KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/829
- Karar No
- 2025/1002
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/05/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 06/10/2025
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan Gerçek Kişi Tacir Kredi Sözleşmesi'ne istinaden kredi kartı ve bireysel kredi kartı kullandırıldığını, ancak davalı taraf kredi kartlarından doğan borç bedellerini, davalıya bankaya ödemediğini, kredi kartı hesapları kat edilerek, sözleşme feshedildiğini, hesabın kat edildiğine dair ihtarnamenin, davalı tarafa gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için davalı aleyhine Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı, davacı bankadan kredi ve kredi kartı kullandığını, ancak muhtelif tarih ve zamanlarda davacı bankaya ödemeleri yaptığını, elinde belgelerin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...'ın ... tarihli bilirkişi raporunda özetle.
15.123,49 TL asıl alacak, 69,38 TL işlemiş faiz, 3,47 TL işlemiş faizin BSMV'si 340,09 TL işlemekte olan faiz 17,00 TL işlemekte olan faiz BSMV'si, 15.553,43 TL harca esas toplam alacak rakamı hesaplandığını, takip miktarının daha aşağıda olduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davalının kredi kartlarına 27/12/2020 ve 24/02/202 tarihlerinde yaptığı ödemelerden sonra toplam 7.380,75 TL borç kaldığı, 02/08/2021 ihtarname tarihine kadar hiç ödeme yapmadığı ve bu dönem içerisinde dönem faizi, gecikme faizi ve taksitli nakit avans taksitleri oluştuğundan borçtan sorumlu olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ olunmuş, davalı taraf ise bilirkişi raporuna itiraz etmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesine göre taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.
İki haftalık süre madde gerekçesinde de belirtildiği üzere hak düşürücü süredir. Taraf, iki hafta içinde bilirkişi raporuna tamamen veya kısmen itiraz etmezse rapor, itiraz etmediği kısımlar bakımından onun hakkında kesinleşir.
Davalının bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olması, bilirkişi raporunun davalı yönünden kesinleşmesi nedeni ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırma sonucu alındığını, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına,
kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/829, K. 2025/1002, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama