KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/870
- Karar No
- 2025/1047
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21/06/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 13/10/2025
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirkete kredi limiti tanımlandığını ve çek karnesi teslim edildiğini, davalı tarafın çekleri kullanmaya başladığını, fakat çeklerin ibraz tarihinde hesap bakiyesinin yetersiz olması sebebiyle ibraz edilen çeklerde müvekkili banka tarafından ödenmesi gereken 113.600,00 TL gayrinakdi çek bedelinin davalılar tarafından bankaya ödenmediğini,
yine müvekkili banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında tanımlanan kredi limitlerine istinaden müvekkili bankadan kullanmış oldukları 146.561,64 TL kurumsal finansmandan kaynaklanan asıl alacak borcu ile 5.075,09 TL masraf borcunun bulunduğunu, bu tutarlara takip tarihinde toplam 2.374,23 TL gecikme tazminatı/kar mahrumiyeti işlediğini ve alınan ihtiyati haciz kararı nedeniyle 100.00 TL ihtiyati haciz masrafı ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 268.317,16 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borçlarına diğer davalı ...'in ve diğer davalı ...'in müteselsil kefil olduğunu,
ödenmeyen borçların tahsili için Üsküdar 32. Noterliği'nin 26/11/2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname çekildiğini, usulüne uygun tebliğ olan ihtarnameye rağmen borçlular tarafından herhangi bir itiraz olmadığı gibi borçluların temerrüde düşürülmesine rağmen yine de ödeme yapılmadığını, bu sebeple Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı (kapatılan 11. İcra Dairesi'nin ...
Esas) dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı (kapatılan 11. İcra Dairesi'nin ...
Esas) dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptaline, takibin temerrüt tarihinden itibaren yıllık 19,98 TL gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti üzerinden devamına, davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili, müvekkilleri hakkında yapılan icra takibinin ve işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın icra takibi ile talep ettiği miktarların hatalı olduğunu, ayrıca ortada geçerli bir kefalet olsa dahi bu kefaletin çek yaprağı riski olarak istenen alacak kalemini kapsamadığını, kefillerin bu kalem altında talep edilen alacak miktarlarından sorumluluklarının söz konusu olmadığını, masraf ve gecikme tazminatı olarak istenen kalemlerin hatalı olduğunu belirterek, davacının davasının reddine, davalılar lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine binaen davalıya iki ayrı taşıt kredisi, bir ithalat kredisi kullandırıldığı, ayrıca ticari mevduat hesabına bağlı çek karnesi verildiği, bu sözleşmenin diğer davalı kefiller tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, kefaletin geçerli olduğu, davalıların borcu ödemekte temerrüde düşmesi üzerine davacı bankanın alacağı kat ederek noter yoluyla davalılara sözleşmede yazılı adreslerine ihtarname gönderdiği,
şirkete ve davalı ...'a çıkartılan ihtarnamelerin 29/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'e çıkartılan tebligatın aynı tarihte bila tebliğ iade edildiği, sözleşmenin 37. maddesi doğrultusunda yapılan tebligatların geçerli olup, ihtarnamede verilen 24 saatlik ihtar süresi ve hafta tatili sonrasında davalıların 03/12/2018 tarihinde temerrüde düştükleri, ödeme yapılmaması üzerine davacı banka tarafından eldeki davaya konu takibin başlatıldığı, takip konusu alacakların iki adet taşıt kredisi ve ithalat kredisinden kaynaklı ticari kredi alacağı ve henüz nakde dönüşmeyen çek sorumluluk bedellerinden kaynaklandığı,
sözleşmenin 6.2.2 maddesine göre gecikme kar payı oranlarının para cinsi ne olursa olsun, ödenmeyen kredi için uygulanan akdi kar payı oranının %50 fazlası olduğu, bankanın fiilen uyguladığı %15,60 ve %18 akdi faiz oranlarına karşılık %18,98 oranında temerrüt faizi talebinde bulunulduğu, bu talebi ile bağlı olduğu, yukarıda açıklandığı üzere davacının nakde dönüşmeyen çek sorumluluk bedellerinin ise ancak depo edilmesini talep edebileceği, takip tarihi itibari ile depo edilmesi istenebilecek olan çek sorumluluk tutarının 113.600,00 TL olduğu,
nakde dönüşmeyen çek bedellerinin kefillerden tahsil edilebileceği yönünde sözleşmede açık düzenleme bulunmadığından, davacı bankanın bu talebini kefillere yöneltemeyeceği, dolayısıyla depo alacağından sadece davalı asıl borçlunun sorumlu olduğu, yine takipte masraf kalemi olarak istenen 5.075,09 TL'lik alacağın sadece 382,66 TL'lik kat ihtarnamesi noter masrafının ispatlanabildiği, bakiye 4.692,43 TL yönünden davacının alacağını ispatlayamadığı, ihtiyati haciz masraf ve vekalet ücreti kalemleri olarak takipte istenen tutarların buna ilişkin sunulan mahkeme kararları ile ispatlandığı,
dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının ticari kredi asıl alacağı işlemiş faizi, ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı ile gayri nakdi depo alacağı yönünden birbirlerini teyit ettiği, 5.075,09 TL'lik masraf kalemine yönelik alınan son bilirkişi raporunun somut olaya uygun ve denetime elverişli olduğu, bu sebeple dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, bilirkişi raporu doğrultusunda takipte istenen tutarlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptaline, takibin, nakdi alacak yönünden.
141.942,07 TL nakdi asıl alacak, 2.374,23 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 100,20 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 382,66 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 145.405,16 TL nakdi alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18,98 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, gayri nakit alacak depo talebi yönünden; davalı kefiller ... ve ...'e açılan davanın reddine, diğer davalı asıl borçlu ...
Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi yönünden ise 113.600,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi suretiyle takibin devamına, nakdi alacak yönünden borçlu itirazında haksız olduğundan ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yapılan asıl alacak hesaplamasının hatalı olduğunu, eksik ve hatalı rapora dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, depo talebinin davalı şahıslar yönünden reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar ... ve ...'in kefil olarak müvekkili banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde imzalarının bulunduğunu, imzalamış oldukları sözleşme hükümleri gereğince gayrinakdi çek depo bedelinden sorumluluklarının bulunduğunu,
müvekkili tarafından borçlu şirketin rehinli araçları için yapılan poliçe tutarı olan 4.692,43 TL'nin banka tarafından geçici hesaptan ödenmek sureti ile müşteriye borç kaydedildiğini, bu nedenle 4.692,43 TL masrafa ilişkin alacaklarının ispat edilemediği yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, 5.075,09 TL masraf alacaklarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
davacının talep ettiği asıl alacak ile mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda hükmettiği asıl alacak arasındaki farkın takipten önce ödenen ve davacının ispat edemediği alacak kalemlerinden kaynaklandığının anlaşılmasına, çek bedellerinin kefillerden tahsil edilebileceği yönünde sözleşmede açık düzenleme bulunmadığından mahkemece kefillere yöneltilen depo bedeli isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/870, K. 2025/1047, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama