KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/899
- Karar No
- 2025/1176
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/06/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 03/11/2025
Karar Metni
1.244 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 23/05/2019 tarihinde müşteri taşıt tanıma sözleşmesi imzaladığını, sözleşme hükümleri gereği müvekkilinin taahhüt ettiği akaryakıtı satın alacağını, satın aldığı akaryakıtlar için 15 günde bir fatura düzenleyeceğini ve bedelini davalıya ödeyeceğini, davalı tarafından müvekkilinin satın aldığı yakıt bedellerinden %6 oranında iskonto yapılarak fatura kesileceğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının iskonto yapma edimini müvekkiline haber vermeden ve açıklama yapmada tek taraflı olarak kestiğini ve bir daha hiç iskonto yapmadığını,
müvekkili şirketçe davalı şirkete ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği halde müvekkili adına fatura kesildiğini ve rızası olmadan banka hesabından paraların tahsil edildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen iskonto iade bedeli açıklamalı 24.060,83.-TL ve sözleşme fesih bedeli açıklamalı 26.173,10.-TL bedelli faturaların iptaline, müvekkilinin faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin rızası dışında bankadan tahsil edilen 50.233,93.-TL bedelin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde belirtildiğinin aksine sözleşmede kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini bu nedenle müvekkilinin iskonto uygulamasını geri çektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ana unsurunun davacının belirli miktarda akaryakıt tüketimi yapması olduğunu, davacının sözleşme maddesinde belirtildiği şekilde aylık yakıt alımı yapmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın iskonto iade bedeli için düzenlendiğini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... her ne kadar davacı, davalının iskonto uygulamasını kesmesinin, iskonto iade bedeli açıklamalı 24.060,83.-TL ve sözleşme fesih bedeli açıklamalı 26.173,10.-TL bedelli fatura düzenlemesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddiası ile bu faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesi için iş bu davayı ikame etmiş ise de taraflar arasında varlığı ihtilafsız sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gelen tüketim kayıtlarına göre davacının aylık bazda 10mꝪ alım taahhüdünü yerine getirmediği,
bu durumda davalının iskonto uygulamasını kesmesinin ve geriye dönük yapılan iskontoları talep etmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği, davacının sözleşmeyi feshinde haklı nedenini ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddi"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, 1 Haziran 2020 tarihinden itibaren davalının iskonto yapmadığını, telefonlara cevap alamadıklarını, yaptıkları araştırmada davalının başka şirketlere iskonto uyguladığını öğrendiklerini, müvekkiline hiçbir bilgi ve açıklama yapılmadan iskonto uygulamasının pat diye durdurulmasının ve üst üste iskonto uygulamadan beş adet fatura kesilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenle sözleşmeyi fesh etmek zorunda kaldıklarını, davalının sözleşmenin feshini kabul ettiğini,
yürürlükte olmayan sözleşmeye dayanılarak fatura kesilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi haklı neden ile fesh ettiğini, müvekkilinin ihtiyacından fazla yakıt alma olanağı bulunmadığını, davalının bunu benimseyerek iskonto uyguladığını, yılın yarısının bu şekilde geçtiğini, sözleşmedeki en az on metreküp alım koşulunun aslında taraflar arasında uygulanmadığını, geçersiz hale geldiğini, müvekkilinin pandemi şartlarına rağmen yakıt almaya devam ettiğini, davalının uygulamadığı hükme canı istediği zaman dayanmasının TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini,
müvekkilinin sözleşme sonuna kadar akaryakıt almaya devam ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.05.2019 tarihli olduğu, sözleşmenin 5.2.10 maddesine göre davacının davalı taraftan aylık 10m3 alım yapması karşılığında davalının davacıya iskonto uygulamayı kararlaştırdığı, 23.05.2019 tarihinden Mayıs 2020 tarihine kadar aylık 10 M3 alım şartının gerçekleşmemiş olmasına rağmen, davalının davacı tarafa iskonto uyguladığı, sonrasında ise iskonto uygulamadığı, davacının ise sözleşmeden tek faydasının iskonto olmasına, pandemi süreci bulunmasına rağmen alım yapmaya devam etse de aylık 10m3 şartını sağlayamayacağından sözleşmeyi feshetmiş olduğu,
davalının ise sözleşmenin haksız feshi nedeni ile cezai şartı ve sözleşmenin haksız feshi halinde uygulanan iskontoların sözleşmede geri istenebileceğinin kararlaştırılması nedeni ile davacıya uyguladığı iskontoları tahsil etmek amacıyla fatura kestiği, davacının söz konusu cezai şarta ve iskontolara yönelik faturalardan kaynaklı eldeki menfi tespit ve istirdat davasını açtığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin her aşamasında hukukun genel ilkelerinden olan Medeni Kanunun 2. maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet kurallarına uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını hukuk düzeni himaye edemez.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2.10 maddesinde iskonto oranlarının değişmesinin müşteriye hiç bir şekilde sözleşmeyi fesih hakkı vermediği düzenlenmiş ise de, somut olayda davacının sözleşmeyi yapmasındaki temel amacın iskonto olması, aylık 10m3 alım yapılmamasına rağmen davalının iskonto uygulamaya devam etmesi ve bu konuda davacıda güven oluşturması, sözleşmenin alım zorunluluğuna ilişkin maddesinin taraflar arasında uygulanmamış olması, pandemi süreci nedeni ile davacının söz konusu 10m3 alımı gerçekleştirmemiş olması,
davalının ise iskonto yapmaması neticesinde hukuki işlem temelinin çökmüş olması karşısında davacının sözlemeyi feshinin haksız olduğu kabul edilemeyecektir.
İlk derece mahkemesince ise sözleşmenin haksız feshedildiği kabulü ile cezai şarta yönelik davanın kabul edilmesi gerekirken reddi hatalı olmuştur.
Yine davalının davacı tarafa uyguladığı iskontolar taraflar arasındaki sözleşmeye göre ancak davalının haklı feshinde ya da davacının haksız feshinde davacıdan geri istenebilir. Somut olayda ise davacının feshi haksız fesih kabul edilemeyeceğinden iskontolara yönelik talebin de kabul edilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/899, K. 2025/1176, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama