KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/938
- Karar No
- 2026/18
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/07/2022
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 12/01/2026
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...’ün ise sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine kredilerin kat edilerek davalılara Alanya 3. Noterliğinin 14.05.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme olmaması üzerine Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların borca, faiz oranına ve ferilere itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında düzenlenen 20/02/2018 tarihli 160.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesinin diğer davalı tarafından 200.000,00TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, UYAP üzerinden alınan nüfus kaydından anlaşılacağı üzere kefilin bizzat asıl borçlunun eşi olduğu, dolayısıyla sözleşmenin ve kefaletin TBK'nın 582, 583 ve 584. maddelere uygun olarak düzenlendiği, ödemelerde temerrüde düşülmesi üzerine davacı bankanın alacağı kat ederek noter yoluyla davalılara ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin 16/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği,
ihtarnamede verilen bir günlük süre ve devamındaki hafta tatilinin geçmesi sonrasında ilk iş günü olan 20/05/2019 tarihi itibariyle davalıların temerrüde düştükleri, takip konusu alacakların ticari kredi, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı kullanımından kaynaklandığı,
ticari kredi alacağı yönünden sözleşmenin 10. maddesine bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50'sinin ilave edilmesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi istenebileceği, bankanın fiilen işletilen akdi faiz yerine, davalı müşteriye fiilen uygulanmayan akdi faiz oranının baz alarak bu oranın %50 fazlası olan %40 oranında temerrüt faizi işlettiği ve takipten sonrası için de bu oranın uygulanmasını talep ettiği, yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda bankanın TCMB'ye bildirdiği ve fakat müşterisine uygulamadığı akdi faiz oranlarını temerrüt faizi oranının tespitinde dikkate alamayacağı,
sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranının da belirlenmediği, dolayısıyla bankanın fiilen uyguladığı akdi faizin dikkate alınarak temerrüt faiz oranının belirlenmesi gerektiği, buna göre bilirkişi raporunda belirtildiği üzere krediye fiilen uygulanan en yüksek akdi faizin %20,40 olduğu, buna göre sözleşmenin 10. maddesi dikkate alındığında istenebilecek temerrüt faiz oranının %30,60 olduğu, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı alacağı yönünden T.C.
Merkez Bankasının 25.05.2013 tarih 35 sayılı genel duyurusu ile 27.05.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kredili mevduat hesaplarında ve 12.07.2013 tarihli 6495 Sayılı yasada yapılan düzenleme ile kurumsal nitelikteki ticari kartları kredilerinde istisnaya gidilerek bankaların serbestliklerinin sınırlandığı, 2016/1 sayılı tebliğin buna göre değiştirilerek kredi mevduat hesapları ile kurumsal kredi kartları faizleri için 5464 Sayılı yasanın 26 maddesi uyarınca TCMB tarafından kredi kartları için azami akdi ve temerrüt faiz oranlarının belirlendiği,
bu hususta T.C Merkez Bankası'nın somut olay açısından 01/04/2019-30/06/2019 tarihleri arasında belirlediği akdi faiz oranının %25,80, temerrüt faiz oranının yıllık %31,80 olduğu, 01/07/2019-30/09/2019 tarihleri arasında belirlediği akdi faiz oranının %24, temerrüt faiz oranının ise yıllık %28,80 olduğu bankanın da takip talebinde bu oranlar üzerinden faiz uyguladığı,
bilirkişi kök raporunun bu tespitler ışığında yaptığı hesaplamaların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak bilirkişi kök raporu doğrultusunda takipte istenen tutarlar da dikkate alınarak (ticari kredi alacağından gider vergisi yönünden takipte istenen tutarlar daha düşük olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince) davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, borçlu itirazında haksız olduğundan ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt faizinin neden indirildiğine ilişkin gerekçe bulunmadığını, bilirkişinin Hukuk Genel Kurulu kararındaki karşı oyu baz alarak rapor düzenlediğini, ticari kredilerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, azami faiz oranının uygulanmadığına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, bu hususta uygulanan faiz oranlarına ilişkin kartonun sunulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınarak sözleşme uyarınca akdi faizin % 50 fazlası üzerinden temerrüt faizinin belirleneceğini, bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranı % 20,40 olduğundan temerrüt faiz oranının % 30,60 olması gerektiğini, kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı işlemlerinde TC Merkez Bankasının kredi kartları için belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranlarının dikkate alınması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, faiz oranına itirazın icra dosyasına sunulmuş olmasına, temerrüt faizine ilişkin sözleşmede oran bulunmamasına,
buna göre davalı sözleşme akidine uygulanan en yüksek akdi faiz oranının % 50 fazlası üzerinden temerrüt faiz oranının belirlenmiş olmasına, kredili mevduat hesabı alacağına ve kredi kartı alacağına TCMB'nın tebliği gereği değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/938, K. 2026/18, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama