İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/652 K.2025/595

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2024/652Karar2025/595Tarih20 Mayıs 2025Okuma10 dk · 1.947 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/652
Karar No
2025/595
Karar tarihi
20 Mayıs 2025
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
16/02/2022
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazım tarihi
20/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.947 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... Bankası A.Ş nin müşterisi davalı ... San.Ltd.Şti. ile imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca müvekkil Banka .../Denizli Şubesinden Taksitli Ticari Kredi kullandığını, ...ın ise bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkili banka müşterisi ...

San.Ltd.Şti. tarafından kullanılan kredilerin geri ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine, müvekkil banka tarafından davalı borçlu ve dava dışı firma ile ... hakkında Denizli 2.İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takibe başlandığını, davalı borçlu tarafından söz konusu Denizli 2.İcra Dairesi’nin bu davaya konu ...

Esas sayılı takibinde kendisine gönderilen ödeme emrine konu takibe konu borca ve fer’ilerine itiraz edilmiş olup, takibin durduğunu, Müvekkil bankanın müşterisi dava dışı ... San.Ltd.Şti. ile imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca müvekkili Banka ... Şubesinden Taksitli Ticari Kredi kullandığını ve geri ödenmesinde temerrüde düştüğünü, davalı borçlu ...

Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalının itirazının tamamen afaki, takibi uzatmaya yönelik, hukuki dayanaktan yoksun beyan olduğunu, bu nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve davalının alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin, takip dayanağı taksitli ticari kredi sözleşmesinde yasal olarak müteselsil kefil sorumluluğu bulunmadığını, dosyaya sunulan 04.07.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde, asıl borçlu ...

San ve Tic Ltd şti şirket kaşesi üzerinde tek imza olduğunu, taraf olan şirketin, iki imza ile müştereken temsil edildiğini, şirketin borç altına girebilmesi için gerekli müşterek iki imza bulunmadığından kredi sözleşmesinin şirket yönünden geçerli olmadığını, müvekkilin de bu sözleşmeye rızası olmadığını, Genel kredi sözleşmesinde asıl borçlunun imzasının eksik olup bu hali ile sözleşme geçerli olmadığından,

müvekkil davalının müteselsil kefaletinin de geçerli olmadığını, ayrıca kredi limiti artırımlarında dahi şirketin tek imza ile temsil edilmiş olup müvekkilin buna da rızasının olmadığını, limit artırım belgelerinin yasaya uygun olmadığını, müvekkil davalıdan müteselsil kefil olarak imza alınmış ise de kefaletin süresinin belirlenmediğini, bu durumun müvekkilin durumunu ağırlaştırdığı gibi davacı bankanın müvekkilin maddi sorumluluğunu ağırlaştırmayacak olan önlemleri almamış olmasının da yerinde olmadığını,

taksitli ticari kredi sözleşmesinin müteselsil kefalet kapsamı dışında olan ayrı bir sözleşme olup müvekkil davalının sorumlu olmadığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine, kötüniyetli takip nedeni ile %20 icra tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı banka üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... Mahkememizce yapılan yargılama, dava dilekçesi, alınan bilirkişi raporu, incelenen icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.

Şti. şirketi arasında 04.07.2014 tarihli 1.100.000,00 TL tutarlı ve 29.05.2015 tarihli 300.000,00 TL tutarlı,12.03.2018 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeleri davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı,kefalet limitinin 3.000.000,00 TL olduğu ,dosya içinde bulunan Ticaret Sicil kaydına göre 29.05.2014 tarihinden dava dışı ...'in şirketi 06.01.2017 tarihine kadar münferiden temsil yetkisine sahip olduğu bu tarihten sonra davalı ile müşterek imza yetkilisi oldukları 2014 ve 2015 yılında imzalanan sözleşmelerde şirketin temsili ile ilgili eksiklik bulunmadığı,davacı tarafından sözleşmeye dayalı

kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Denizli 4. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti içerisinde kaldığı,

mahkememizce aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalıların icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur ..." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İtirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğunu, yargılama aşamasında sadece takipteki borç dayanağı olan taksitli ticari kredi sözleşmesinin incelemesinin yapılması gerekir iken, takipte borç nedeni olmayan, takip dosyasında da yer almayan 04.07.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin incelenmesinin ve buna göre karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davacı banka tarafından mahkeme dosyasına sunulan takip dayanağı olan taksitli ticari kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefalet imzasının bulunmadığını, yasa gereği kefaletin geçerli olması için sadece imzanın yeterli olmadığını,

kefil olanın kendi el yazısı ile kefil olunan miktar, tarih ve müteselsil kısımlarının yazılı olduğu kefalet sözleşmesinin varlığının zorunlu olduğunu, geri ödeme planında yer alan imzanın müvekkilin bu sözleşmede kefalet sorumluluğunun doğması için yeterli olmadığını, müvekkilinin takip hukukuna göre yaptığı itirazın haklı olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda bu borcuna karşılık ipotek veren olduğunu, ekte icra emri örneği sunulan Denizli 2.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında, müvekkili davalı adına kayıtlı parsel üzerinde 2.500.000 TL ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini,

müvekkilinin de borçlu olarak takipte gösterildiğini, müvekkili aleyhine 2.500.000 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılmasına rağmen, aynı borç için bu kez müvekkil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılmasının yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Kefalet sözleşmesi, TBK’nın 581 ilâ 603. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Daha yalın bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine alır (Özen, Burak: Kefalet Sözleşmesi, İstanbul 2008, s. 6.; atıf yapan; Karakılıçarslan, Seda: Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XIII, 2009, S. 1-2, s. 43).

Kefalet TBK'nın 581. maddesinde; “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TBK’nın 583. maddesi; “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz” hükmünü içermektedir.

Buna göre; TBK'nın 583/1. maddesi gereğince kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi kefalet sözleşmesinin geçerliliği için şartken, BK’nın 484. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin bu sözleşmede sorumlu olacağı miktarın gösterilmesine bağlıdır.

Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse; kefalet sözleşmesi için Kanun’da öngörülen bu şekil kuralı, bir ispat şekli olmayıp, geçerlilik şekli niteliği taşır. Bu nedenle, kefalet sözleşmesi Kanun’da öngörülen bu şekle uygun yapılmazsa, sözleşme TBK’nın 12/2. maddesi gereğince hükümsüz olacaktır (Ayan, Serkan: Kefalet Sözleşmesi, Ankara 2018, s.182).

Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünü hâkimin re’sen göz önünde tutması gerekir (Tandoğan, Haluk: Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C.2 İstisna (Eser) ve Vekâlet Sözleşmeleri, Vekâletsiz İş Görme, Kefalet ve Garanti Sözleşmesi, B.3, Ankara 1987 s. 741). Alacaklı kesin hükümsüz bir kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden ifa talebinde bulunamayacağı gibi, kefilin yapacağı ifanın hükümsüzlüğü düzeltici etkisi de olmaz.

Alacaklı ifa talebini dava yolu ile ileri sürerse, hâkim kefil tarafından ileri sürülmese bile şekle aykırılığı görevi gereği göz önünde tutar. Hatta kefil, kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığına dayanmak istemediğini açıkça söylese ve savunmasını esas borcun geçerli olmadığı olgusu üzerine kursa bile, hâkim kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığını yine de dikkate alabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/(19)11-457 Esas, 2022/1431 Karar).

Uyuşmazlık konusu dosyada, davalı taraf, istinaf dilekçesinde, taksitli ticari kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefalet imzasının bulunmadığını, yasa gereği kefaletin geçerli olması için sadece imzanın yeterli olmadığını, kefil olanın kendi el yazısı ile kefil olunan miktar, tarih ve müteselsil kısımlarının yazılı olduğu kefalet sözleşmesinin varlığının zorunlu olduğunu, geri ödeme planında yer alan imzanın müvekkilin bu sözleşmede kefalet sorumluluğunun doğması için yeterli olmadığını beyan etmiştir. Cevap dilekçesinde de, müvekkilinden müteselsil kefil sıfatı ile imza alınmış ise de kefaletin süresinin belirlenmediğini belirtmiştir. Davacının genel kredi sözleşmesindeki imzaya bir itirazının olmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak, ilk derece mahkemesince, " Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesi gereği bir incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. İlk derece mahkemesinin kararının bu yönden hatalı olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca, dava konusu icra takibinde, dayanak olarak; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. iş nolu 10.01.2020 tarihli ihtiyati haciz kararı ve Banka ile imzalanan sözleşme/sözleşmeler, ihtarname/ihtarnameler, hesap özeti/hesap özetleri gösterilmiştir. Bilirkişi rapor incelemesinde de bu hususlar belirtilmiştir. Genel kredi sözleşmesi gereği kredi kullandırıldığı açık olup, bu belirlemeler ışığında, davalının genel kredi sözleşmesinin incelenmesinin hatalı olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde, müvekkilinin aynı zamanda bu borcuna karşılık ipotek veren olduğunu, ekte icra emri örneği sunulan Denizli 2.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında, müvekkili davalı adına kayıtlı parsel üzerinde 2.500.000 TL ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, müvekkilinin de borçlu olarak takipte gösterildiğini, müvekkili aleyhine 2.500.000 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılmasına rağmen , aynı borç için bu kez müvekkil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı vekilinin dosyada mevcut, 26/04/2021 uyap tarihli, "replik dilekçesinin sunulmasıdır" konulu dilekçesinde ise, Denizli 2.İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyasına konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine, iş bu dava konusu alacaklarının konu edilmediği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili bankanın Döviz Kredisi, Çek Kredisi ve Taksitli Ticari Krediden kaynaklanan alacaklarının konu edildiği ve söz konusu alacaklarının 2.500.000,00-TL ipotek limitiyle sınırlı olmak üzere tahsilinin talep edildiği, yani söz konusu ipoteğin maksimal (üst sınır) ipoteği olduğu, icra takibinin ipotek limiti olan 2.500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere başlatıldığı, müvekkili Bankanın alacağının ipotek limitinin çok çok üzerinde olduğu,

davacının bu husustaki itirazlarının dayanaksız olduğu belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince ve hükme dayanak bilirkişi raporunda bu hususta, denetime elverişli bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, kefaletin geçerlilik şekli olan şartlarının mevcut olup olmadığı konusunda bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılması, Denizli 2.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin, iş bu dosya alacağı ile ilgisi olup olmadığı, dava konusu takibe etkisi bakımından denetime elverişli değerlendirme yapılması, taksitli ticari kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefalet imzasının bulunmadığı itirazının somut olaya etkisi olup olmadığının değerlendirilmesi, bu hususlarda ek rapor veya gerekirse yeniden rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/02/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,

5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/652, K. 2025/595, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/652
Karar No
2025/595
Tarih
20 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/652 K.2025/444
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/653 K.2025/338
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/653 K.2025/424
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/653 K.2025/337
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/654 K.2025/383
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/654 K.2025/305

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.