KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/926
- Karar No
- 2025/1215
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/07/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından Antalya Genel İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosya numarasına kayıtlı Müvekkilim hakkında açılan icra takibinde borcun sebebi olarak 25/02/2013 tanzim, 10/05/2013 vade tarihli kambiyo senedine dayanılarak icra takibi başlatıldığını, yapılan takipte müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kendisine ait olan ticari işletmenin yetkilisi olarak güvendiği bir personel görevlendirdiğini, kendi şahsi borçlanmaları için müvekkilinin adına kambiyo senetlerine imza atarak müvekkilinin tarafına borç yükletilmeye çalıştığını, takibe konu kambiyo senedi üzerindeki imzalar müvekkile ait olmadığını,
bu nedenlerle öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin durdurulmasına, bilirkişi marifetiyle kambiyo senetlerinde bulunan imzaların karşılaştırılmasını, davalarının kabulüne ve Antalya Genel İcra Dairesi ...
E. sayılı icra takibinin tarafımız yönünden iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalı ...'in, dava dışı ... isimli şahıs aracılığıyla müvekkilden mal aldığını, müvekkilinin satılan mallara ilişkin faturaları davalı ... adına düzenlediğini, satın aldıkları mallar nedeniyle, müvekkile olan borçlarına mahsuben dava dışı ...'ın, işbu davaya konu 28/02/2013 düzenleme tarihli, 10/05/2013 ödeme tarihli ve 9.500TL bedelli bonoyu müvekkiline getirerek teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu bonoyu protesto ettirmiş olmasına rağmen, halen bononun ödenmemesi üzerine, müvekkili tarafından söz konusu bonoya ilişkin olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. (Eski dosya no:... E.) sayılı dosyası ile borçlular ... Yapı Denetim Ltd. Şti. ve ... hakkında icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibine ... Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından bono üzerindeki ... Yapı Denetim Ltd. Şti. yazılı kaşe üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle itiraz edildiğini, alınan bilirkişi raporunda söz konusu bono üzerindeki ... Yapı Denetim Ltd.
Şti. yazılı kaşe üzerindeki imzanın şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı tespit edildiğini ve yapılan yargılama sonucunda da Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E.-...
K. Sayılı kararı ile imzaya itirazın kabulüne karar verilmiş olup işbu kararın kesinleştiğini, bunun üzerine, taraflarınca nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, dava dışı ... ve davacı ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla dava açıldığını, söz konusu davanın yapılan yargılaması sırasında, davacı ...'in vermiş olduğu ifadesinde; ...
Yapı Denetim Ltd. Şti.nde bir dönem sigortalı olarak çalışmış olduğunu, şirket adına çek ve senet düzenleme vs. yetkileri içeren vekaletnamesi olduğunu, daha sonrasında ise vekaletten azledilmiş olduğunu beyan ettiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, bono üzerindeki ... yapı denetim ltd. şti. yazılı kaşe üzerindeki imzanın sanık ...'e ait olduğu tespit edildiğini, yapılan yargılama sonucunda ise Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.-...
K. Sayılı dosyası ile davaya konu bononun borcun doğumundan sonra verilmiş olduğu gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanıkların beraatine, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanık ...'in beraatine ve sanık ...'ın ise cezalandırılmasına karar verildiğini işbu kararın istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, TTK’nun 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nun 678. maddesi;
'Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur.' hükmüne istinaden, hüküm gereğince, yetkilisi olmadığı halde, söz konusu bono üzerine ... Yapı Denetim Ltd. Şti. yazılı kaşeyi vuran ve üzerini imzalayan davacı ...'in söz konusu bonodan bizzat sorumlu olduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla da, söz konusu bononun ön yüzünde yer alan ... Yapı Denetim Ltd.
Şti. yazılı kaşe üzerindeki imzanın da davacı ...'e ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yapılmasını kaldı ki; müvekkilinin satmış olduğu mallar nedeniyle, davacı ...'den alacaklı olduğu hususu, sevk irsaliyeli faturalar, taraflara ilişkin ticari defter ve kayıtlarla ve dinlenecek tanıkların ifadeleri ile de sabit olacağını, kaldı ki, davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu bonoyu müvekkile dava dışı ...'ın getirerek vermiş olup, müvekkilin söz konusu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilme ihtimali de olmadığını, dolayısıyla da,
iyi niyetli hamil konumunda bulunan müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle, salt icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak ikame edilmiş olan işbu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...her ne kadar “... Parça ve Servis Hiz. ...“ içerikli kaşe izi üzerinde atılı bulunan ciranta imzasının, ... elinden çıkmadığı anlaşılsa da keşideci “... Yapı Denetim Ltd.
Şti.” adına atılı bulunan borçlu imzalarının davacı ... elinden çıktığı sabit görüldüğünden ve TTK'nun 778/2.maddesinin (e) bendinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK 678.maddesi gereği temsile yetkisi olmadığı halde keşideci şirket adına imza atan davacının takip ve dava konusu bono nedeniyle sorumluluğu sabit olduğundan açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından İİK 72. Maddeye dayanarak tedbir talebi olmadığından ve mahkememizce bu yönde bir tedbir kararı verilmediğinden İİK 72/4 . maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından Antalya Genel İcra Dairesi ...
E. sayılı dosya numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğunu ve söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinde borcun sebebi olarak 25/02/2013 tanzim, 10/05/2013 vade tarihli kambiyo senedine dayanılarak icra takibi başlatıldığını, ancak kambiyo senedi üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin basiretsiz bir tacir olduğunu, bir dönem kendisine ait olan ticari işletmenin yetkilisi olarak güvendiği bir personel görevlendirdiğini,
bu yetkilinin kendi şahsi borçlanmaları için müvekkili adına kambiyo senetlerine imza atarak müvekkili yana borç yükletilmeye çalışıldığını, müvekkilinin farklı kambiyo senetleri ve farklı alacaklılarının olduğu birden fazla icra dosyası olduğunu, dosyanın taraflarından biri ile resmi belgede sahtecilik suçundan Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyadan beraat ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, takip konusu bonodan dolayı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar veirlmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
takibe konu bonoda her ne kadar davacı adına atılı ciranta imzasının davacıya ait olmadığı anlaşılsa da , keşideci şirket adına atılı imzanın davacının elinden çıktığının anlaşılmasına, bu nedenle TTK'nın 778/2-e maddesi atfı ile bonolar hakkında da uygulama alanı bulan TTK'nın 678. maddesi gereği temsile yetkisi olmadığı halde keşideci şirket adına imza atan davacının şahsen takip ve dava konusu bono nedeniyle sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
davacının istinaf dilekçesinde kambiyo senedindeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesine rağmen hükme esas alınan ve bilimsel verilere uygun denetime elverişli görülen Adli Tıp Kurumu raporuna göre keşideci hanesinde şirket adına atılı imzaların davacının eli ürünü olduğunun sabit olmasına, davacının gerek rapora beyan dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde bu konuya karşı herhangi bir savunma getirememiş olmasına,
aynı şekilde mahkeme gerekçesinin açık olmasına rağmen istinaf dilekçesinde mahkemenin kabul ettiği sorumluluk gerekçesine karşı istinaf dilekçesinde sadece imzaların kendisine ait olmadığı şeklinde istinaf sebebi ileri sürmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/926, K. 2025/1215, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama