtarnamesi gönderilmiştir, İhtarnamede, müvekkil şirketin alacağı olan 71.260,00 Euro'nun, sözleşmede belirlendiği üzere, "...Kur 1 Euro=8,50 TL üzeri olması durumunda 8,50 TL olarak sabitlenecektir..." düzenlemesi çerçevesinde, iade günündeki kur üzerinden,
71.260,00 Euro'nun karşılığı olan 605.710,00 TL. yerine, ödenen 456.332,00 TL'den eksik kalan 149.378,00 TL'nin ödenmesi talep edildiğini, ancak ihtara rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, itirazın iptali davasının konusu olan, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takibi ile 150.901,95 TL takip çıkışlı icra takibi başlatıldığını, borçlu ...
Turizm Yatırım ve İşletmecilik Anonim Şirketi’ ne ödeme emri ... tarihinde tebliğe çıkarıldığını, borçlu ...
Turizm Yatırım ve İşletmecilik Anonim Şirketi yapmış olduğu 02.12.2020 tarihli itirazında, müvekkil alacaklıya karşı ödeme emrinde belirtildiği gibi bir borcu olmadığını belirterek borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına, işleyecek faiz oranına, takip dayanağına ve borcun diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini, takip 04.12.2020 tarihinde durdurulduğunu, Davalının, alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı haksız, kötü niyetli ve dayanaksız olarak itirazları nedeniyle işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, müvekkil firmanın davalı firmadan olan alacağı, ticari defter ve kayıtlarında sabit olup, davalı tarafından da borçları bilinmektedir.
Buna rağmen itiraz ederek borçlarını ödemekten kaçınmaya çalıştıklarını, Müvekkil şirketin defter ve kayıtlarından yapılacak bilirkişi incelemesi sonunda, müvekkilin davalılardan olan alacağı belirleneceğini, Davalıların, müvekkil firmaya olan borçlarına karşılık herhangi bir ödemede bulunmamaları ve takibe itiraz etmiş olmaları nedeniyle, arabuluculuk dava şartı gereği 10.12.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, Arabuluculuk son oturumu, Covit19 (Koronavirüs salgını) sebebiyle birey ve kamu sağlığı düşünülerek fiziken değil süreçteki tüm tarafların rızası ile telekonferans yöntemi ile gerçekleştirildiğini, Davalı-borçlu şirket,
müvekkile yapması gereken ödemeyi gerçekleştirmediğini, dava sürecinde; davalının art niyeti de göz önüne alındığında mal kaçırma durumu bulunabileceğinden, dava sonucunda müvekkilin alacağını tahsil etme imkânı kalmayacağını, bu nedenle;
davalı aleyhine, davalı şirket üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları ile banka hesaplarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına, vergi dairesi alacaklarına, İ.İ.K. nun 257.maddesi uyarınca İhtiyati haciz konulmasına fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, Takibin devamına, alacağın %20’indan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının oluştuğunu iddia ettiği kur farkından müvekkilin sorumlu tutulmasını gerektirir hiç bir hukuksal dayanağı mevcut olmadığını, davacı müvekkile TL olarak ödeme yapıldığını, müvekkilde mücbir sebeb nedeni ile uygulanmayan sözleşme nedeni ile tahsil etmiş olduğu türk lirası bedeli 6098 sayılı borçlar kanunun 136. maddesi gereği türk lirası olarak aynen iade ettiğini, davacının müvekkil şirkete göndermiş olduğu haksız ihtarnamede dahi kabulünde olduğu üzere taraflar arasındaki sözleşme de davacıya ödeme hususunda iki alternatif sunulmuş davacı,
TL para biriminde ödeme yapmayı tercih ederek müvekkil şirkete TL para biriminde ödemede bulunduğunu, Davacı yinehaksız ihtarında kabul ve beyan ettiği üzere mücbir sebep nedeniyle sözleşme taraflar arasında uygulanmadığını, bu hususta ihtilaf bulunmadığını, mücbir sebeb nedeniyle uygulanmayan sözleşmeden dolayı müvekkil sebebsiz zenginleşme hükümleri gereği TL olarak aldığı edimi aynen aldığını gibi TL olarak talep edildiği anda iade etmiş olup davacının kur farkından müvekkil şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığını,
davacının uygulanmayan ve yürürlükte bulunmayan sözleşmeye göre TL ödediği bedeli EURO olarak iade istemesinin hak ve nisfetle bağdaşmasıda ayrıca mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için taraflar arasında ki sözleşmenin iade anında yürürlükte olduğu varsayılsa dahi yine müvekkil şirketin sözleşmenin uygulanmaması halinde davacının TL olarak ödediği bedelleri EURO olarak iade edeceğine dair bir sözleşme hükmü mevcut olmadığını, davacının sözleşmede dayanmaya çalıştığı hüküm müvekkil şirkete davacının yapacağı ödemeyi ve otelin fiyatını belirleyen sözleşme hükümü olduğunu,
söz konusu hükmün davacının sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle TL olarak ödediği bedeli EURO olarak geri istemesine dayanak olması hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki eğer taraflar arasındaki sözleşme uygulanacak ise davacının zaten yaptığı ön ödemeyi grubun iptal olması nedeniyle iade almasıda mümkün olmadığını, sözleşmenin ilgili kısmında iptal halinde ön ödeme bedellerinin Otel tarafından davacıya iade edilmeyeceği açıkça yazılı olduğunu, Müvekkil şirket göndermiş olduğu davacının haksız ihtarına cevapta tüm yasal haklarını saklı tutarak ve iyi niyetle TL olarak aldığı bedeli TL olarak iade ettiğini belirttiğini,
sözleşme geçerli ise otel açık olduğu halde grubu iptal eden davacının bedel iade isteme hakkı olmadığı için davası bu yönü ile de haksız ve hukuki mesnedden yoksun olduğunu, davacının çekmiş olduğu haksız ihtara müvekkil şirket tarafından ekte örneği bulunan ihtarname ile cevap verilmiştir.davacının çekmiş olduğu haksız ihtara müvekkil şirket tarafından ihtarname ile cevap verdiğini, davacı ile varılmış bulunan bir yazılı mutabakat söz konusu olmadığını, davacı sözleşme gereği tutulmuş bulunan muhasebe kaydını alacak iddiasına dayanak yapma çabasında olduğunu,
tarafların yaptıkları sözleşme çerçevesinde muhasebe kaydı tutması gerektiği izahtan varestedir.
Davacının müvekkil şirkete Euro ödeme yapması gerektiği için yaptığı TL ödemeler ödeme yaptığı gün için belirlenen sözleşmedeki kur maddesine göre belirtilen maddede ki kur üzerinden muhasebe kayıtlarına mecburen Euro olarak girildiğini, davacının ihtiyati haciz talebi haksız ve hukuki mesnedden yoksun olup, gerçeğe aykırı beyanlara dayandığını, keza yerleşik yargı uygulamasında ihtiyati haciz kararı için öngörülmüş olan yaklaşık ispat kuralıda somut davada mevcut olmadığı gibi davacı dava neticesinde haklı çıkar ise ulaşacağı sonucu ihtiyati haciz talebi yolu ile etme gayesinde olduğunu,
davacı dilekçesinde sözde alacağının ödenmediğini müvekkil şirketin mal kaçırma ihtimali göz önünde bulundurularak dava sonunda alacağını tahsil edebilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmektedir.
Davacının bu talebi tamamı ile haksız olduğunu, öncelikle davacının haksız ihtiyati haciz talebinin reddine, netice olarak davacının haksız ve hukuki mesnedden yoksun davasının reddi ile, kötüniyetle icra takibi yapan davacının asıl alacağın %20 sinde aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...bilirkişi raporları içeriği değerlendirilerek, mahkemece davacı tarafça yapılan ödemelerin TL olarak sözleşmede belirtilen kur üzerinden yapıldığının, sözleşmenin uygulamadığı bu nedenle davacı tarafça yapılan ödemenin iadesinin talep edildiği, davalı tarafça da TL olarak aynen geri ödemenin yapıldığı anlaşılmakla, davacının fark alacağı talep edemeyeceğinin kabulü ile, davacının iddiası yerinde görülmeyerek, davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkili firma ile davalı şirket arasında, ... tarihinde, 16.Uluslararası Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi'nin ... otelinde gerçekleştirilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşmede otele ilişkin her türlü hizmet bedelinin EURO olarak belirlendiğini, Covid-19 virüs salgını sebebiyle kongrenin iptal edildiğini, salgın sebebiyle kongrenin ileri bir tarihe ertelendiğini, mücbir sebep nedeniyle müvekkili tarafından davalı tarafa ödenen bedellerin bir kısmının davalı tarafça iade edilmediğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin alacağının belirtilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını,
müvekkilinin döviz cinsinden ödeme yapmasına rağmen davalının aynı şekilde döviz cinsinden ödeme yapmamasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshi konusunda ihtilaf olmayıp, uyuşmazlık döviz bazlı sözleşmede davalının; davacının ödeme günündeki kur üzerinden TL 'ye dönüştürerek verdiği ön ödemeleri aynen TL olarak iade etmesinin yerinde olup olmadığı, davacının kur farkını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında ... tarihinde akdedilen sözleşmede ... Turizm ve Sağlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapılacak olan organizasyon için otel sahibi ... Turizm Yatırım ve İşletme A.Ş.'ye ödemelerin nasıl yapılacağı belirtilmiş; ödemelerin ya sözleşmede belirtilen döviz cinsinden ya da sözleşmede belirtilen kur politikasına istinaden T.C.M.B. döviz alış kurundan banka havalesi ile yapılacağı, diğer taraftan da mücbir sebeplerden birinin gerçekleşmesi halinde otel, acente tarafından yapılmış ödemelerden, var ise konaklamaya dair yapılmış olan masrafları mahsup ederek, kalan tutarın acenteye iade edileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasına sunulan ... tarihli mutabakat mektubunun davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderildiği ve bu mektupta davacının 30.06.2020 itibari ile 71.260,00 Euro alacaklı olduğu ile ilgili davacıdan cevap istendiği bu mektubun da davacı tarafından kabul edilerek imzalandığı görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve mutabakat mektubu birlikte yorumlandığında; ödemelerin, ödeme tarihindeki TCMB döviz alış kuru esas alınmak suretiyle sözleşmede belirtilen kurlardan yapılması ve sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davalı tarafından yapılan iade ödemelerinin de aynı şekilde TCMB döviz alış kuru esas alınmak suretiyle sözleşmede belirtilen kurlardan yapılması gerektiği, dolayısıyla davacının kur farkı talep edebileceği gözetilmeksizin mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ilk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişisinden aldırılan ... tarihli rapor dairemizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmekle, bilirkişi raporu doğrultusunda;
davacı ve davalı arasında Euro anlaşma yapıldığı ve ödemelerin TL olarak yapılması durumunda sözleşmede belirlenen kurlara göre yapılması imza altına alındığından sözleşme kurlarına göre hesaplama yapılması gerektiği değerlendirilerek rapordaki tabloda gösterildiği gibi davacının davalıdan 11.996,10 Euro alacaklı olacağı, ödeme günündeki 11.996,10 Euronun sözleşmedeki esas alınarak kurlara göre TL değerinin ise 92.369,97TL olduğu,
davacı tarafından davalı yan ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünden davacının 2.277,62TL işlemiş faiz talep edebileceği, icra takibinde 1.189,50TL işlemiş faiz talep edildiğinden talep gereğince davacının takip tarihi itibari ile 92.369,97TL asıl alacak 1.189,50TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 93.559,47TL alacağı olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit oluşu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/454, K. 2025/437, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama