KÜNYE
T.c Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/665
- Karar No
- 2024/534
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/04/2022
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığını ancak iş akdinin feshedilmesinden sonra asıl işveren olarak kendilerinden işçilik alacaklarının dava yoluyla talep edildiğini ve verilen karar ile girişilen takip sonucu işçilik alacakları ve dava masraflarının ödendiğini, müvekkili ile davalılar arasındaki sözleşmelerde işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olduklarının belirlendiğini öne sürmüş ve ödenen bedellerin rücuan tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar verdikleri cevapta kendilerinin işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarını sorumluluğun davacıda olduğunu, bunun aksi yönde olduğu iddia edilen sözleşme hükmünün ise genel işlem şartı niteliğinde olduğunu öne sürmüş ve davanın reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tarafların dahil olduğu iş mahkemesi dosyasında verilen ve kesinleşen karara göre taraflar arasında bir asıl - alt işveren ilişkisi olduğu sabittir. Davalının kesinleşen bu karar üzerine yaptığı savunmaya itibar etme olanağı yoktur. Bir borcun birden fazla borçlusundan borcun kendi payından fazlasını ödeyen taraf diğerlerine rücu edebilir. Bu konuda bir düzenleme yoksa rücu eşit oranda yapılacaktır.
Ancak, işçilik alacaklarına ilişkin davalarda sorumluluk ancak işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olduğundan farklı bir rücu hükmü getirilmiştir. Bu sebeple davalılar ancak dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme denk gelen tazminat miktarından sorumlu olacaktır. Bu husus ile ilgili rapor alınmış hüküm kurmaya elverişli görülen rapora göre davalıların sorumluluk miktarı belirlenmiştir. Bu kapsamda davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahip olduğu araçları dava dışı ... kiraladığını, bu nedenle dava dışı Sağlık Bakanlığı ile davalı müvekkili arasında ihale eden - ihale alan ilişkisinin söz konusu olduğunu, davalı müvekkili ile dava dışı .... arasında ihale eden ihale alan ilişkisi olduğundan dolayı alt işverenlik ilişkisinin olduğunun kabul edilemeyeceğini, dava dışı işçi tarafından Denizli 3. İş Mahkemesinde ....Esas sayılı dosyası ile kıdem tazminatı talepli işçilik alacağı davasının açıldığını, bu davada husumet olarak davacı taraf ve .... gösterildiğini, davalı müvekkilinin ihbar olunan konumunda olduğunu,
müvekkili ile dava dışı ....arasında bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığından, dava dışı işçinin kıdem tazminatı talebinden davalı müvekkilinin sorumluluğu söz konusu olmayacağını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına,
kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/665, K. 2024/534, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama